Bilim & TeknolojiNuri Demirağ'ın torunu, TEKNOFEST'te dedesinin uçağını deneyimledi

Nuri Demirağ'ın torunu, TEKNOFEST'te dedesinin uçağını deneyimledi

Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının kurucusu, yerli ve milli girişimci Nuri Demirağ'ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral, TEKNOFEST'te merhum dedesinin tasarladığı Nu. D36 uçağının sanal gerçeklik (VR) simülasyonunu deneyimledi. Nuri Demirağ’ın herkesin gıpta ettiği başarı hikayesini hatırlayalım.

ÇAĞRI SAÇARALP DİĞER, AA, GZT 4 DAKİKADA OKUNUR
Nuri Demirağ'ın torunu, TEKNOFEST'te dedesinin uçağını deneyimledi
Nuri Demirağ

Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının kurucusu, yerli ve milli girişimci Nuri Demirağ'ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral, TEKNOFEST'te merhum dedesinin tasarladığı Nu. D36 uçağının sanal gerçeklik (VR) simülasyonunu deneyimledi. Nuri Demirağ’ın herkesin gıpta ettiği başarı hikayesini hatırlayalım.

BEĞEN

Atatürk Havalimanı'nda gerçekleşen Türkiye'nin en büyük teknoloji etkinliği TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, (TEKNOFEST İstanbul) ikinci gününde, teknoloji tutkunlarını ağırlamaya devam ediyor.

Festivalde standı bulunan Teknopark İstanbul, TEKNOFEST İstanbul'a, Nuri Demirağ'ın tasarladığı ve Türkiye'nin ilk üretim ve tasarım uçaklarından biri olan Nu. D36 uçağının simülasyonu ile katıldı.

Prof. Dr. Banu Onaral, Nu. D36 uçağının sanal gerçeklik (VR) simülasyonunu deneyimledi.
Prof. Dr. Banu Onaral, Nu. D36 uçağının sanal gerçeklik (VR) simülasyonunu deneyimledi.

Festivalde Teknopark İstanbul standını ziyaret eden Nuri Demirağ'ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral, stantta yer alan Nu. D36 uçağının VR simülasyonunu deneyimledi. 1930'lu yılların İstanbul'u üzerinde uçak kullanma deneyimi yaşayan Onaral, stanttaki gençlere hitap etti.

Prof. Dr. Banu Onaral
Prof. Dr. Banu Onaral

Merhum dedesinin Türkiye'de yenilikçiliği ve inovasyonu temsil ettiğini belirten Onaral, gençlere, "Tarihinizi okuyun." tavsiyesinde bulundu. Teknopark İstanbul'un ve Türk sivil havacılık sanayisinin geleceğine inandığını ifade eden Onaral, şunları kaydetti:

  • "Uçak tasarlamak, yapmak, onu üretmek zor bir iş değil. Benim dedem bunu yıllar önce yapmayı başardı. Önemli olan insanların satın almak isteyeceği uçaklar üretmek, ticarileşmiş uçaklarla dünya piyasasında yer almak. Bunu da yapacak olan siz gençlersiniz. Teknoloji ve havacılık alanında önemli başarılara imza atmak için öncelikle okumalı, tarihinizi bilmelisiniz. Bu, size gerekli azmi ve heyecanı sağlayacaktır."

Nuri Demirağ’ın herkesin gıpta ettiği başarı hikayesini hatırlayalım.

Demiryolları yapımına büyük katkıda bulunduğu için Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendisine Demirağ soyadı verilen Nuri bey yaşamı boyunca yeniliklere öncülük eden başarılı bir iş adamıydı.

Nuri beye, demiryollarına büyük katkıda bulunduğu için Atatürk tarafından Demirağ soyadı verilmişti.
Nuri beye, demiryollarına büyük katkıda bulunduğu için Atatürk tarafından Demirağ soyadı verilmişti.

Nuri Demirağ, iş yaşamına 1903’te Ziraat Bankası’nda devlet memur olarak başladı. 1910’da ise Maliye Bakanlığı’nın sınavını kazanarak maliye memuru oldu, Beyoğlu Gelirler Müdürlüğü’nde memur olarak İstanbul’a atandı. Kısa süre sonra da Hasköy Mal Müdürlüğüne yükseldi.

Yükseköğrenimini de tamamlayan Nuri bey ,1918’de maliye müfettişi oldu.

