İzgü Fuhan

GZT YAZARI

Selam Dengesiz

Uzun ve sıkıcı bürokratik işlemlerin ardından; sırtımda çantamla havalimanındaydım. Yaklaşık üç saatlik yolculuğun ardından heyecanla görmeyi beklediğim “adı bende saklı" ülkeye varacaktım. O zamanlar akıllı telefon kullanımı yeni yeni yaygınlaşıyor,

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar g

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar g

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar g

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar g

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar g

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar günü

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar günü

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Teo–Politik akıldan uzak ne Şam’ın şekeri, ne Arab’ın yüzü

Yıl 1982. Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimler Fakültesi'nde asistan idim. Doktora konum Sür­yanilerdi. Süryanca öğrenmek ve Süryani kaynakların­dan yararlanmak için Midyat Mor Gabriel Manastırı'nda dil ve ilahiyat eğitimi görüyordum. Bir Pazar günü

İsmail Kara

DERIN TARIH YAZARI

Mesele ‘kadın’ mı, ‘Müslüman kadın’ mı, Doğu mu, İslam mı?

Batı'nın Doğu/İslâm tasvir ve tasavvurlarında hemen fark edilebilecek birkaç temel unsura göre şekillenmiş 3 tablo var. Bunlardan biri sarık-kavuk (türban), kılıç, uçurulmuş baş ve kan ögeleriyle şekil­lenmiştir. Bu tablo bir taraftan şiddete ve kuts

Ayşe Nur Ayyıldız

GZT YAZARI

Lion

Yaratıcının pek çoğumuza bahşettiği ve artık uzun süredir bizimle olduğu için şükrünü bilemediğimiz nice nimetler var dünyamızda farkında mısınız? Şu satırları hiç de zorluk çekmeden birbiri ardına okuyabiliyorsunuz mesela ya da diyelim ki, birazdan

Prof. Dr. Norman Stone

DERIN TARIH YAZARI

İngilizce, en kolay kötü konuşulabilen dildir

Bundan kısa bir süre önce, 94 yaşındayken Oxford'da (diş doktoruna giderken) vefat eden Geoffrey Lewis, Türk dilinin büyük bir üstadıydı. Cumhuriyetçi Türklerin, dillerini modern iletişimin bir vasıtası yapmaya uğraştıkları sırada Lewis'in kaleme ald

Mehmet Çelik

DERIN TARIH YAZARI

Halep’e nasıl ihanet ettik?

Çocukluğumda dedelerimden, amcamdan, büyüklerimizden Halep'le ilgili çok şeyler duydum. İlkokul 1. ve 2. sınıfta kendi şehrim olan Elazığ'dan sonra hakkında bilgim olan tek şehir Halep'ti diyebilirim. Ankara'yı, İstanbul'u, Erzurum'u, İzmir'i de işit

Prof. Dr. M.Şükrü Hanioğlu

DERIN TARIH YAZARI

Atatürk’ü tarihselleştirmek

Toplumumuzun önemli meselelerinden biri de geçmişin, bilhassa yakın geçmişin tarihselleştirilmesinin başarılamamasıdır. Tarihin bize yol göstererek, ondan sapmamızın başımıza açabileceği sorunları ortaya koyan 'mükemmel' bir altın çağın inşa edilmesi

Şeyma Özin

GZT YAZARI

Kolektif akıl ve vicdanın “bi fotoğrafımı çek” ile imtihanı

Geçtiğimiz hafta boyunca ülkenin önemli gündem maddelerinden biri de, kaçak olarak açılan yaklaşık 70 metre derinliğindeki sondaj kuyusuna düşen ve sonradan ismi “Kuyu” konulacak olan Kangal cinsi yavru köpek oldu. Kuyuya düşen hayvanın ismini Kuyu

Günler, aylar, yıllar hızla gelip geçiyor. İşte takvime göre 2016 yılının da sonuna geldik. Belki bu sene sizin için iyi geçmedi, yapmak istediklerinizi yapamadınız. Belki çocuk doğurdunuz her şeyi bırakıp kendinizi onun bakımına adadınız. Ya da çok çalıştınız ama beklediğiniz terfiyi alamadınız. Evinizi değiştiremediniz, o güzel yere tatile gidemediniz, sevdiklerinize istediğiniz kadar zaman ayıramadınız, spor yapamadınız, sigarayı bırakamadınız. Bu hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki yoğun gündem de her şeyin tuzu biberi oldu, hayat geçiyor ve ben hiç bir şey yapamıyorum hissi bütün benliğinizi sardı.

