Zeynep Temizer Atalar

GZT YAZARI

Çalışan Anne Suçlu Anne

Bir “çalışan anne” olarak en sık aldığım sorulardan bir tanesi de annenin çalışmasıyla, çalışmamasıyla ya da çalışmaya başlaması için en ideal dönemin ne zaman olduğuyla ilgilidir herhalde. Öyle sanıyorum ki bu sorunun en uygun cevabı, anne ve çocuğu

Ayşe Nur Ayyıldız

GZT YAZARI

Nuruosmaniye Camii

'İnsan içinde kaybettiğini dışında bulamıyor' derdi bir yakınım. Bir saniyenizi ayırıp bu cümleyi biraz düşünün, hayatınızdaki yansımasına bir bakın zira boyundan oldukça büyük anlamlar taşıyor. Senelerce doğruluğundan oldukça emin olduğum bir söz ol

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Garnizon Cumhuriyeti ve Milli İrade gaspı

20 yüzyılla birlikte gelişmiş ülkelerde krallıklar ve imparatorluklar tasfiye edilmiş, yerlerine ulus devlet modelli cumhuriyetler kurulmuş; bu sistemlerin merkezî ruhunu teşkil eden milliyetçi/ ulusalcı anlayış ideolojik bandajla, asker ve sınıfsal

Ayşe Nur Ayyıldız

GZT YAZARI

Manchester By The Sea

Vizyona giren filmleri, daha beyaz perdede arz-ı endam etmeden takip edip elemek ve ona göre muhakkak sinemada izlemem gerek ve evde izlesem de olur şeklinde kategorize etmek gibi tuhaf bir alışkanlığım vardır. Sinemada izlemeye karar verdiklerimi de

İsmail Canbulat

GZT YAZARI

Bir mühendis şantiyede neler öğrenir?

Üniversitede okurken başlayan şantiyecilik maceram (bir süre, efsane bir dizinin senaryo grubunda çalışmış olsak da) tam 30 yıla dayanmış. Bunca yılın sonunda şantiyelerde öğrendiklerim, bana özel hayatımda da meslek yaşantımda da çok yardımcı oldula

Şeyma Özin

GZT YAZARI

Bittiği yerden başlamak sahiden kolay mı?

Yaşamak ile ilgili deneyimlerim, hayatın bir şeyleri döve döve öğretmesi ile keyifli bir hal almaya başladı. Çünkü ben elindeki şeyin kıymetini, hatta elinde bir şey olduğunu ancak onu kaybettiğinde farkedenler kavmindenim.Bugün artık hepimizin putu

Prof. Dr. Norman Stone

DERIN TARIH YAZARI

Ermeni soykırımını reddettiğim için cezam ne olur?

Mart 1894'te Horen Aşıkyan Efendi adlı bir Ermeni Patriği Kumkapı Kilisesindeki vaazında cemaatine bir uyarıda bulundu. Devrimci Ermeni milliyetçileri iş başında ve oldukça tehlikeliler, diyordu. Ermeniler 1000 yıldır Türklerle bir arada yaşıyordu; B

Prof. Dr. M.Şükrü Hanioğlu

DERIN TARIH YAZARI

Osmanlıda soyut bir ideal olarak Hakimiyet-i Milliye

“Hakimiyet-i Milliye” 1908 öncesinde de tartışılan bir kavramdı; onu “Cumhuriyet”le özdeşleştirmek hatalı bir yaklaşım olur. İstiklal Savaşı'nda “hakimiyet-i milliye” kavramına bir ideal olarak fazlasıyla atıfta bulunulmuştur. Hey'et-i Temsiliye ile

Prof. Dr. Semavi Eyice

DERIN TARIH YAZARI

İstanbul’un imar bahanesine kurban edilen camileri

Geçen sayıda kaleme aldığım harap camiler bahsine devam ediyorum. Burada anlattığım camiler yıkılanların bir kısmını teşkil ediyor; dolayısıyla listeyi uzatmak mümkündür. İlk olarak Şehzadebaşı'ndan Edirnekapı'ya uzanan ana caddenin

Prof. Dr. Semavi Eyice

DERIN TARIH YAZARI

Osmanlı mirası camilere nasıl kıydık?