Türkiye’nin önemli iş adamlarından Nuri Demirağ’ın çabalarıyla kurulan uçak fabrikası yaşanan talihsiz bir olayın ve dönemin yöneticilerinin desteğini çekmesi üzerine kapanmak zorunda kaldı.
Türkiye’nin önemli iş adamlarından Nuri Demirağ’ın çabalarıyla kurulan uçak fabrikası yaşanan talihsiz bir olayın ve dönemin yöneticilerinin desteğini çekmesi üzerine kapanmak zorunda kaldı.

Beyoğlu, Galata taraflarında memuriyet görevini sürdüren Nuri Bey yöneticisiyle sorunlar yaşayarak istifasını verdi.

Nuri Bey, maliye müfettişliğinden istifa ettikten sonra yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı ticareti işine girdi. Eminönü’nde küçük bir dükkan açarak ilk Türk sigara kağıdı üretimini başlattı.

Nuri Bey, Mesude Hanım ile evlendi. Bu evlilikten 2 erkek 6 kız olmak üzere toplam 8 çocuğu oldu. Başarılı bir iş adamı olmanın yanında, hayat ona iyi bir baba olma fırsatını da vermişti.
Nuri Bey, Mesude Hanım ile evlendi. Bu evlilikten 2 erkek 6 kız olmak üzere toplam 8 çocuğu oldu. Başarılı bir iş adamı olmanın yanında, hayat ona iyi bir baba olma fırsatını da vermişti.

"Türk Zaferi" adını verdiği bu sigara kağıtları, Kurtuluş Savaşı zamanlarını yaşayan Türk halkının büyük ilgisini gördü. Nuri Bey, 84 bin liralık büyük bir kazanç elde ederek ticari başarısını perçinleştirdi. Nuri Bey ticaretteki başarısıyla birlikte Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nde yöneticilik yaparak Milli Mücadeleye de büyük katkıda bulundu.

Tarihler 1926’yı gösterdiğinde Samsun – Sivas demiryolu yapımının 7 kilometrelik kısmı için ihaleye giren ve 210 bin lira gibi düşük bir fiyat öneren Nuri Bey ihaleyi alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk demiryolu müteahhidi olmuştu.

Samsun-Sivas demiryolu hattının inşasının 7 kilometrelik demiryolu ihalesi, 210 bin lira gibi düşük bir fiyat öneren Nuri Demirağ’a verildi.
Samsun-Sivas demiryolu hattının inşasının 7 kilometrelik demiryolu ihalesi, 210 bin lira gibi düşük bir fiyat öneren Nuri Demirağ’a verildi.

1012 kilometrelik Samsun – Erzurum, Sivas – Erzurum, Afyon – Dinar hattını kardeşiyle birlikte 1 yılda bitiren Nuri beye bu başarısından sonra olmuş ve Atatürk tarafından kendisine Demirağ soyadı verilmişti.

Nuri Demirağ, demiryolu projesiyle birlikte memleketi Sivas’ta Çimento Fabrikası, Karabük’te Demir – Çelik Fabrikası, Bursa’da Merinos Tesisleri, Eceabat Havaalanı ve Haliç’in kenarındaki İstanbul Hal Binası’nı inşa ederek başarılı girişimlerine devam etti.
Nuri Demirağ, demiryolu projesiyle birlikte memleketi Sivas’ta Çimento Fabrikası, Karabük’te Demir – Çelik Fabrikası, Bursa’da Merinos Tesisleri, Eceabat Havaalanı ve Haliç’in kenarındaki İstanbul Hal Binası’nı inşa ederek başarılı girişimlerine devam etti.

Başarılı işadamı Nuri Bey, 1931’de İstanbul Boğazı’na köprü projesini başlatsa da bu projesi hükümetten onay almadı.

Nuri Demirağ yüzde yüz Türk malı bir uçak yapılması gerektiğini her platformda vurgulamaktaydı. Bu konuya şu ifadeleri kullanmıştı:

  • "Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir.
  • Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem teyyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir"

Yerli uçak üretimi için kollarını sıvayan büyük girişimci Nuri Demirağ, öncelikle İstanbul Beşiktaş’ta atölye olarak kullanılacak bir bina yaptırdı. Asıl fabrika ise Sivas Divriği’de kurulacaktı. Demirağ ayrıca İstanbul Yeşilköy’de Elmas Paşa Çiftliğini satın alarak burada uçuş sahası, uçak tamir atölyesi ve hangarlar yaptırdı.

