Prof. Dr. Semavi Eyice

DERIN TARIH YAZARI

İstanbul’un Fethine Rus bakışı

Orta Çağ'ın bitimine işaret eden en önemli olay, 1453'te İstanbul'un fethidir. Bu, aynı zamanda çok uzun bir ömrü olan Doğu Roma İmparatorluğu'nun sonudur. Modern tarih bilimi, son nefesine kadar kendisini Roma İmparatorluğu'nun devamı olarak gören b

Prof. Dr. M.Şükrü Hanioğlu

DERIN TARIH YAZARI

Asker-siyaset ilişkisi bağlamında 27 Mayıs darbesi

27 Mayıs Darbesi genellikle 1971, 1980 ve 1997 yıllarında gerçekleştirilen askerî müdahalelerle karşılaştırılır. Yapılan mukayese ise çoğunlukla “devrim-darbe” kavramları üzerinden gerçekleştirilir. Gerçekte ise 27 Mayıs Darbesi, kendisinden sonraki

Fatih Ergün

GZT YAZARI

New Yorkers

Dün Türkiye'den tanıdığım İranlı bir arkadaşımın New York'ta olduğunu görünce “Hadi görüşelim" diye sözleştik. Arkadaşın Türkiye'ye dair tatları özlemiş olabileceğini düşünerek Simit Sarayı'nda buluştuk. Muhabbet muhabbeti açtı ve arkadaşım “Biz nası

İsmail Canbulat

GZT YAZARI

Kâbe’de Mekkî bir Türk

1.Bölüm “Sevgilinin evinde hiç yabancı olur mu insan? Uzaksın evinden, lâkin evindesin, vatanındasın, Kâbe'desin. Burada, selam veriyor, çağırıyor, buyur ediyor seni 'gerçek hayat'!"Dört yıl mukîm olduğum, Mekkî olarak yaşadığım, mühendis olarak K

Şeyma Özin

GZT YAZARI

Hayat yargıçları ve ellerindeki iman-ölçerler

Üniversite okuyan ya da mezun tesettürlü genç kızların giyim tercihleri, kendini mütedeyyin olarak tanımlayan erkekleri ve diğer tesettürlü kızları rahatsız ediyor. Beyaz Türkler'i zaten uzun zamandır rahatsız ediyordu bu yazıda ona hiç girmeyeceğim.

Aslıhan Başgül Ergün

GZT YAZARI

Barışa mütevazı bir katkı

Çocukken televizyonda politika konuşulan programlarda filan duyardım o günlerde en çok birlik beraberliğe ihtiyacımız olduğunu. O zamandan bugüne yıllar geçti, ama birlik beraberliğe duyduğumuz ihtiyaç bir türlü geçmedi. En çok ona ihtiyaç duyduk ama

Zafer Malkoç

GZT YAZARI

Şeyh Hamdullah Uzaylıdır

İstanbul'un en güzel köşelerinden biri şüphesiz Beyazıt Meydanı'dır. Burada bir yanda İstanbul Üniversitesi'nin muhteşem giriş kapısı, diğer yanda Osmanlı klasik mimarisinin ilk anıtsal örneklerinden Bayezid Camii bulunur. Bu harikulade eserler aynı

Zeynep Temizer Atalar

GZT YAZARI

Anne, ben nasıl doğdum?

Konuşması en zor konulardan biridir cinsellik… Hele bunu bir de çocukla konuşmak gerektiğinde kaçacak delik ararız. Çocuğun “Ben nasıl doğdum?", “Benim neden pipim yok?" ya da “Bebek karnına nasıl girdi?" sorularına maruz kaldığımızda ya konuyu d

Ayşe Nur Ayyıldız

GZT YAZARI

Fanustaki Lady Lazarus

'Ölmek, her şey gibi, bir sanattır. Bu konuda yoktur üstüme. Öyle ustaca yaparım ki cehennem gibi gelir. Öyle ustaca yaparım ki gerçekmiş gibi gelir. Bir talebim olduğunu bile söyleyebilirsiniz. Öyle kolay ki bir hücrede bile yapabilirsiniz. Öyle kol

Prof. Dr. Semavi Eyice

DERIN TARIH YAZARI

İstanbul’un devşirme camileri

Fethi takip eden yıllarda İstanbul bir Türk şehri olarak imar ve iskân edilirken, kilise ve manastırlardan hangi esaslar dahilinde istifade olunmuştu? İstanbul'un fethi arifesinde Bizans İmparatorluğu'nun merkezindeki kilise ve manastırların çoğ

Hatice Özdemir Tülün

GZT YAZARI

Sosyal İçe Dönükler İçin Yaşam Kılavuzu

Arkadaşlarınızla bir arada olmaktan inanılmaz keyif alıyor ama birkaç gün üst üste farklı kişilerle buluşunca bir süre eve kapanıp kendinizi karantinaya almak istiyor musunuz? Boş vakitlerinizde en çok tek başınıza kitapçı gezmeyi mi seviyorsunuz? Ma

İsmail Kara

DERIN TARIH YAZARI

İrtica edebiyatı yahut muhalefetin adı

İrtica sadece muhalefetin adı değil, aynı zamanda Türkiye'ye müdahale etmenin en kullanışlı yoludur II. Meşrutiyet'in ilânından önce basılan, emek mahsulü, hacimli ve iddialı Türkçe sözlüklerde “irtica” ve “mürteci” kelimelerinin nerede ise hiç yer

