9 maddede Kanal İstanbul'un Türkiye ekonomisine katkısı

HİKMET YALÇINKAYA GZT, DİĞER 3 DAKİKADA OKUNUR

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun tekrar gündeme taşıdığı Kanal İstanbul'un Türkiye ekonomisine ilişkin sunduğu fırsatları 9 maddede mercek altına aldık.

İstanbul Boğazı'ndaki tanker trafiğini bitirecek olan dev proje ile İstanbul'da yoğunlaşan ikametin Marmara geneline yayılması öngörülüyor.

İstanbul trafiğine de katkı sağlayacağı düşünülen proje, boğazda bulunan tarihi mirasın korunması için de önem arz ediyor.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 27 Nisan 2011'de açıklanan Kanal İstanbul projesi, son olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamalarıyla tekrar gündeme geldi. Çavuşoğlu, Kanal İstanbul'un yapımına başlandığında denizcilik ve ulaşım bakımından bir dönüm noktası olacağına işaret etmişti.

Erdoğan'ın 'yüzyılın en büyük projelerinden biri' diyerek tanıttığı Kanal İstanbul'un Türkiye ekonomisine kazanımlarını masaya yatırdık.

Dünyanın en büyük gemilerinin geçebileceği, kanal üzerine inşa edilecek olan köprülerle kara ve demiryolu ulaşımının kesintiye uğramayacağı biliniyor.

Kanal İstanbul projesinin güzergahı.

'Çılgın proje' olarak tanıtılan proje ile Marmara ve Karadeniz arasında yapay bir su kanalı açılması hedefleniyor. Tasarlanan kanalın uzunluğu 35-40 kilometre; genişliği 200 metre, derinliği ise 25 metre olarak projelendirildi.

GZT'nin ulaştığı kaynaklar; Türkiye ekonomisine doğrudan katkı yapması beklenen proje hakkında önemli detaylar paylaştı.

1- İstanbul Boğazı'nda tanker trafiği bitecek

Montrö Boğazlar Sözleşmesi kurallarına göre yönetilen boğazlar, Kanal İstanbul projesiyle farklı bir boyut kazanacak. Projenin hayata geçirilmesi halinde, kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak.

2- Yoğun yerleşim tüm Marmara'ya yayılacak

Mega kent İstanbul'daki merkezi yerleşimin her geçen gün artması yoğunluğa neden olurken, projenin hayata geçmesiyle birlikte yerleşimin Marmara geneline yayılması ivme kazanacak.

Kanalın 7 yılda tamamlanması planlanıyor.

3- Yüzde 15'lere varan istihdam

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da açıkladığı 'dünyanın en büyük projeleri'nden biri olması beklenen Kanal İstanbul'un yüzde 15'lere dayanan istihdam açığını kapatması öngörülüyor.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Fidan'ın Kanal İstanbul projesinin artılarına ilişkin fütz analizinde yer alan bilgiye göre; doğrudan kamu harcaması şekliyle değil de 'yap-işlet-devret' yöntemiyle yapılmasının planlanması ile ülke ekonomisine bir yük getirmeyeceği ve konsorsiyum aracılığıyla yapılacağından piyasalara hareketlilik getireceği yönünde görüş bildiriliyor.

4- Boğazdan geçen petrol tankerleri riski yükseltiyor

İstanbul Boğazı'ndan geçen petrol yüklü tankerlerin her zaman risk taşıyor olması çevresel boyutları düşünüldüğünde büyük bir felakete açık haldeydi. Proje ile tankerlere kapatılacak olan İstanbul Boğazı, kentin korunabilmesi için önemli adımlardan biri olarak görülüyor.

5- Kanal ücretli olacak

Yap-işlet-devret sistemiyle yapılması planlanan Kanal İstanbul'u kullanacak olanlar ücret ödeyeceğinden maliyetini kısa sürede amorti etmesi bekleniyor.

Rus istihbarat ve araştırma gemisi Boğaz'dan geçmişti.

6- Çevre düzenlemesi ve transit taşımacılık

3'üncü köprü, İstanbul Havalimanı gibi önemli taşıma merkezleriyle bağlantılı olacak olan proje, karayolu transit taşımacılığı ile suyolu taşımacılığını birleştirmesi açısından önem arz ediyor. Yeni kent mimarisi ile şekillendirilmesi düşünülen kanal çevresinin de ise rüzgar enerjisi için önemli bir kaynak olacağı fikri hakimiyet kazanıyor.

7- Deprem ile Kanal İstanbul ilişkisi

Ahmet Fidan'ın yine aynı analizinin 'fırsatlar' bölümünde beklen İstanbul depremi ile Kanal İstanbul projesinin ilişkilendirildiği görülüyor ve şu ifadelere yer veriliyor:

"Çılgın İstanbul Uydukent Projesi, halihazırdaki İstanbul kentinin çeperinde, ona uydu olabilecek uzaklıkta, ülkenin en büyük enerji, ulaşım, ticaret ve sanayi bölgelerine yakın olduğundan dolayı kentin inşa edilmesinden kitlesel anlamda yönetimine kadar son derece önemli fırsatlar sunmaktadır.

Marmara Denizi'ndeki fay hatlarını gösteren harita.

Projenin bizzat kendisi, deprem kuşağında bulunan kadim ama çürük olan İstanbul Kentinin yeni ve güçlü olan yeni İstanbul kentsel alanına yönelmelerine neden olacak, böylece çok yakın gelecekte kuvvetle muhtemel beklenen İstanbul depreminde can ve mal kaybının ciddi oranda azalmasına neden olacaktır. Bir taraftan halihazırdaki İstanbul'un I. derece deprem bölgesinde en hayati risk kapsamında görülürken, buna karşılık bir taraftan da, kentin deprem yönüyle en risksiz alanına bu şehrin kurulacak olması önemli bir başka fırsattır."

8- Kanal İstanbul'un ulaşıma desteği

İstanbul'un 'kanayan yarası' ulaşım problemi için de bir fırsat sunan proje, sorunun kolay çözümü için geri dönüşümü daha mümkün hale getiriyor. Projenin hayata geçirilmesinin ardından çevresindeki yerleşim alanın genişlemesi, Marmara'ya yayılan bir kent izlenimi sunacağından ulaşım sisteminin de desteklenmesiyle daha kolay bir dönüşümün önünü açacak.

Hava, kara ve hava yollarının birbirine yakınlığı, bağlantılı yollar entegrasyon için imkan sağlayacak.

9- Kanal İstanbul hangi güzergahta projelendirildi?

Kanal İstanbul'un güzergahındaki 38 bin 500 hektarlık alanla ilgili planlama yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmişti. Projenin toplam büyüklüğü ise 244 milyon 750 bin metrekare. Projenin güzergahı; Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bakırköy, Başakşehir, Esenler, Eyüp ve Küçükçekmece'den oluşuyor.

Projenin detayları ve sayısal veriler için buraya tıklayın

Kanal İstanbul projesi İngiliz haber ajansı Reuters'ın hedefinde
Dünya Politika