Nuri Demirağ Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden olan Selahattin Alan ile beraber hareket ediyordu. Çalışmalar kısa sürede netice vermeye başladı. Beşiktaş’taki fabrikada Selahattin Alan’ın projesini çizdiği ND-36 adı verilen tek motorlu Türkiye’nin ilk uçağı üretildi.
Nuri Demirağ Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden olan Selahattin Alan ile beraber hareket ediyordu. Çalışmalar kısa sürede netice vermeye başladı. Beşiktaş’taki fabrikada Selahattin Alan’ın projesini çizdiği ND-36 adı verilen tek motorlu Türkiye’nin ilk uçağı üretildi.

Nuri Demirağ Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden olan Selahattin Alan ile beraber hareket ederek Beşiktaş’taki fabrikada Selahattin Alan’ın projesini çizdiği ND-36 adı verilen tek motorlu Türkiye’nin ilk uçağı üretildi.

Aynı günlerde Türk Hava Kurumu da 10 tane eğitim uçağı siparişi vermişti. Bu siparişler yapılırken aynı zamanda bir de yolcu uçağı yapım çalışması sürmekteydi. 1938 yılına gelindiğinde NuD38 adında çift motorlu altı kişilik bir yolcu uçağı yapımı başarıyla tamamlandı. Türkiye’de ilk kez yerli yolcu uçağı üretildi.

1941’de tamamen Türk yapımı olan ilk uçak İstanbul’dan Divriği’ye uçtu.

Öte yandanBüyük girişimci Nuri Demirağ, havacılık alanındaki çalışmalarına Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini yaparak devam etti.

Eskişehir’de yapılan test uçuşu ise sonun başlangıcı oldu. Test uçuşu başarılı bir şekilde sona eriyordu ki iniş sırasında bir kaza gerçekleşti. Selahattin Alan piste inerken geride açılmış olan hendekleri göremeyince hendeğe çarpmış böylece hem uçak düşmüş hem de kendisi hayatını kaybetmişti.

Bu kazanın ardından THK, 'Şartlara uygun değil' diyerek üretilen uçakları almadı. Demirağ'ın kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığına dair ısrarları da THK'nın kararını değiştirmedi.
Bu kazanın ardından THK, 'Şartlara uygun değil' diyerek üretilen uçakları almadı. Demirağ'ın kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığına dair ısrarları da THK'nın kararını değiştirmedi.

Uçak pilot hatasından kaynaklanan bir sebeple düşmesine rağmen Türk Hava Kurumu aldığı kararla kamuoyunu adeta şaşkına çevirdi. Türk Hava Kurumu daha önceden verdiği siparişleri iptal ederek havacılık çalışmalarını sekteye uğrattı.

Nuri Demirağ, Türk Hava Kurumunu mahkemeye verdi; ancak mahkemeden çıkan karar Demirağ'ın aleyhine oldu.

Nuri Demirağ test uçuşlarının yeniden yapılması isteğini defaatle dile getirdi. Birkaç kez dönemin Cumhurbaşkanı İnönü’ye mektup yazmasına karşın İnönü'den olumlu bir karşılık alamadı.

Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Nuri Demirağ’ı zenginlikten başı dönmekle itham etmeye başladı.

Son çare olarak İsmet İnönü'nün de Demirağ'a sahip çıkmaması Türkiye’nin ilk uçak üretim serüveninin sona ermesine neden oldu. Büyük hayallerle kurulan uçak fabrikası kapandı.

1945’te siyasete katılan Nuri Demirağ, Milli Kalkınma Partisi’ni kurdu. 1946 ve 1950 seçim döneminde meclise giremeyen Demirağ 1954 seçimlerinde adaylığını Demokrat Parti’den koydu. Bu seçim döneminde Sivas Milletvekili oldu.

Nuri Demirağ, milletvekilliği görevi boyunca çölleşme, enerji, köprüler, barajlar, tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerileme hakkında çalıştı.

Hiç bitmeyen mücadelesiyle akıllara kazınan Nuri Demirağ, 13 Kasım 1957’de hayata gözlerini yumdu.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
ÇAĞRI SAÇARALP GZT Editörü

GZT Gündem’in sorumlu editörü olarak görev yapıyor. GZT’de Cinayet Ansiklopedisi ve Oltamıza Takılanlar programlarını hazırlayıp sunuyor. Çaya olan düşkünlüğü ve konuşkanlığıyla tanınıyor. Çağrı’ya cagri.sacaralp@gzt.com adresinden ulaşabilirsiniz.

BEĞEN
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz