Hocalı Katliamının 27. yılında acılar halen taze

ÇAĞRI SAÇARALP YENİ ŞAFAK, GZT, AA, DİĞER 3 DAKİKADA OKUNUR

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Ermeniler tarafından gerçekleştirilen katliamın yarası 27 yıldır kabuk bağlamadı. Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında 27 yıl önce yaşananları hatırlayalım.

Hocalı, bundan tam 27 yıl önce, 25 Şubat gecesi Ermeni silahlı güçleri tarafından ele geçirildi, bir katliam yaşandı. 613 kişi öldürüldü. Öldürülenlerin 83'ü çocuk, 106'sı kadındı.

0. Kara gün: 26 Şubat 1992
1988'de başlayan Azeri ve Ermeni halkı arasındaki Karabağ Savaşı devam ediyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisindeki Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askeri hedef niteliği taşıyordu.
Azeri resmi kaynaklarına göre, 1992 yılında Ermeni güçleri 25 Şubatı 26 Şubat'a bağlayan gece Hocalı kasabasının giriş ve çıkışını kapadılar. 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice katledildi. Toplam 487 kişi ağır yaralandı.
Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68'i kadın ve 28'i çocuk toplam 150 kişinin akıbetine ilişkin bilgi yok.
0. 1 milyon Azerbaycan Türk'ü yurdunu terk etti

Bu olayın ardından Azerbaycan topraklarının yüzde 20'si Ermenistan'ın işgaline uğramış, bir milyon civarındaki Azeri yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmışlardır. Aradan 25 yıl geçmiş olmasına rağmen Azerbaycan nüfusunun yüzde 10'undan fazlası ülke içinde yerinden edilmiş sığınmacılardan oluşmaktadır. Bu durumun dünyada başka bir örneği yoktur ve ne yazık ki, zorla topraklarından edilmiş en büyük nüfus hareketi olmasına rağmen, medeni dünya bu durumu sadece seyretmiş ve ciddi hiçbir şey yapılmamıştır.

0. Ermeni gazeteci gözünden Hocalı Katliamı
Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan yaşadıklarını şu şekilde anlatmıştı:

Vahşeti yaşayan ve sonra Beyrut'a yerleşen Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, For the Sake of Cross (Haçın Hatırı İçin) isimli kitabında olayı şu satırlarla anlattı : Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı'nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hálá yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa'ya döndüm. Onlar Haç'ın hatırı için savaşa devam ettiler.


0. Rusya perde arkasında katliamı destekledi

Hocalı Katliamı'na giden süreçte Ermenilerin Ruslar tarafından açıkça desteklendiğinin bulguları da var.

Hocalı soykırımında Ermenileri cesaretlendiren ve her türlü desteği sağlayan Rusya olmuştur. Zamanın Sovyet lideri Gorbaçov çıkardığı bir kanunla Azerbaycan'ın bütün bölgelerinde av silahları da dahil olmak üzere her türlü silah toplanmıştır. Dağlık Karabağ'da bu görev Rus askerleri tarafından yerine getirilmiş ve tek taraflı işletilmiştir. Bu durumun sonucunda Ermeniler bölgede terör ve şiddet eylemine başlamış, 1990 yılı başlarında yaklaşık 186 bin Azeri, topraklarını terk etmek zorunda kalmıştır. Hocalı Katliamı sırasında da Rus askerleri Ermenilere her türlü desteği sağlamışlardır. Rusya olaylarla ilgisinin olmadığını iddia etse de, Rus ordusundan kaçan askerler Ermenilerin safında katliam yaptıklarını itiraf etmişlerdir.

0. Ermeniler soykırımın bilinçli yapıldığı itiraf ettiler

Dönemin Ermenistan Savunma Bakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın İngiliz gazeteci Thomas de Waal'a verdiği bir röportajda, "Hocalı'dan önce Azerbaycanlılar Ermenilerin sivillere dokunmayacağını düşünüyordu. Biz bu algıyı kırdık." şeklindeki sözleri, Ermeni yönetimin katliamı bilinçli şekilde gerçekleştirdiğinin itirafıydı.

0. Katliama dünyadan tepkiler

28 Şubat'ta gazetecilerden oluşan bir grubun helikopterle katliamın yaşandığı yere gitmesinin ardından katliama dair elde edilen fotoğraf ve görüntüler, yabancı basında geniş yer buldu.

14 Mart 1992 tarihli Fransız "Le Monde" gazetesi katliama dair, "Ağdam'da bulunan basın mensupları, Hocalı'da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında kafa derisi soyulmuş, tırnakları çıkarılmış üç kişi görmüşler. Bu, Azerilerin propagandası değil bir gerçektir" ifadelerini kullandı. Rus "İzvestiya" gazetesi ise 4 Mart 1992 tarihli sayısında "Kamera kulakları kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yarısı kesilmişti. Erkeklerin kafa derisi soyulmuştu" ifadelerine yer verdi. Benzer tasvirler İngiliz, Ukrayna, Bulgaristan ve daha birçok yabancı medya organında da yer aldı.

Tüm dünyanın gözleri önünde meydana gelen Hocalı Katliamı'na, uluslararası kurumlar ise sessiz kalmayı tercih etti. BM Güvenlik Konseyi 1993'de 4 karar kabul etmiş olsa da, bu kararlar Hocalı Katliamı ile ilgili değil, "Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğine" yönelikti.

Meksika Senatosu, Pakistan Senatosu, Kolombiya Parlamentosu, Çek Cumhuriyeti Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi, ABD'nin Teksas, New Jersey, Massachusetts, Georgia eyaletlerinde kabul edilen kararlarda Hocalı Katliamı "soykırım" olarak nitelendirildi.

ÇAĞRI SAÇARALP GZT Editörü

GZT Gündem’in sorumlu editörü olarak görev yapıyor. GZT’de Cinayet Ansiklopedisi ve Oltamıza Takılanlar programlarını hazırlayıp sunuyor. Çaya olan düşkünlüğü ve konuşkanlığıyla tanınıyor. Çağrı’ya cagri.sacaralp@gzt.com adresinden ulaşabilirsiniz.