Akif'in torunu Selma Argon'dan şair için müze müjdesi

BÜŞRA ŞERBETÇİ YENİ ŞAFAK DAKİKADA-OKUNUR

Mehmet Akif Ersoy'un çocukluğunun geçtiği Çanakkale'nin Bayramiç ilçesindeki evin restorasyon çalışmaları tamamlandı. Müze müjdesini şairin torunu Selma Argon verdi. Akif'in fotoğraf ve şiirlerinin yer alacağı müze Aralık ayında ziyarete açılacak.

İstiklal Marşı'nın yazarı, milli şair Mehmet Akif Ersoy'un çocukluğunun geçtiği ev müze oluyor. Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde bulunan ve geçtiğimiz yıllarda yıkılan ve otopark olarak kullanılan iki katlı eve belediye sahip çıktı. Aslına uygun olarak restore edilen müze evin Aralık ayında açılması planlanıyor.

Özel sokak yapılacak

Evin müze olarak açılacağı haberini şairin torunu Selma Argon verdi. Türk Edebiyatı Vakfı'nda düzenlenen "Dedem Mehmet Akif'ten Hatıralar" etkinliğinde konuşan Argon, "Geçtiğimiz yıl Çanakkale'ye gitmiştim. Restore edileceğini öğrendiğimde çok sevindim. Umarım aslına uygun yapılmıştır. Dedem için Çanakkale'nin yeri ayrı. Müzeyi görmeyi çok istiyorum" şeklinde konuştu. Akif'in babası İpekli Tahir Efendi'nin imamlık yaptığı Taş Köprü Camii'nde de restorasyon çalışmaları başladı. Akif'in namaz kıldıran babasını beklediği köprü de tadilata alındı. Bayramiç Belediyesi, Mehmet Akif Ersoy sokağı olarak o bölgeyi bir külliye haline getirmeye çalışıyor.

Anadolu'nun nabzını tuttu

Genç nesillere dedesini anlatmayı amaçlayan Argon, etkinlikte Mehmet Akif'in hayatından anektodlar aktardı. Şairin, Halkalı Ziraat Mektebi'ne kaydolduğunu, ziraat mühendisliği ve baytarlık yaptığını ifade eden Argon, bu sayede Anadolu'yu, Anadolu insanının yaşamını çok iyi bildiğinin altını çizdi. Argon, şairin spora meraklı olduğunu, güreşi çok sevdiğini de sözlerine ekledi.

Düşman bin yıldır aynı

Mehmet Akif Ersoy'un Kastamonu'da kaldığı iki aylık dönemdeki tüm vaazları, Yunus Mürebbi Manifesto isimli bir kitapta detaylı bir şekilde ele almıştı. Gençlere bu tafsilatlı kitabı okumalarını tavsiye eden Selma Argon, "Sevr'in ne demek olduğunu çok iyi anlatmış. Tüm Anadolu'ya Mili Mücadele'yi anlatmış. Çünkü insanlar sanıyorlar ki düşman İstanbul, İzmir, Ankara'dan öteye geçmeyecek. Halbuki düşman bütün ülkeyi istiyor, tıpkı şimdi olduğu gibi. Bin yıldır hiçbir şey değişmedi. Bu yüzden dedemin de dediği gibi bizim gidecek bir yerimiz yok. O yüzden hem birbirimize hem de toprağımızı sımsıkı sarılmalıyız" dedi.
BÜŞRA ŞERBETÇİ GZT Editörü