İstanbul'un surlarla çevrili, “suriçi” dediğimiz üçgen biçimindeki merkezi Osmanlı tarihi boyunca irili ufaklı pek çok cami ve mescide evsahipliği yapmıştı. Ayrıca şehrin bilhassa yüksek kısımlarını taçlandıran selatin külliyeleri inşa edilmişti.

Ayşe Nur Ayyıldız

GZT YAZARI

İki Arada Bir Yerde

'Ben Avrupa'ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı'nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına.'Aliya İzzetbegoviçİnsana

Zeynep Temizer Atalar

GZT YAZARI

Korkmasından Korkunca

Yapılan bazı araştırmalara göre doğuştan sahip olduğumuz duygular var ve bunlardan bir tanesi de “korku”. Yani zaman zaman korkmak oldukça doğal hatta belli bir oranda yaşamamız, güvende kalmamız için de sağlıklı. Karşımızda havlayıp koşarak üzerimiz

İsmail Canbulat

GZT YAZARI

Naylon Duyarlılıklar İşportacısı

“Mükemmel olmayı bırak. Her şey olduğu gibi gelişsin!”“Eğer ne istediğini bilmezsen, bir bakmışsın istemediğin bir sürü şeyin olmuş.”“Sahip oldukların zamanla sana sahip oluyor, ne yaparsan yap!”“Konforun peşinde koşarken birçok şeyi kaybediyoruz, fa

Şeyma Özin

GZT YAZARI

“Reis” filminin düşündürdükleri

Bugün size Reis filminden bahsedeceğim dostlarım, buyrun sohbete. Yönetmenliğini Hüdaverdi Yavuz'un yaptığı 5 Milyon TL bütçeli Reis filminde, Recep Tayyip Erdoğan'ın yetiştiği Kasımpaşa'nın samimiyeti ve kültürel öğeleri gerçekçi yansıtılmış. Erdoğa

Ayşe Nur Ayyıldız

GZT YAZARI

Biz Heybeli’ de Her Gece..

14 yaşındayım, dünyaya ve kafamızın içindekilerin aykırılıklarına halen anlam veremediğim seneler. Nereden icap etti bilmem ailenin kadınları olarak belediye tarafından düzenlenen bir Heybeliada gezisine katılmaya karar verdik. Daha önce ada hakkında

Tiyatro sezonu açılalı çok oldu. Yoksa siz hâlâ… Hiçbir oyuna gitmediniz mi?

Oysa, beyin hücrelerini besleyen enzimleri vardır tiyatronun, zihni açar; insanın kültürel açlığını arttırır, okuma ihtiyacını tetikler, sanat zekâsını, genelde zekâsını, zevkini ve şevkini geliştirir.

Tiyatroya gitmeyen, sevmeyen hatta gereksiz bulanların anlayamayacağı bir şeydir bu.

Her "iyi" oyunu seyrettiğinizde duyumsarsınız; aydınlanmıştır entelektüel hayatınız, zihniniz açılmıştır.

“Tiyatroyu seven, tiyatroyla ilgilenen/ilgilenmiş insanlar daha zekîdir" sonucu çıkarılamaz buradan, lâkin; bir çok sanatı sevmeye, çok boyutlu düşünmeye, tefekkür etmeye, fikir üretmeye, sanatsal üretime geçmeye tahrik eder beynimizi-ruhumuzu tiyatro.

Amatör Tiyatro

Hele bir de, hayatının bir evresinde “amatör tiyatro" yapmışsan, amatör tiyatro topluluklarında bu güzel çileyi çekmiş, bu ufka bakmışsan, deyme önünde ve zihninde açılan 'kapıların' keyfine!

Orhan Veli, sanatçının gelişim çizgisinde, özellikle sanatın her dalındaki sanatçılara, mümkünse gençken ama ömrünün herhangi bir zamanında bile amatör tiyatro yapmasını tavsiye ediyor. Kendisi de lisede tiyatro çalışmalarına katılmış olan şair, sonraki yıllarda tiyatro alanındaki çalışmalarına çevirmen olarak devam etmiş ve pek çok oyunu Türkçe'ye çevirmiş, amatör tiyatro çalışmalarının kendisine kattıklarından sık sık söz etmiştir.

Üstelik, "alternatif tiyatro" örnekleri hep bu gruplarda boy vermiştir…

Ece Ayhan'ın “Yeni Defterler"de “Bir silkinip çözeceğim sorunları…" dediği gibi; kendini araştırır, bulur, keşfeder insan amatör tiyatroda. Tavsiyemdir.

Lâkin; ister lisedeki, ister üniversitedeki, ister dışarıdaki bir amatör tiyatro topluluğu, eğer; “ideolojik körlük" içinde vicdanını ve sanatını kiraya vermiş ya da oradaki insanlar “bambaşka amaçlar" içinde iseler, hemen kaç oradan! Orada zihnin filan açılmaz, kararır!

Zaten bunu da hemencecik anlarsın, oradaki “sanat oksijensiz" ortamdan.

Amatör Tiyatroda Demokrasi Bilinci

Amatör tiyatroda 'ancak' faşizan ve diktatoryal bir bilinçle; bir abinin, bir kıdemlinin istediği –dayattığı-gibi çalışılabileceği ve bu sayede daha iyi oyun çıkarılabileceğini savunan tiyatrocuların korktuğu bir olgudur “amatör tiyatroda demokrasi bilinci".

Amatör tiyatro topluluklarını oluşturan oyuncuların, bireylerin düşündüklerini söyleyebilmeleri ve öneri getirebilmeleri anlamında mutlaka sahip olunması gereken ama çoğunlukla provalar sürerken ve grup oyunu sahneye koymaya çalışırken genellikle sarf-ı nazar edilen bir bilinçtir bu. Aslında sanatın tam kalbindeki bilinçtir.

Övünçtür, çünkü; "sanatta demokrasi olmaz/işlemez!"diyen yönetmenlere ve bazı sanat yaratıklarına karşı en büyük derstir, amatör bir tiyatro topluluğunda demokratik ve katılımcı bir çalışma ortamı. Buradaki bilinç; hayatta “silinç" bir adam olmamızı engelleyecek ve hayatın her anında, her meselesinde faşizmden/despotluktan uzak tutacak, uyanık kılacaktır bizi.

Bu kadar laf ettikten sonra, sevdiğimiz oyunlardan birkaç tane tavsiye etmesek olmaz…

2 Oyun Tavsiyesi:





1. “Shirley"

Türk Tiyatrosu'nun, amatör heyecanını ve seyircisiyle kurduğu sıcak kontağı hiçbir zaman kaybetmeyen, istisnai ve büyük oyuncu Sumru Yavrucuk bize bir oyunculuk resitali sunuyor ve aklımızı başımızdan alıyor.

Willy Russell'ın Shirley Valentine adlı oyunundan 'Shirley' ismiyle Türkçe'ye uyarlanan tek kişilik oyun; Harikulade müziklerinin, seyirciye yaşattığı keyifli anların yanı sıra, muhteşem heyecanını ve yaşam sevincini mutfağına gönüllü olarak hapsetmiş bir kadının kendini keşfediş öyküsünü anlatıyor. Oyun bir "Tebdil-i Mekan / Özkaya Yapım Prodüksiyon" yapımı.

Geçenlerde 100. Gösterimini yapan oyunu ve Sumru Yavrucuk'u daha fazla anlatmaya gerek bile yok. Gidin ve hayran olun. Ve tiyatroyu tekrar sevin.





2. “Hayâl-i Temsil"

Genç ve yetenekli yazarımız Ahmet Sami Özbudak'ın yazdığı, inanılmaz yönetmen ve oyuncu Yiğit Sertdemir'in yönettiği oyun kapalı gişe oynamaya devam ediyor.

Hümay Güldağ, Şebnem Köstem ve Yiğit Sertdemir'in üst düzey yorumları ve oyunculuklarına dahiyane bir dekor ve ışık tasarımı da eşlik ediyor. “Bu oyun bir Türk oyunu mu gerçekten" dedirtiyor seyredenlere ve benim gibi defalarca seyrettiriyor kendisini.

Eski makyör Dikran Efendi; hayâlle hatırayı iç içe geçiren bir masalda; sahnenin "ilk kadın"ları Afife Jale ve Bedia Muvahhit'i; çocuklukları, aşkları, tutkularıyla, ilk kez seyirci karşısına çıktıkları sahnede, Darülbedayi sahnesinde bir araya getiriyor.

Oyundan çıktığınızda Türk Tiyatrosu'nun macerasını bir kez daha merak ediyor ve tiyatronun zihninizi açtığını bir kez daha hissediyorsunuz.

Oyun bir İ.B.B. Şehir Tiyatroları Yapımı.