Bilim insanları, Mars'a neden henüz ayak basamadı?

NAZİF MENTEŞ GZT 2 DAKİKADA OKUNUR

NASA ve SpaceX'in başını çektiği dünyanın en büyük uzay acenteleri, insanoğlunu Kızıl Gezegen'e ulaştırmak için özel planlar yapmaya devam ediyor.

Avrupa Uzay Ajansı, yayımladığı bir makaleyle büyük çabalara rağmen neden Mars'a bir türlü ayak basılamadığını açıkladı.

Ajans'a göre uzay acenteleri, insanları bir uzay gemisine doldurup onları tarihe geçecek Mars yolculuğuna çıkarmak için güçlü bir hazırlıktan çok uzak durumdayız.

Acentelerin hazırlıksız kalmasının temel nedeni ise yüksek radyasyona karşı herhangi bir şekilde alınmayan önlemler. Avrupa Uzay Ajansı, yüksek radyasyonla mücadele etmenin şimdilik mümkün olmadığını ifade etti.

Dünyanın en güçlü ve en başarılı bilim insanları yaklaşık 70 yıldır Mars'a gitme hayalleri kuruyor. Bilim insanlarının bu hayaller doğrultusunda gerçekleştirdiği çalışmalar proje olmaktan ileri gidemezken NASA ve SpaceX özelinde çığ gibi büyüyen güçlü uzay hamleleri şirketlerin Ay yahut Uzay ile ilgili planlarını baştan sona değiştirmek noktasında oldukça başarılı. Ay'a gönderilen uydulardan Uzay için tasarlanmış seyahatlere kadar birçok farklı detay NASA ve SpaceX önderliğindeki uzay acentelerini daha da güçlendiriyor. Son olarak NASA'nın açtığı ilanla ortaya çıkan 'Mars'a neden gidemiyoruz' sorunsalı da son zamanların en önemli Uzay meselelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Mars’a Yolculuk planları yaptığını açıklayan ve Uzay Fırlatma Sistemi füzesinin tasarımını başarılı bir değişimden geçiren NASA, 'Mars’a gerçekleştireceği yolculuk hazırlıkları için' yeni kuşak astronotlar aradığını açıklamıştı. Bu arayışa ek olarak, NASA'nın Mars'a insan gönderme misyonu konusunda yaptığı hazırlıklar yeni değil. Ajans, 70 yıldır kesintisiz biçimde Mars'ta olmanın yollarını arıyor.

NASA neden bu kadar gecikti?

NASA'nın Mars seyahati noktasında yaşadığı gecikme teknik sebeplerle açıklanabilir. Kızıl Gezegen'e yapılacak yolculuk, çok daha zorlu bir Antarktika’ya gitmeye benziyor. Soluması imkansız atmosferinin miktarı, Everest’in tepesindekinin ancak yüzde ikisi kadar. Ve bir de oraya ulaşmak için, gidiş–dönüş en az bir yıl uçmak gerekiyor.

NASA, 1950'li yılların başından itibaren 'Mars'a nasıl gideriz' sorusu üzerinde kafa yoruyor.

Georghe Washington Üniversitesi Uzay Politikaları Enstitüsü Onursal ProfesörüJohn Logsdon'ın 'Bu bir seçim, zorunluluk değil' şeklinde açıkladığı olay birçok farklı analiste göre yalnızca istihdam ve maddi noktalardaki sıkıntılar yüzünden gerçekleşmiyor.

REKLAM

Avrupa Uzay Ajansı makale yayımladı

İnsanoğlu'nun Mars'a neden hala ayak basamadığı sorunsalı üzerinden hareket ederek bir makale yayımlayan Avrupa Uzay Ajansı, meselenin yalnızca mürettabatlı kapsülü Mars'a itmek için roket ve uzay aracı teknolojisine sahip olmaktan ibaret olmadığını ifade etti. Avrupa Uzay Ajansı'na göre bugün Mars'a gönderilecek insanlardan hiçbiri Dünya'ya geri dönebilecek seviyede hayatta kalamayacak. Bu durumun başlıca sebebi ise şüphesiz ki radyasyon.

Mars'a seyahat, filmlere ve kitaplara konu olmaya devam ededursun somut bir adım hala atılmış değil.

“Mars çok uzak, gitmesi zor, çok büyük para gerektiriyor.”

----- John Logsdon -----

Fazla radyasyon!

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda çalışan astronotlar, görevleri gereği Dünya’daki meslektaşlarına göre çok fazla miktarlarda kozmik radyasyon almak zorunda kalıyor. Eğer bir astronota Mars’a gidiş dönüş görevi verseydi bu büyük olasılıkla bir ölüm görevi olurdu. Avrupa Uzay Ajansı’ndan fizikçi Marco Durante 'Şu ana kadar olduğu gibi, radyasyon sebebiyle Mars’a gidemiyoruz. Kabul edilebilir doz limitlerini karşılamak şu an için imkansız gibi görünüyor. Asıl sorun, radyasyonun ne gibi risklerinin olduğunu tam olarak bilememek. Uzay radyasyonunu çok iyi anlayamıyoruz ve uzun süreli etkileri henüz bilinmiyor' sözleriyle durumu özetliyor.

Akıllı telefonlardan dağılmasına bile tahammül edemediğimiz radyasyon, Mars çalışmaları söz konusu olduğunda milyonlarca kat yükseğe ulaşabiliyor.

Uzay radyasyonu çok tehlikeliyse gezegenler arası seyahat nasıl yapılacak?

Bilim insanları, mürettebatlı bir uzay aracını, uzun mesafeli görevlere giden astronotlara zarar vereceğini düşündükleri radyasyon seviyelerinden koruyacak özel bir koruma da dahil olmak üzere radyasyonun olası çözümleri üzerinde çalışıyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki deneyler, insan vücudunun kozmik radyasyona nasıl tepki verdiğine de ışık tutuyor. NASA’nın İkizler Çalışması, uzay yolculuğunun biyolojik etkilerini bir çift özdeş ikiz arasında karşılaştırarak uzayda olan kardeşin DNA’sındaki değişiklikleri ortaya çıkardı ve uzayda uzun süre radyasyona maruz kalındığında insan vücudunda meydana gelebilecek dramatik değişimleri görünür kıldı.

REKLAM

Bilim insanları, 2030’lardan sonra kozmik radyasyonun yarattığı tehditleri daha iyi anlayacağımızı ve uzay yolculuklarını daha güvenli hale getirmek için olası çözümlerin üretileceğinden bahsediyor.

NAZİF MENTEŞ GZT Editörü

GZT.com'da Teknoloji Editörü olarak görev yapıyor. Her hafta 1 canlı yayın, 2 de program yapan editör, araştırma ve detaylı analizler konusunda iddialı. Nazif'e "nazif.mentes@gzt.com" adresinden ulaşabilirsiniz.