Almanya'da aşırı sağcı şiddet tehlikesi: Göçmen karşıtlığından besleniyorlar

HABER MERKEZİ REUTERS, DİĞER, GZT 4 DAKİKADA OKUNUR

Almanya'da Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın hazırladığı gizli rapora göre, şiddet eğilimli aşırı sağcıların sayısı gün geçtikçe artıyor. Aşırı sağcıların örgütlenmelerini ilk olarak internet üzerinden gerçekleştikleri kaydediliyor. Göçmen karşıtlığı üzerinden beslenen Avrupa Birliği ülkelerindeki aşırı sağcı partilerin oy oranlarının artması dikkati çekiyor.

Almanya'da yayımlanan Welt am Sonntag gazetesinin haberine göre, Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın hazırladığı gizli bir rapor ülkedeki aşırı sağcı eğilimlerde artış olduğunu gözler önüne serdi.

Rapora göre aşırı sağcı çevrelerin farklı akımları içinde terörist eğilimler artıyor. Ayrıca aşırı sağcı çevreler içinde organize olmamış sağcılar arasında da terörist eğilimler ve şiddet potansiyellerinin gözlemlendiği kaydediliyor.

İnternet üzerinden radikelleşme artıyor

Raporda belirleyici aktörler olarak "öncelikle basit yapıda organize olmuş küçük grupların ve bireylerin" dikkat çektiği belirtiliyor.

  • Bu küçük gruplaşmalar arasındaki iletişimin ve radikalleşmenin öncelikli olarak internet üzerinden gerçekleştiği kaydediliyor.

Birçok aktörün "sadece birkaç ay veya yıldır aşırı sağ faaliyetlerde bulunduğunu" aktaran raporda, bu kişilerin bir kısmının "daha önce hiç göze çarpmamış” isimler olduğuna dikkat çekiliyor.

Raporda, sağcı terörist görüşlerin özellikle mülteciler, göç konularından beslendiği kaydediliyor.

"Aşırı sağcı yapılanmalar orduya kadar uzandı"

Alman istihbarat teşkilatlarını denetlemekle görevli özel Federal Meclis komisyonunun Yeşiller partili üyesi Konstantin von Notz, Welt am Sonntag gazetesine verdiği demeçte, "Aşırı sağcı yapılanmalar demokrasimiz için 1945'ten bu yana hiç bu kadar büyük tehlike arz etmemişti” ifadesini kullandı.

Geçtiğimiz yıl Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde aşırı sağ kaynaklı saldırıların sayısı yüzde 8 arttı. Almanya’nın doğusunda bin 212 vaka kaydedildi.

Von Notz, bu yapılanmaların bağlantılarının komşu ülkelerin hükümetleri, eyalet parlamentoları, Federal Meclis, emniyet teşkilatları ve orduya kadar uzandığını kaydetti.

Avrupa'da göçmen karşıtlığı aşırı sağcı ve milliyetçi siyasi partilerin hızla yükselmesine neden oluyor. Son dönemlerde yapılan seçimlerde göçmen karşıtlığı ve aşırı sağcı söylemler kullanan siyasi partiler Avrupa'da oylarını arttırarak ülke yönetiminde söz sahibi olmaya başladılar.

Almanya’nın doğusunda aşırı sağcı şiddet sayısında büyük artış

Almanya’nın doğu eyaletleri ile Berlin’de geçtiğimiz yıl aşırı sağcılar tarafından gerçekleştirilen saldırıların sayısında artış kaydedildi. Sağcı, Irkçı ve Antisemitist Şiddet Kurbanları Danışma Merkezleri Birliği (VBRG) Berlin’de 2018 yılı raporunu açıklamıştı.

  • Buna göre, 2018 yılında Almanya’nın doğu eyaletleri ile Berlin’de sağcı, ırkçı ve antisemitizm kaynaklı bin 212 saldırı kayıtlara geçti. Raporda, bu sayının 2017’ye kıyasla yaklaşık yüzde 8 fazla olduğuna dikkat çekilmişti. Raporda, 2018 yılında bin 789 kişinin de bu saldırıların doğrudan mağduru olduğu belirtildi.

Birliğin yıllık raporunda, doğu eyaletleri arasında farklılıklar bulunduğuna dikkat çekildi. Berlin, Brandenburg, Saksonya ve Thüringen eyaletlerinde aşırı sağ şiddetin artış gösterdiği, Mecklenburg-Vorpommern ile Saksonya-Anhalt eyaletlerinde düşüş yaşandığı ifade edilmişti.

  • Avrupa genelinde yükselişte olan partilerin siyasi görüşleri farklılık gösterse de benzer temalar öne çıkıyor: Göçmen karşıtlığı, İslam'a karşı olumsuz bakış açısı ve AB projesine şüpheyle yaklaşmak.
Avrupa kıtasında göçmen karşıtlığının hızla arttığı ülkeleri derledik.

