Maruf Önal’ın ilk yapı tasarımı: Dr. Belen Evi

Dr.Belen Evi, ön cephe. Fotoğraf: Uluç Algan
Dr.Belen Evi, ön cephe. Fotoğraf: Uluç Algan

Bugünkü yazımızda 2010 tarihinde aramızdan ayrılan Mimar Maruf Önal’ın henüz akademide asistan olduğu bir dönemde tasarladığı ilk yapısı olan Dr. Belen Evi’ni inceleyeceğiz. Geleneksel, tarihsel ve kültürel tüm referanslardan arınmış, 20. yüzyıl mimarlığında önem kazanan yalın bir tasarıma sahip yapı, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinin merkezi ve işlek bir semti olan Vişnezade’de, Baba Efendi Sokak’ta konumlanıyor. Cephe kaplamasında sonradan yapılan değişikliklere rağmen, Dr. Belen Evi günümüzde hala özgün karakterini ve boyutlarını olabildiğince koruyor.

Dr.Belen Evi, ön cephe, 1943. Fotoğraf: Maruf Önal, 1995; Ötkünç, 2012.
Dr.Belen Evi, ön cephe, 1943. Fotoğraf: Maruf Önal, 1995; Ötkünç, 2012.

Dr. Belen Evi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinin merkezi ve işlek bir bölgesi olan Vişnezade semtinde, Şairler Parkı’nın yakınında, çok sayıda kafe, restoran ve mağazanın bulunduğu bir konumda, Baba Efendi sokak, 13 numarada konumlanıyor. İstanbul’da hala mevcut sayılı modernist konut örneklerinden biri olan Dr. Belen Evi, Mimarlar Odası'nın kurucuve 3 numaralı üyesiMimar Maruf Önal tarafından, henüz akademide asistan olduğu bir dönemde, 1943 tarihinde tasarlanıyor. Maruf Önal, beş yıl mimarlık eğitimi aldıktan, 1943 yılında Güzel Sanatlar Akademisi'ndenbirincilikle mezun olduktan sonra 1943 ile 1946 yılları arasında Akademi'de, Sedad Hakkı Eldem'in asistanı olarak çalışıyor. Önal’ın kendisini “sıradan” bir mimar olarak nitelendirdiği biliniyor. Önal, mesleki kariyeri boyunca, çoğunluğu İstanbul'da yer alan, bugünkü yazımızda ele aldığımız Dr. Belen Evi gibi farklı konut tiplerinden, iş yerlerine, dinlenme, eğlence alanlarına ve ulaşım yapılarına kadar geniş bir çeşitlilikte yapılar tasarlayarak Türkiye'nin mimari üretimine değerli katkılarda bulunuyor.

Bitişik nizamda, iki cepheli, zemin üzeri üç katlı olarak tasarlanan Dr. Belen Evi’nin kimliğini 6.50 m ölçüsündeki Baba Efendi sokağına bakan, dar ön cephesi belirliyor. Zamanlama olarak Milli ve Monümental mimari olarak da tabir edilen İkinci Ulusalcı Mimarlık akımı döneminde tasarlanmış olmasına karşın Dr. Belen Evi, ulusalcı tarza uymayan tipik modernist bir ev olması ile öne çıkıyor. Yapı ayrıca mimarın inşa edilmiş ilk yapısı olma özelliğini de taşıyor olması ile dikkat çekiyor. Bu doğrultuda Dr. Belen Evi, Önal’ın gelecekteki mimari tasarım anlayışının ilk göstergesi olarak kabul edilebiliyor. Bitişik düzen içinde dar bir parselde yer alan evin ön cephesi, tutarlı sadeliği ve oranlarıyla nitelikli bir tasarım örneği oluşturuyor. Zaman içinde cephe kaplama malzemelerindeki değişikliklere rağmen günümüzde yapının özgün karakterini ve boyutlarını olabildiğince koruduğu görülüyor. Zemin kat doktor muayenehanesi, üst katlar ise yaşam alanı olarak tasarlanan yapının inşaat sürecinde kaloriferci Koço, Alaaddin Usta, Kalfa Hristo, marangoz İbrahim Usta ve sıhhi tesisat ile fayans sağlayıcısı Ardaş Bezaz gibi isimlerin işbirliği içinde çalışmış oldukları biliniyor. Önal'ın ilk eseri olan Beşiktaş'taki Dr. Belen Evi’nin inşaatının 1946 yılında tamamlandığı ve evin şu anki sahibi ve Fahrettin Belen'in oğlu Mete Belen'in hatırladığına göre ailenin 1947 tarihinde eve taşındığı biliniyor.

Dr.Belen Evi. Fotoğraf: Uluç Algan
Dr.Belen Evi. Fotoğraf: Uluç Algan

Şevki Vanlı’ya göre Dr.Belen Evi, Türkiye'de anti-modernizmin teşvik edildiği bir dönemde, 1930 ile 1950 yılları arasında modern mimariyi öne çıkaran yapılardan biri olması ile dikkat çekiyor. Beşiktaş, Akaretler bölgesinden geçen birçok kişinin dikkatini çekmiş olabilecek, çocuk sağlığı doktoru Fahrettin Belen’e ait konut, Hasol’un dile getirdiği gibi moderntasarımı ile Önal’ın dünya görüşünü ve mimarlık anlayışını özetliyor. Yine Vanlı’ya göre, üç katın pencere düzenlemeleri, Önal’ın klasik bir eğitim gördüğünün izlerini yansıtıyor.