Endişelenmeyin yalnız değilsiniz. Sizden (ya da bizden) çok var. Ama bu sayıca çokluk korkularımızın gerçek, endişemizin haklı olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü hayat ne belli bir yaşa kadar bütün kararların alındığı ne de belli bir yaştan sonra hiç bir şeyin yapılamadığı bir şablon değil. Aksine hayat her an her şeyi yapabileceğimiz sonsuz seçeneğin olduğu, olmadığında onları var edebileceğimiz, sürprizlerle dolu büyük bir hediye, örnekleri burada:

Kolomb'u biz Amerika'yı keşfeden denizci olarak biliyoruz. Bu hayatının en büyük keşfini yapmak için yola çıktığında kendisi 50 yaşını çoktan aşmıştı yani bugünkü koşullarda 5 sene sonra emekli olabilecek yaştaydı. Bu onu durdurdu mu, hayır. İşte 500 yıl sonra hala onu konuşuyoruz.

Dünya sanat tarihinin en büyük isimlerinden biri, muhteşem Mimar Sinan 50'li yaşlarının ortasında Istanbul'daki Şehzade Cami'ni yapmıştı. Neredeyse 60'a geliyordu ve kendi sözüyle henüz “çıraklık eserini” inşa etmişti. Yıllar sonra Edirne'de Selimiye Cami yükselene kadar da kendisini usta görememişti.

Dünya modasına yön veren isimlerden biri Vera Wang gazeteciydi. Bir akşam üstü masasının üzerindeki her şeyi elinin tersiyle itip ben moda tasarımcısı olacağım deyip yeni kariyerine başladı. 40 yaşındaydı. Muhtemelen bu kararı aldığında etrafındakiler ona gülmüş, çoğu da inanmamıştı.

Çıtayı biraz daha yükseltelim. Grandma Moses ya da bizdeki adıyla Büyükanne Moses, Amerika kırsalında kendi halinde yaşıyor hobi olarak nakış işleyip resim yapıyordu. Yıllarca hizmetçilik yaptı, evlendi çocuk doğurdu, çocuklarına baktı. İlk resim sergisini 70'li yaşlarında hem de dünya modern sanat tarihinin tartışmasız en önemli müzesi MOMA'da açtı. Büyükanne Moses bu sergiden sonra 30 yıl daha yaşadı. 2006'da satılan bir resminin fiyatı milyon doları geçmişti.

Hala hiç bir şey için geç olmadığına, hayatın her anının çok önemli ve sürprizlerle dolu olduğuna ikna olmadıysanız o zaman Pasteur'ü hatırlayalım. Hani şu kuduz aşısını bulan doktor. Kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşını geçmişti. Henri Ford Model T'yi ürettiğinde 45 yaşındaydı. Geçenlerde kaybettiğimiz Leonard Cohen kariyerine yazar olarak başlamıştı. İlk müzik albümünü 33 yaşında çıkardı. (üstelik başarılı da olamadı :)

Bu örneklerin sayısı çoğaltılabilir. Genç ya da yaşlı, hasta ya da sağlıklı fark etmez. Her zaman, her an her şey olabilir yeter ki isteyelim. Stephen Hawking'i bilirsiniz, şu an yeryüzünde yaşayan en zeki insan olarak kabul ediliyor. Vücudundaki neredeyse hiç bir uzvu kullanamıyor, ancak üretmeye, bildiğini paylaşmaya devam ediyor. Ya Hellen Keller'a ne demeli. 19 aylıkken geçirdiği bir hastalık sonuçu kör, sağır ve dilsiz kalıyor. Buna rağmen okuma yazmayı öğrenmekle kalmıyor, üniversiteyi dahi bitiriyor. Duymadan, görmeden ingilizce dışında başka diller de öğreniyor, kitaplar yazıyor, konferanslar veriyor.

Bunlar da yetmediyse o vakit İslam Peygamberi'nden söz edelim. Hz. Muhammed kendisine ilk vahiy geldiğinde 40 yaşındaydı, okur yazar değildi, dünyanın coğrafi şartlar açısından en zor yerlerinden birinde yaşıyordu. 40 yaşında vahiy aldı ve 40 yaşından sonra bütün dünyayı değiştirdi.

Şimdi 1'den 10'a kadar sayıp derin bir nefes alalım. Değil 20'ler, 30'lar, 70'ler ya da 80'ler dahi hedeflerimize ulaşmak için geç değil.

Üniversiteyi bitirip, bir şey yapamıyorum hayat geçiyor bütün fırsatlar kaçtı diye düşünmek sadece zaman kaybı. Vakit, bunları bırakıp isteklerimize doğru adım atma vakti. Çünkü hayat ancak gerçekten kendi hikayemizi yaşamaya başladığımızda güzel ve anlamlı, böyle insanlarla dolu oldukça da orijinal, zengin ve yaşanmaya değer oluyor.