'Ara Bölge'de sıkışan DEAŞ'lı teröristler nasıl yargılanacak?

ÇAĞRI SAÇARALP DİĞER, GZT, REUTERS 4 DAKİKADA OKUNUR

Suriye'deki DEAŞ'lı terörislerin nerede yargılanacağına ilişkin Washington'da dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleşen toplantıda anlaşma sağlanamadı.

Avrupalı mevkidaşlarına seslenen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, üyelerin, vatandaşı olan DEAŞ'lı teröristleri geri alması ve yargı karşısına çıkarması gerektiğini söylerken, Fransa, DEAŞ mensuplarının Irak'ta yargılanmasını önerdi.

Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da teröristlerin vatandaşı oldukları ülkelerce geri alınması gerektiğini vurguladı.

DEAŞ'lı teröristlerin yargılanması meselesine dair GZT'ye değerlendirmelerde bulunan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selami Kuran, "Avrupa devletlerinin DEAŞ'lı teröristleri, yargılamadan kaçmak için idari kararla vatandaşlıktan çıkartması uluslararası hukuka aykırı" dedi.

ABD'nin başkenti Washington’da DAEŞ'le Küresel Mücadele Koalisyonu Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda Suriye'deki teröristlerin nerede yargılanmaları gerektiği tartışıldı.

Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’deki yabancı terör savaşçılarının vatandaşı oldukları ülkelerce geri alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bölgemiz yabancı terör savaşçıları için bir çöplük alanı değil ve olamaz” dedi.

Terör elebaşı Bağdadi’nin ablası dahil yakın çevresini de yakaladıklarını hatırlatan Çavuşoğlu, “Bu başarıların ardından artık yeni bir vizyon çizme zamanı. Hedef ve eylemde birliği sağlayamazsak DEAŞ ortadan kaldırılamaz. DEAŞ, PYD/YPG/PKK ya da El Kide olsun, farklı terör örgütleri arasında cımbızlama yapmak DEAŞ ekosistemini besler” şeklinde konuştu.

Teröristlerin vatandaşlıklarını almanın güvenliği sağlamadığı gibi, bu ülkeleri de sorumluluktan kurtarmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

  • "Biz operasyon alanında 287 yabancı terör savaşçısıyla aile üyelerini yakaladık. Bunların iadesi için, vatandaşı oldukları ülkelerle çalışıyoruz. İadenin usül ve kurallarını geliştirmek için gayriresmi bir çalışma grubu kurabiliriz.
  • İlk toplantıyı Türkiye’de yapmaya da hazırız. İkincisi, DEAŞ ideolojisini besleyen kök nedenlerin üzerine gitmeliyiz. Üçüncüsü de, koalisyon meşru yerel ortaklarla çalışmalı. PYD/YPG bir terörist oluşumdur ve bu şekilde muamele görmelidir."

Fransa'dan DEAŞ üyeleri Irak'ta yargılansın önerisi

ABD'deki dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleşen toplantıda ABD ve Avrupalı yetkililer arasındaki anlaşmazlık yaşandı.

Fransa'nın DEAŞ üyelerinin Irak'ta yargılanması önerisi, ABD tarafından "sorumsuzluk" olarak değerlendirildi.

"Suçu işledikleri yere en yakın yerde yargılansınlar"

Amerika, Suriye'deki yabancı savaşçıların, vatandaşı oldukları ülkeler tarafından geri alınmasını ve oralarda yargılanmasını istiyor.

Avrupa ülkeleri ise, söz konusu savaşçılarla ilgili, delillerin toplanmasının güçlüğü ve saldırı tehdidi gibi nedenler ileri sürerek bu teklife karşı çıkıyor.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, toplantı sonrası medyaya, savaşçıların "suçu işledikleri yere olabilecek en yakın yerde adalet önüne çıkarılması gerektiği" görüşünü savundu.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian

Hükümetinin pozisyonunu açıklayan Le Drian, savaşçıların büyük çoğunluğunun Irak ve Suriyeli oluşunu da gündeme getirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Terörizmle Mücadele Koordinatörü Sales ise görüş ayrılığının altını çizerek, "ABD, Irak'ın omuzlarına böyle bir yükü yüklemenin uygunsuz oldığunu düşünüyor. Özellikle de söz konusu savaşçılar Avrupalıyken" dedi.

DEAŞ'lı teröristlerin nerede yargılanması gerektiğine dair görüşlerine başvurduğumuz Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selami Kuran, DEAŞ'lı teröristlerin işlediği suçların uluslararası hukuka göre insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirileceğini vurgulayarak şunları kaydetti:

  • "Esas itibariyle şuna bakmak lazım. Bir defa DEAŞ'lı teröristlerin 50 farklı ülkeye tabi. 50 farklı ülkenin vatandaşı olan yaklaşık 11.000 DEAŞ'lı terörist olduğu söyleniyor. İkinci önemli husus özellikle ihtilaf nerede çıkıyor? DEAŞ'lı teröristler Irak'ta ve Suriye'de insanlığa karşı suç işlediler. İnsanları katlettiler, köle ticaretinde bulundular. normal şartlarda suç işledikleri yerde yargılanmalılar. Ancak Irak'ta ve Suriye'de sağlıklı işleyecek bir yargı mekanizması yok. Suriye'de iç karışıklıklar, iç savaş mevcut. Irak'ta da kısmen iç karışıklıklar var. Peki bunları hangi ülke yargılayacak? Orada da temel prensip vatandaşı oldukları ülkelerin teröristleri yargılamasıdır.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selami Kuran

Yabancı DEAŞ'lı teröristlerin vatandaşı oldukları kaynak ülkede yargılanmaları konusunda ABD ve Türkiye aynı noktada durduğunu ifade eden Kuran, "Teröristlerin de bir kısmı Suriye'de bizim Güvenli Bölge olarak belirlediğimiz kontrolümüz altındaki yerlerde bulunuyor. Türkiye'nin ilk olarak dile getirdiği husus şu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğüne, bağımsızlığına karşı suç işleyenler, Türk vatandaşlarına karşı suç işleyenler ki DAEŞ'lilerin bir kısmı Akçakale'de Ankara'da Kilis'te Ceylanpınar'da terör faaliyetlerine giriştiler. Türkiye kendi egemenlik alanına, vatandaşlarına karşı suç işleyenleri yargılama yetkisine sahip ve bu süreç devam ediyor. Ancak Türkiye'ye karşı suç işlememiş DEAŞ'lı yabancı teröristler de söz konusu. Türkiye bu teröristleri vatandaşı oldukları ülkelere sınır dışı (deport) edip, orada yargılanmalarını istiyor. Bu teröristler Suriye'de Irak'ta faaliyet gösteren Türkiye'nin yakaladığı, gözaltına aldığı DEAŞ mensupları. Asıl olan DEAŞ mensubu teröristlerin vatandaşı oldukları ülkelerin bu teröristleri insanlığa karşı işledikleri suçlardan yargılaması. Uluslararası hukuka göre şunu net olarak söyleyebiliriz. DEAŞ'lı yabancı teröristlerin işlemiş oldukları suçlar uluslararası suç kapsamındadır. Dolayısıyla burada temel prensip teröristlerin vatandaşı oldukları kaynak ülkede yargılanmalarıdır." şeklinde konuştu.

Fransa, İngiltere, Hollanda gibi bazı devletlerin teröristleri vatandaşlıktan çıkartmasının uluslararası hukuktaki yerini sorduğumuz Kuran, teröristleri vatandaşlıktan çıkartma işleminin sadece teröristlerin yargılanmasından kaçınmak için, sorumluluktan kaçmak için yapıldığını belirterek bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Bu durum uluslararası hukukun açık ihlalidir. Çünkü 1961 tarihli BM'nin Vatansız kişilerin azaltılmasına dair sözleşmesi var. Bu sözleşmeye diğer devletlerin bağlı olduğu gibi Avrupa'daki devletler de dahil. Bu sözleşmeye göre hiçbir devlet kendi vatandaşlarını vatansız duruma düşürecek şekilde hukuk dışı yollarla vatandaşlıktan çıkaramaz."

BM 1961 Sözleşmesi nedir?

  • Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30.08.1961 tarihinde New York’ta kabul edilen ve 13 Aralık 1975 tarihinde yürürlüğe giren Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşme’nin 8. maddesinin birinci fıkrası şöyle:
  • “Bir Sözleşmeci Devlet, hiç kimseyi vatansız duruma düşürecek biçimde vatandaşlıktan çıkaramaz"

Vatandaşlıktan çıkartma işlemi uluslararası hukuka göre hangi durumlarda yapıldığına yönelik bilgi veren Kuran, "Devletlerin kişileri vatandaşlıktan çıkarabilmesi için vatandaşlığın yalan beyanla, sahte evraklarla elde edilmiş olması, kişilerin casusluk faaliyetinde bulunması gerekir. Avrupa devletlerinin aldıkları kararlarda bunların hiçbirisi söz konusu değil. Dolayısıyla DEAŞ'lı teröristlerin yargılanmasından kaçınmak sorumluluktan kaçınmak için vatandaşlıktan çıkarma işlemi yapılması hem 1961 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin hem de uluslararası hukukun açık ihlalidir. Nitekim Dışişleri Bakanlığımız bu durumu açık biçimde her platforma dile getiriyor." ifadelerini kullandı.

Son günlerde Almanya'da DEAŞ'lı teröristlerin tüm sorumluluğunun Türkiye'ye bırakılmasının doğru olmadığına yönelik görüşlerin öne çıktığını hatırlatan Kuran, "Almanya'da BM önceliğinde geçici Uluslararası Ceza Mahkemesi kurulması gerekir şeklinde gündeme getirilen teklifler var." dedi.