İzgü Fuhan

GZT YAZARI

Mutluluk Çok Güzel Gelsenize

Çok sevdiğim bir hocam mutluluğu tanımlarken, nedensiz olduğunda güzel olduğunu ve bir nedene bağlı mutluluğun, malum neden ortadan kalktığında yok olacağını söylerdi. Yıllarca nedensiz mutlu oluşlarıma bu tanımlamayı okkalı bir açıklama olarak sundu

Prof. Dr. Norman Stone

DERIN TARIH YAZARI

Yunanistan bir lanetle doğdu

Son günlerde Atina'nın gündeminde bir yasa tasarısı var. Hayata geçmesi halinde Avrupa Birliği Komisyonu millî bütçeyi denetleyeceği için bu tasarı, Yunanlılar için korkunç bir millî aşağılanma anlamına geliyor. (1) Böyle bir durum ancak iflas etmiş

Fatih Ergün

GZT YAZARI

Misafirin Kötüsü

Sagarmatha eteklerindeki dağ köylerinde yaşayan nineler yeni nesildeki bozulmanın sebebi olarak dışarıdan gelen turistlerin getirmiş olduğu oyuncakları gösteriyorlar. O topraklara ait olmayan oyuncakların acıyarak “ Darling! senin oyuncağın yok, al b

Ufak bir testle başlayalım. Bu testin sahibi meşhur sanat tarihçisi Gombrich. Test çok basit: Annenizin vesikalık bir fotoğrafını elinize alın ve bir iğneyle fotoğraftaki annenizin gözlerini oymaya başlayın.

Soru şu;

Bu size kendinizi garip hissettirdi mi?

Cevabınız evet ise, elinizdekinin sadece bir fotoğraf olduğunu tekrar hatırlatalım. O fotoğrafa ne yaparsanız yapın anneniz bundan etkilenmeyecek. Fotoğraf, fotoğraflanan kişinin bir parçasıdır diye düşünüyorsanız o vakit durum başka, benden söylemesi çok tehlikeli bir yola girmiş olabilirsiniz (bkz. putperestlik)

Suretlerin asıllarla ilişkisi tamamen bizimle ilgilidir. Annenizin fotoğrafını iğneyle gözleri oyulmaması gereken bir yere siz oturtuyorsunuz, fotoğrafın kendisi değil, anneniz değil. Hiç ateş yakmak için gazete tutuşturdunuz mu? Ya da bir dergiyi çöpe attığınız oldu mu? Onların da üzerlerinde başkalarının annesinin, çocuğunun fotoğrafı var. Bunları yaparken de garip hissetmiş miydiniz?

Dünyayı kim yönetiyor sorusu da suretler ve asıllarla ilgili bir mesele.

Meşhur tabloyu bilirsiniz. Hani üzerinde kocaman bir pipo resmi olan ve altında da “Ceci n'est pas une pipe (Bu bir pipo değildir)" yazan resim. Bilmeyenler için işte bir kopyası.



Gerçekten de burada gördüğümüz şey pipo değildir, elinize alıp içine tütün doldurup kullanamazsınız, sadece pipo'nun resmidir. Resim kendisinin, konu ettiği şeyden başka bir şey olduğunu hatırlatmaktadır. Eğer bir sanat eserine “çiçek resmi", “insan resmi" “araba resmi" “ev resmi" diye bakarsanız aslında suretlerin sizi yönetmesine izin veriyorsunuz demektir. Sureti eserin kendisi sanmış ve gerçeği gözden kaçırmışsınızdır. Semazenlere bakarken dönüp duran insanlar mı görüyorsunuz sadece?

Karnımız acıktığında aynada görünen meyveyi değil, masanın üstünde duran meyveyi yiyip açılığımızı bastırabileceğimizi biliriz. Ayna dediğimiz gösterdiği şeylerden başka bir şeydir. Dünyada olan bitenlere karşı takındığınız tavır sizin için dünyayı kimin yönettiğinin cevabıdır. Açlığın sona ermesini Birleşmiş Milletler'den, savaşların bitmesini askerlerden bekliyorsanız sorgulamanız gereken bir şey yok.

“Bu bir pipo değildir" resmi bize dünyanın yöneticisini bulmanın yolunu gösterebilir. Resme bakıp “Bu bir pipodur" dersek Afrika'da açlıktan ölen çocuğu bir surete indirgeriz ve surete göstereceğimiz önem ve saygı oranınca soruna sahip çıktığımızı varsayarız. Resimdeki pipo'nun pipo olmadığını kabul ettiğimizde ise Afrika'da ölen çocuk suret olmaktan çıkar, onun kurtulması bütün dünyadaki insanların kurtulması haline gelir.

Şimdi hayal gücümüzü çalıştırıp, resimdeki pipo yerine kendi resminizi koyun ve altına “bu bir insan değildir" yazın. Başkaları sizin başrolde olduğunuz bu tabloya baktığında ne düşünsün isterdiniz?

Cevabınız, dünyanın yönetiminde sizin konumunuzu belirleyecek.