İstanbul’un sembollerinden biri haline gelen Galata Kulesi ve hikayesi

Galata Kulesi, Karaköy’den İstiklal caddesine uzanan her sokaktan bir görünüp bir kaybolan, ihtişamı ile insanın ilgisini çeken yapı… Yaptığınız bir vapur yolculuğu sırasında onca çirkin beton yığının, şehrin karmaşasının içinde ben buradayım diye göz kırpar sanki. Asırlardan beri kulaktan kulağa ulaşan “Galata Kulesi’ne ilk kiminle çıkarsan onunla evlenirsin” efsanesi bizi Galata Kulesi’nin tarihine şöyle bir bakmaya teşvik etti diyebiliriz. İşte Galata Kulesi’nin hikayesi…

1500 yıl önce gemiciler için fener kulesi olarak Bizans imparatoru Anastasius tarafından yaptırılmış. Sonra başka biri eline geçirmiş esirler için zindan yapmış. Esirler bırakmış kendini gövdesinden o içine atmış. Başka biri yangın kulesi yapmış. Yangın habercisiyken iki kez cayır cayır yanmış yine yıkılmamış. Biri gelmiş rasathane yapmış. Deprem habercisiyken iki deprem görmüş yara almış, yıkılmamış... Bir fırtına çıkmış kubbesi uçmuş. Beş savaş görmüş 15 yara almış, yıkılmamış... Ne atlattığı deprem, ne bu hüzünlü ev sahipliği ne de yaşadığı yangınlar onun hayatını Hezarfen Ahmet Çelebi kadar etkilememiştir. Galata Kulesi'yle tüm umutlarını, çalışmalarını, sıkıntılarını ve başarısını paylaşan Ahmet Çelebi, IV. Murat döneminde hazırladığı kanatlarla, birçok insan için ancak hayâl olabilecek olağanüstü bir olayı gerçekleştirmiştir. Bir rivayete göre Galata Kulesi ile Kız Kulesi birbirlerine aşıktırlar. Ama aradaki amansız boğaz nedeniyle kavuşmaları da imkansızdır. Günden güne özlemleri daha artmaktadır. Derken günlerden bir gün, Hezarfen Ahmet Çelebi tırmanır kuleye, Avrupa'dan Anadolu yakasına uçmak üzere. Galata Kulesi'nin ısrarlarına dayanmayarak, kulenin yüzyıllardır biriktirdiği mektupları da yanına alarak kanatlanır ve onları Salacak sahiline yaklaşırken Kız Kulesi'ne bırakır. Rüzgarla savrulan mektuplar dalgaların da yardımıyla Kız Kulesi'ne ulaşır. Aşkının karşılıksız olmadığını anlayan Kız Kulesi, mektuplardan sonra daha güzelleşir. Bu sayede Galata Kulesi de sevgisinin tek taraflı olmadığını anlar. İkilinin birbirlerine karşı hissettikleri bu duygular, onların karşılıklı olarak yüzyıllara meydan okumalarını sağlar…




Ancak hepsi bu kadar değil… Galata Kulesi defalarca farklı intiharlara da seyirci kalmıştır. Bunlardan biri de Ümit Yaşar Oğuzcan'ın oğlu Vedat'ın 23 yaşında kendisini kuleden aşağı bırakmıştır… Bunun üzerin Oğuzcan, oğlu için bir şiir kaleme almıştır.
Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >