Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İdlib mesajı: Saldırı mutabakatın açık bir ihlalidir

HABER MASASI AA 9 DAKİKADA OKUNUR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 şehidin verildiği saldırı için "İdlib mutabakatının açık ihlali, rejim için sonuçları olacak" dedi. İdlib'de operasyonların devam edeceğini söyleyen Erdoğan, 'Rusya ile gerilim' olasılığıyla ilgili mevcut işbirliklerini hatırlattı ve "Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok" diye konuştu. Cumhurbaşkanı, Libya'daki gelişmeler için de "Şu anda ibre inanıyorum ki lehe dönüyor" ifadesini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyaretinden yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı.

Ukrayna'daki temaslarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Erdoğan, bu ülke ile tesis ettikleri Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin 8'inci toplantısını gerçekleştirdiklerini ve 7 anlaşma imzaladıklarını söyledi.

Ukrayna ile Türkiye'nin ticaret hacminin yaklaşık 5 milyar dolar olduğunu anımsatan Erdoğan, 2023 itibarıyla 10 milyar dolar gibi bir hedef belirlediklerini ifade etti.

Geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden Ukraynalı turist sayısının 1,5 milyon olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ukrayna ile sanayi alanında yoğun bir iş birliğimiz var ancak bunu daha da geliştireceğiz. Bu konuda Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Vladimir Zelenskiy ile kararlı bir mutabakata vardık. Ayrıca telekomünikasyon, enerji, ticaret ve kültür alanlarında da yakın çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

"Kırım Tatarları konusunda kararlı olduğunu gördüm"

Erdoğan, Kırım Tatarları konusundaki pozisyonlarının net olduğunu, Kırım'ın ilhakını tanımadıklarını ve haklarını korumak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin de bu konuda kararlı olduğunu gördüğünü vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O da özellikle 'Kırım Tatarları konusunda hassasiyetiniz nedir?' diye bunları benden ayrıca öğrenmek istedi. Ben de kararlılığımızı söyledim. Hatta şu anda Herson Bölgesi'nde 500 konut yapabiliriz diye bir teklifte bulundu, 'beraber yapalım' dedi. Biz de kendilerine isabetli olur dedik. Çevre ve Şehircilik Bakanımız bir heyetiyle beraber inşallah gelecek, burada Sayın Başkan'ın belirleyeceği isimlerle görüşmelerini yapacak ve hangi bölge isabetli olursa orada çalışmalara başlayacaklar.

Kiev'de Kırım Tatar kardeşlerimiz için cami, konut ve iş yerlerinden oluşan bir külliye inşa edeceğiz. Bunun için yine müşterek bir adım atacağız. 33 dönümlük bir arazi oradaki kardeşlerimiz tarafından alındı. Kırım Tatarlarının kendi ayakları üzerinde durmasını çok çok önemsiyoruz. Bu çerçevede Mustafa Cemiloğlu ile görüştüm, diğer arkadaşlarla da görüştük. Kırımlı kardeşlerimize siyasi, ekonomik, diplomatik ve kültürel alanlarda da her türlü desteği vereceğiz. Özellikle Herson'da atılacak adımları önemsiyoruz. Tabii bu adımlarla beraber daha sonra yine Sayın Başkan'la oralarda ne gibi adımlar atabiliriz bunları da konuşacağız."

Erdoğan, Kırım konusunda AGİT Ukrayna Özel Gözlem Misyonu'nun önemli bir rol oynadığını, bu misyonun başkanlığını 2014'ten bu yana hep Türk büyükelçilerin yürüttüğünü aktardı.

"Rejim için tabii ki bunun sonuçları da olacaktır"

İdlib'de gerçekleştirilen saldırıda 7 askerin ve bir sivil görevlinin şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bu, İdlib mutabakatının açık bir ihlalidir. Rejim için tabii ki bunun sonuçları da olacaktır. Derhal karşılık verdik ve bundan sonra gereği neyse yapılacak dedik. Bu attığımız adımın ardından da orada 76 civarında rejim mensubunu etkisiz hale getirdik. Bunların büyük bir kısmı ölmüş durumda, belli bir kısmı yaralı. Fakat Rus tarafına da bunun bütün bilgilerini de koordinatlarıyla arkadaşlarımız verdiler. Başta Milli Savunma Bakanımız olmak üzere Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımız yaralı askerlerimizi hastanelerde ziyaretlerini yaptılar." şeklinde konuştu.

"Hem sahada hem de masada gerekli adımları atıyoruz"

"Askeri gözlem noktalarımız tabii ki orada (İdlib) hayati rol oynuyor ve yerlerinde kalacaklar. Gerekli tahkimatlar yapılıyor." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İdlib'de yeni bir savaşa, sivil katliamına ve göç dalgasına müsaade edemeyeceğimizi de onlara bildirdik. Bugün de Dışişleri Bakanımız, Rus mevkidaşı Lavrov ile bir görüşme yaptı. Hem sahada hem de masada gerekli adımları atıyoruz. İdlib konusunda uluslararası toplumun da sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Türkiye'yi takdir etmek yeterli değil, biz somut adımlar da görmek istiyoruz. Hakikaten 'Bu kadar insanı yediriyorsunuz, içiriyorsunuz, giydiriyorsunuz, sağlığıyla ilgileniyorsunuz. Türkiye çok büyük işler yapıyor' gibi bizi takdir kelamları artık yetmiyor. İcraat istiyoruz. Aksi takdirde diğer adımları atma girişimine de başlayacağız."

Erdoğan, Libya'daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini, yapılan askeri komite toplantısının sonuçlarını takip edeceklerini aktardı.

Meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin yanında siyasi süreci desteklemeye devam edeceklerine dikkati çeken Erdoğan, "Bu bağlamda Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir telefon görüşmem olacak. Arkadaşlarımız da muhataplarıyla temas halindeler. Temenni ederim ki bu görüşmelerden de hayırlısıyla neticeleri alırız." dedi.

"Suriye alan kazanmaya çalışıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib'de şehitlerimiz var ve operasyonlar devam ediyor. Acaba bu operasyon da daha önce yapılan üç operasyon gibi kapsamı, derinliği olan dördüncü bir operasyona dönüşür mü? 'Gereğini yaparız' derken neyi kastediyorsunuz? İkinci bir soru da Milli Savunma Bakanımız söz etmişti bir güvenli bölgeden. Güvenli bölge derken bunun bir sınırı çizilmiş mi?" sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Olayı müteakiben biz yola çıktık ve ardından arkadaşlarımız hemen adımları attılar, havan topları ve fırtına obüsleriyle tamamen alana girdiler ve kısa sürede de netice almaya başladılar. Hatta SİHA'lar da devredeydi. 76 rejim unsuru etkisiz hale getirildi. Bunlar tabii tespit edilenler. Milli Savunma Bakanımız tespit edilemeyenlerin de olduğunu söyledi. Bunlar daha çok telsiz konuşmalarıyla tespit ediliyor. 'Şu kadar kişi kaybettik' filan diyorlar. Bir telsizden farklı bir rakam, bir telsizden daha farklı bir rakam gelebiliyor.

Onun için telsiz takibinde aldığımız bu tür rakamlarla şu anda bize ulaşanlar bunlar. Bu süreci tabii devam ettireceğiz. Çünkü Suriye, şu anda İdlib'deki o masum, mahzun insanları sınırlarımıza doğru sürerek orada alan kazanmaya çalışıyor. Biz de Suriye'ye burada alan kazanma fırsatı vermeyeceğiz, çünkü şu anda bu bizim yükümüzü artırıyor. Şu anda zaten bizim sınırlarımızda yoğun bir çalışma var ve biz sınırlarımızdan 30 ila 40 kilometre Suriye içinde ileri gidiyoruz ve oralara da briket barınaklar yapıyoruz. Şimdi ona başladık."

Suriyeliler briket barınak yapımında çalışıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, briket barınak konusunda da yoğun bir çalışmanın devam ettiğini, çadır kentlerle bu işi çözmenin mümkün olmayacağının altını çizdi.

"Kış mevsimindeyiz, çadır kentlerde o insanların yaşam koşullarının ne olacağını düşünün. Konforunu biraz daha ileri götürelim, 25-30 metrekarelik briket barınakları yapalım dedik ve inşaat şu anda hızla devam ediyor." şeklinde konuşan Erdoğan, "Hatta konuyu Sayın Merkel'e de açtım. Merkel de destek sözü verdi. Oradan gelecek desteği de burada süratle kullanarak ilk etapta hiç olmazsa 25 bin civarında briket barınak yapalım istiyoruz. Bununla orada onlar için güvenli bir bölge tesis edelim istedik. Şu anda yapılan çalışma bu ve yoğun bir şekilde devam ediyor. Burada tabii Suriyeli kardeşlerimizi de eleman olarak değerlendirip çalıştırıyoruz ve inşaatlar da orada devam ediyor." açıklamasında bulundu.

"İdlib operasyonunun bu şimdi ilk ayağı"

Erdoğan, "Adı olan, yani, Barış Pınarı gibi kapsamlı bir operasyon düşünüyor musunuz? sorusunu, "İdlib operasyonunun bu şimdi ilk ayağı. Bunu biliyorsunuz cuma günü söyledim. Şimdi bu operasyon yapıldı ama bunlar demek ki şaka yaptığımızı zannediyorlar. Operasyonların bunlara ciddi bir ders olduğu kanaatindeyim ama durmayacağız, aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz." yanıtını verdi.

Rusya ile ilişkiler

"İdlib'de verilen sözler tutulmadı. Rusya ile bu manada bir gerginlik de yaşanıyor. Mevcut işbirlikleri ve S-400 alımı dikkate alındığında Rusya'ya bir mesaj vermek ister misiniz?" sorusuna Erdoğan, "Bizim, Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da ciddi bir çelişki içerisine girmemize gerek yok. Bunu niye söylüyorum? Bizim şu anda Rusya ile çok ciddi stratejik girişimlerimiz var." yanıtını verdi. Bunlardan birinin çok kararlı şekilde başlatılan "nükleer enerji" konusu olduğunu hatırlatan Erdoğan, burada ciddi rakamların olduğunu, inşa sürecinin devam ettiğini söyledi.

Erdoğan, bu konuyla ilgili 300'ün üzerinde mühendisin Rusya'da yetiştirildiğini, bunların Türkiye'de çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.

İki ülke arasındaki Türk Akım Projesi'nin de büyük önem arz ettiğini, buradan Avrupa'ya geçiş olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir diğer adım, şu anda doğal gazımızı çok ciddi bir oranda Rusya'dan alıyoruz. Bu da bizim için önem ifade ediyor, çünkü stratejik bir yatırım. Şu anda Rusya ile aramızda bir diğer önemli adım da S-400 konusu. Bizim S-400'den geri adım atmamız diye bir şey söz konusu değil. Toplam ticaret hacmimize baktığımız zaman şu an diyebilirim ki belki en düşük rakamdayız ama yine 20 ila 25 milyar dolar arasında bir ticaret hacmi görünüyor. Bu yıl temennimiz o ki inşallah çok daha fazla olacaktır. Tabi Rusya ile turizm noktasındaki ilişkilerimiz de iyi bir noktada. Malum, birinci sırada Rusya, Almanya ikinci sıraya düştü. Bunlar bizim için önem arz ediyor. Bu bakımdan bunları biz görmemezlikten gelemeyiz. Onun için de tabi her şeyi oturacağız konuşacağız. Öfke ile değil. Çünkü öfke ile kalkan zararla oturur. Ama tabi nerede öfke, nerede zarar bunların da tespitini yapmak, istişare ile kararını vermek önem arz ediyor. Şu anda durum bu."

"Biz de endişelerimizi söyleyeceğiz"

"İdlib'deki sıcak gelişmelerden sonra Avrupa ülkeleri ve ABD ile bir temasınız oldu mu? Mülteciler konusunda hem Avrupa hem de ABD'den Türkiye'ye destek mesajları gelmişti. Beklentiniz nedir?" sorusuna Erdoğan, "Bu son gelişmelerle ilgili bunlardan bize gelen bir destek beyanı yok ama ne zaman bunlarla bir araya gelsek hepsi 'İdlib'de ne oluyor?' diye soruyorlar. Biz de ne olduğunu kendilerine anlatıyoruz." karşılığını verdi.

Türkiye'ye herhangi bir destek olmadığı gibi 2014 itibarıyla verilen sözlerin de yerine getirilmediğine dikkati çeken Erdoğan, "3 artı 3 milyar avro bize destek vereceklerdi. Onun ilk 3 milyar avroluk kısmını bile tamamlamadılar. Şu anda ikinci 3 milyar avroyu yeni başkana da söyledik. O da yine 'Baktık, çalışıyoruz, görüşüyoruz, şudur budur' gibi laflar ediyor. Oradan da bir şeyler geleceğine ihtimal vermiyorum. Bu konularda Amerika, Avrupa Birliği, bunların birbirinden farkı yok. Zaten bunlar tek millettir biliyorsunuz." diye konuştu.

Erdoğan, "Bir başka tartışma konusu da Libya. Yarın Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir görüşmeniz olacak. Geçen hafta Fransa, Türkiye'yi 'ambargoyu ihlal etmekle' suçladı. Almanya da 'Bu ihlallerden endişeliyiz, rahatsızız' dedi. Buna ne cevap vereceksiniz?" sorusu üzerine şöyle konuştu:

"Biz de endişelerimizi söyleyeceğiz. Onların yaklaşımlarından biz çok fazlasıyla endişeliyiz. Çünkü bunlar teröristlerle iş birliği yapıyor. Başta Macron, zaman zaman Sayın Merkel'e söylediğimiz halde aynen o da devam ediyor. Serrac'ın meşru olduğunu kabul ediyorlar. Serrac'ın meşru olduğunu kabul ettikleri halde Serrac'a değil, gayrimeşru olan Hafter'e destek veriyorlar. Mesela adam Moskova'dan kaçtı. Berlin'de otel odasına saklandı. Ama buna rağmen yine onlar Hafter'i savundular, ardından yine davet ettiler. Şimdi işte en son geleceğine dair söz vermiş. Son görüşmelerin durumunu ele alacağız ama maalesef bunlar samimi davranmıyorlar. Biz bu noktada çok doğru bir çizgide olduğumuza inanıyoruz ve şu anda da orada ibre inanıyorum ki lehe dönüyor. Çünkü her geçen an orada lehte gelişmeler var. Şu anda özellikle bu askeri görüşme noktasında Birleşmiş Milletler temsilcisinin devreye girmesi ile alakalı bazı adımlar var. Biz de onları takip ediyoruz ama 'bunlar güven veriyor mu' derseniz, şahsen bana hiç güven vermiyor."

"Bundan bir şey çıkmaz"

"Trump'ın sözde 'Orta Doğu barış planına' dair bir açıklamanızda 'Eğer biz, Kudüs'ü koruyamazsak, kem gözlerin Kabe'ye çevrilmesine engel olamayız' dediniz. Arap dünyasından, İslam dünyasından daha kararlı, daha net bir tutum bekliyor musunuz?" sorusunu Erdoğan, "Bizim açıklamalarımızdan sonra Arap Ligi de müspet bir açıklama yaptı. Cidde'de İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bir toplantısı vardı. Oraya Dışişleri Bakanımız Mevlüt Beyi gönderdik. İslam İşbirliği Teşkilatı da bu planı reddettiğini duyurdu. Bu iyi bir gelişme." diye yanıtladı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile cuma günü bir görüşmesinin olduğunu anımsatan Erdoğan, kendisini kararlı gördüğünü, "Bu görüşmeden sonra Amerika'ya gideceğim, orada görüşeceğim." dediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Ardından cumartesi günü İsmail Haniye ile bir görüşme yapıldı ve onları orada çok kararlı gördüm. Yani hepsinde adeta 'Kudüs'ü vermeyiz, bu baş bu bedenden kopmadıkça Kudüs elden gitmez' diyecek kadar kararlılık var. Tabi bunları görünce duygulanıyoruz. Ecdadımız, bunun güzel örneklerini vermiş zaten. İnşallah biz de üzerimize düşeni sonuna kadar yapacağız. Zaten Trump ile Netanyahu'nun bir araya gelerek yapmış oldukları gösteri, bir netice tevdi etmiyor. Bundan bir şey çıkmaz. Oraya kipalıları toplamışlar, 3-4 tane de malum Arap büyükelçisi, o kadar. Bu bir uluslararası anlaşmanın sonucu değil. Onun için de biz görüştüğümüz bütün liderlere durumu anlatıyoruz."

Bakan Akar: 76 Rejim mensubu asker etkisiz hale getirildi
Jurnal.ist

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Astana ve Soçi süreçleri yara almaya başladı
Jurnal.ist

İdlib'de şimdi ne olacak?
Jurnal.ist

İdlib'deki saldırıda şehit sayısı 6'ya yükseldi
Jurnal.ist

Suriye'deki saldırı sonrası Türkiye'den ilk hamle: Ruslarla devriye iptal
Jurnal.ist