Beşiktaş’ta Vişnezade’de Dr. Fahri Belen ikametgâhı planları. Fotoğraf: Mete Belen Arşivi; Ötkünç, 2012.
Beşiktaş’ta Vişnezade’de Dr. Fahri Belen ikametgâhı planları. Fotoğraf: Mete Belen Arşivi; Ötkünç, 2012.
Dr. Belen Evi Kat Planları. Fotoğraf: Önal, 1991; Ötkünç, 2012.
Dr. Belen Evi Kat Planları. Fotoğraf: Önal, 1991; Ötkünç, 2012.

Önal’ın bir söyleşisinde, Güzel Sanatlar Akademisi'nde asistanlık yaptığı dönemde, çiçeği burnunda bir mimar olarak tasarladığı bu yapının kariyeri boyunca tamamladığına pişman olmadığı ilk eseri olduğunu belirttiği biliniyor. Dr. Belen Evi, soyut ve geometrik bir estetik sergileyen bir yapı olarak tasarlanıyor. Ön cephedeki pencere düzeni, pencerelerin yerleştirildiği katların işlevlerini de yansıtıyor. Maruf Önal, söz konusu bu tasarım anlayışında, işlev ve algı arasındaki ilişkiyi hem özgün hem de modernizme özgü bir biçimde kurguluyor. Zemin kat, çocuk doktoru olan ev sahibi için bir danışma yeri olarak tasarlanıyor. Muayenehanenin giriş holüne, kaldırımdan düzayak ulaşılıyor sonra 6 basamak çıkılarak ulaşılan bekleme holündeki sokağa bakan pencere parapetinin yüksek tutulduğu dikkat çekiyor. Pencereler, caddeden geçenlerin bekleme salonunu görmesini engellemek için zemin seviyesinden daha yükseğe yerleştiriliyor.

Dr. Belen Evi Kat Perspektifi. Fotoğraf: Maruf Önal’ın Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şener Özler Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi’ne bağışladığı kişisel arşivinden belgeler.
Dr. Belen Evi Kat Perspektifi. Fotoğraf: Maruf Önal’ın Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şener Özler Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi’ne bağışladığı kişisel arşivinden belgeler.

Muayene olmuş hastalar, merdiven holüne doğrudan açılan bir kapıdan geçerek bekleyen hastalarla karşılaşmadan dışarı çıkabiliyor. Birinci katta, ön cepheye bakan mekân olan oturma odası, parapeti alçak tutulmuş,tek bir büyük pencere ile Vişnezâde Parkı üzerinden Boğaz’a bakıyor. Birinci katta yer alan salonun pencerelerinin, Boğaz manzarasını daha iyi görebilmek için daha aşağıya, zemine daha yakın bir seviyeye indirildiği görülüyor. İkinci kattaki yatak odalarında, ritmik bir desen oluşturandaha dar pencereler bulunuyor. En üst kat, teras alanını da içeren bir çatı katı odası olarak hizmet veriyor. Son kat, teras olarak kullanılan bir çatı katı gibi ele alındığı için, pencereler geride kalıyor; cephesi sokak kotundan görülemiyor. Bodrum kat seviyesinde, yapının gelecek nesil sahipleri tarafından, ön cephenin tuğla ve taşla kaplanmış olmasının doğrultusunda, fark edilmesi zorlaşan üç yarık pencere bulunuyor. Yapıda yapılan değişiklikler arasında oturma odasındaki şöminenin değiştirilmesi, bodrum katın atölye olarak yeniden işlevlendirilmesi, yer döşemelerinin yenilenmesi, yalıtım için geçici bir çözüm olarak çatıya kalıcı olmayan bir kaplama yerleştirilmesi ve ana giriş kapısının değiştirilmesi yer alıyor. Yapının cephesi, üst katlarda tuğla ve zemin katta yapay taşla kaplanıyor olmasının doğrultusunda zemin kattaki düşey bölümlemeler algılanamaz hale geliyor.

Dr. Belen Evi’nin birinci kattaki, Vişnezade Parkı ve Boğaz’a bakan oturma odası. Fotoğraf: Ötkünç, 2010.
Dr. Belen Evi’nin birinci kattaki, Vişnezade Parkı ve Boğaz’a bakan oturma odası. Fotoğraf: Ötkünç, 2010.

Bugünkü yazımıza konu olan Dr. Belen Evi, modern bir tasarım anlayışına sahip cephesiyle, inşa edildiği dönemde biricik, benzersiz şekilde tabir edilebilecek bir mimarlık örneği olmasının yanı sıra, planlaması ve iç mekân tasarım kararlarıyla da günümüzde hâlâ ayrıcalıklı ve özel konumunu korumaya devam ediyor.

Dr. Belen Evi. Fotoğraf: Uluç Algan
Dr. Belen Evi. Fotoğraf: Uluç Algan
Dr. Belen Evi. Fotoğraf: Uluç Algan
Dr. Belen Evi. Fotoğraf: Uluç Algan
KAYNAK / -ÖTKÜNÇ, A. (2012). MODERNİST BİR İLK YAPIT: MİMAR MARUF ÖNAL’IN DR. FAHRETTİN BELEN EVİ. TASARIM+ KURAM, 8(13), 82-92. -TOK, T. (2019). MARUF ÖNAL AND THE PRODUCTİON OF MİD-TWENTİETH CENTURY MODERN ARCHİTECTURE İN İSTANBUL (MASTER'S THESİS, MİDDLE EAST TECHNİCAL UNİVERSİTY). -HTTPS://WWW.HERUMUTORTAKARAR.COM/DR-BELEN-EVİ/ - HTTPS://KULTURENVANTERİ.COM/TR/YER/DR-FAHRETTİN-BELEN-EVİ/#17.1/41.042355/28.999991 -HTTPS://V3.ARKİTERA.COM/H57673-MARUF-ONAL-VEFAT-ETTİ.HTML -HTTPS://WWW.MİMARİZM.COM/HABERLER/MARUF-ONAL-İ-KAYBETTİK_116771