0. İtalya

İtalya'da gerçekleşen son seçimlerden net bir sonuç çıkmaması ve aylar süren belirsizliğin ardından ülkenin iki popülist partisi Beş Yıldız hareketi ile Lig, koalisyon kurmaya karar vermişti.

Siyasi yelpazenin uç noktalarından çıkarak geniş kitlelerin desteğini çeken bu hareketler hem 2008 krizinden en çok etkilenen AB ülkelerinden birisi olan hem de göçmen krizini en belirgin şekilde yaşayan ülkelerden olan İtalya'da yükselişe geçti. Eski adı Kuzey Ligi olan Lig, İtalya'nın kuzeyinde ayrı bir ülke oluşturma hedefinden vazgeçip ülkeyi yöneten koalisyon ortaklarından birisine dönüşmüş durumda. 

- Koalisyonun programında belgeleri olmayan göçmenlerin kitlesel olarak sınır dışı edilmeleri var. 

- Lig hareketinin lideri ve yeni hükümetin İçişleri Bakanı Matteo Salvini, Sicilya Adası'na gerçekleştirdiği ziyarette, Sicilya'nın 'Avrupa'nın mülteci kampı olmaktan çıkarılması gerektiğini' ifade etmişti. - Hem Lig, hem de Beş Yıldız hareketi Euro Bölgesi'nin bir parçası olmaktan da rahatsız.

0. Avusturya

Muhafazakâr Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) koalisyon hükümeti kurdu.  Muhafazakârlar, merkez soldaki Sosyal Demokratlarla birlikte uzun süredir Avusturya politikalarında etkisini sürdürüyordu.

Almanya'daki gibi, göçmen krizi Avusturya'daki sağ partiler için de önemli bir kampanya aracı oldu.  Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, göçe karşı sert bir duruş sergiledi hatta FPÖ Kurz ve partisini söylem ve politikalarını çalmakla suçladı. 

Seçimlerden sonra da, önce okullarda başörtüsü yasağı getirilmesi ve göçmenlerin telefonlarına el konulması gibi gibi öneriler getirildi.
0. İsveç

Son seçimlerde İsveç Demokratları (SD) oyların yüzde 17'6'sını aldı. Partinin bir önceki seçimde oyu yüzde 12,9 seviyesindeydi.

Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin oy oranı da merkez sağdaki dört partinin ittifakı olan İttifak'ın oy oranı da yüzde 40 civarında. 2015'te Avrupa'ya göç akınının yükselişe geçmesiyle ülkede göçmenlerle ilgili kaygılar artmış, SD'nin oyunda hızlı bir artış gözlemlenmişti. Partinin köken Neo-Nazi ideolojisine dayanıyor; ancak geçtiğimiz yıllarda yenilenmeye gitti ve 2010'da parti ilk kez parlamentoya girdi.

Sosyal Demokratların azınlıklara hoşgörü politikaları karşısında SD, göç denetiminin sertleşmesini istiyor. Yalnız İsveç'teki resim birçok ülkeden farklı. İsveç herhangi bir Avrupalı ülkeye göre kişi başına çok daha fazla göçmen barındırıyor. İsveç göçmenlere olan tavrı da çok daha olumlu bulunan ülkelerden.
0. Macaristan

Geçtiğimiz yıl Nisan ayındaki genel seçimleri, tüm oyların neredeyse yarısını alan sağcı iktidar partisi FİDESZ kazandı. Seçim öncesi dönemde radikal sağ çizgiden merkez sağa doğru pozisyon alan JOBBİK oylarını arttırarak Macar parlamentosunda ikinci parti haline gelmiş olsa da, seçimlerde aldığı oy oranı beklenenin çok altında kaldı. 

Başarının nedeni Başbakan Viktor Orban hükümetinin Avrupa'ya yönelik mülteci akınının sürdüğü bir dönemde kamuoyunda beliren kaygıları zamanında ve doğru okuyarak, buna göre politika belirlemesi olarak gösterildi.  Orban uzun süredir kendisini Macaristan ve Avrupa'nın Müslüman göçmenler karşısındaki savunucusu olarak tanıtıyor. 

Bir kez "Karışık nüfuslu bir Avrupa kimliksiz bir Avrupadır" demiş, bu yorumu nedeniyle ırkçılıkla suçlanmıştı. Orban halen Polonya, Çekya ve Slovakya dahil AB'nin kota sistemine dayalı göç politikalarına karşı çıkan Orta Avrupa ülkelerinin sesi olarak görülüyor.
HABER MERKEZİ GZT Editörü

Son dakika gelişmelerini, gündemdeki haberleri, bildiğiniz haberlerin bilmediğiniz detaylarını sizlerle buluşturuyor.