18 soruda Handan Acar Yıldız

Handan Acar Yıldız: Kendimden bile vazgeçebilirim.
Handan Acar Yıldız: Kendimden bile vazgeçebilirim.

Dostlarım var fakat hayatımın son beş yılında "onsuz olmuyor" dediğim kimse yok. Kendimden bile vazgeçebilirim.

1- Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şey nedir?

Kahraman Sokak. Bir de rahmetli komşumuz Perihan Teyze'nin barbunyalı karalahana yemeğinin tadı. Öyle iyi bir kadındı ki Perihan Teyze, karalahanayı öyle lezzetli yapardı ki...

2- Müfredat dışında okuduğunuz ve "çok iyiymiş" dediğiniz ilk kitap neydi?

Kemalettin Tuğcu'nun Küçük Serseri isimli kitabı.

3- Doğa mı şehir mi? Şehirse neden, doğaysa neden?

Daha düne kadar şehir, insan ve hikâye diyordum. Şu anki ruh hâlim doğadan yana. Ruhlarımızdaki sıkışmışlık hissi doğada biraz azalacak gibi.

4- En beğendiğiniz mimari eser. Neden?

Efes başta olmak üzere bütün antik kentler. Yerle gök arasına sıkışmış bir şey varsa o da taştır. Kadim kentlerdeki estetikten etkilenmek için değil etkilenmemek için bir nedenimizin olması lazım. Travma ve benzeri bir neden.

5- Neydi "o şarkı"nın adı?

"Bûka Baranê"

6- Biri vardı değil mi "bu insan" olmanızı sağlayan, kimdi o?

Tek bir insan değil elbette ama ortaokuldaki İngilizce öğretmenim, okumayı hayatımın vazgeçilmezi hâline getirdi. Fatih'teki evinin önünden en son geçtiğimde camında bir kâğıt asılıydı. Kâğıtta şu yazıyordu: "Eşyayla Birlikte Kiralık". Çocuğu yoktu.

7- "Şimdi onsuz olmuyor" dediğiniz en iyi arkadaşınız vardır, kimdir o? Niçin dostunuzdur?

Dostlarım var fakat hayatımın son beş yılında "onsuz olmuyor" dediğim kimse yok. Kendimden bile vazgeçebilirim.

8- Koleksiyon yaptığınız bir şey var mı?

Zihnimde çektiğim fotoğraflar (sanal koleksiyonum)

9- Şunu görmeden/yapmadan ölmek istemem, dediğiniz şey nedir?

6 kitabı 11'e tamamlamadan ve Moskova'dan Avrupa'ya o uzun tren yolculuğunu, bu yolculuk için yanımda bulunabilecek en doğru yol arkadaşıyla yapmadan ölmek istemiyorum. Benim soğuk denizlere inme hayalim var, zaten sıcak denizde doğduk.

10- Bize şimdi bir şiir adı vermeniz gerekse...

"Çağrılmayan Yakup"

11- Hangi film? Niçin?

Lykke Per (Yönetmen: Bille August). Öfkesini anlayabildiğimiz insanlara duyduğumuz o derin bağlılıktan dolayı.

12- Batı'yı ve Doğu'yu nasıl tanımlarsınız?

Batı'yı analitik, Doğu'yu sembolik.

13- Yol mu, menzil mi?

Yol. Daima...

14- İnsan insanın nesidir?

Üç noktasıdır...

15- Dergide bir duvarımız var. Orası için bir cümle söyler misiniz?

Duvar yazısı tadında sanırım... "Yıkabileceğin duvara yüzünü, yıkamayacağın duvara sırtını dön. ASSSLAAA vakit kaybetme."

16- Siz şimdi gittiğiniz o şehri çok sevmişsinizdir. Biraz anlatsanıza.

İçinden su geçiyordu. Tarihi yapıların nerede karşınıza çıkacağı belli olmuyordu. Daracık sokakları vardı. Bazısından iki insan yan yana geçemezdi.

17- Bize bir nasihat vermenizi istesek...

Nasihat vermek haddim değil. Sadece kendi kendime bir soru sorup cevaplayayım. Ortaya olsun. -En büyük hatayı ilk kez işleyen mi yoksa en küçük hatayı ikinci kez işleyen mi daha büyük cezayı hak eder? -En küçük hatayı ikinci kez işleyen.

18- Son olarak, nasılsınız?

Sizi gördüm daha iyi oldum. Görünce ve gördükçe iyi-leşiyorum...