Bir zamanlar bir numaralı ulusal güvenlik tehdidiydiler

“Siyah Güzeldir” sloganını ve fikrini onlar bulmamıştı; ama onların yaptığı şey şehirli siyahın güzel olduğunu gösterebilmekti.

Kara Panterler; pek çok örgütten farklı olarak siyahi hakları korumak için beyazlarla iş birliği yapmak gerektiğinin farkındaydı. Ayrıca özgürlük alanın açılması için tek meşru yol şiddetten geçmeliydi. Çünkü siyahi toplumu yaşatmak ve zenginleştirmek için tek araç buydu.

Bobby Seale ve Huey Newton adındaki gençler Marksist/Maocu Kara Panterler Özsavunma Partisi’ni kurdular.
Bobby Seale ve Huey Newton adındaki gençler Marksist/Maocu Kara Panterler Özsavunma Partisi’ni kurdular.
Eldridge Cleaver
Eldridge Cleaver

Nitekim öyle de oldu. Bir süre sonra Cleaver; Huey Newton hakkında olumsuz yargılar geliştirmeye başladı. Kara Panterler’in Vietnam Savaşı dönemlerinde diğer gruplarla kurduğu etkileşim ve ABD’ye karşı silahlı başkaldırıyı teşvik etmesi FBI başkanı tarafından “ABD’nin bir numaralı ulusal güvenlik tehdidi” olarak lanse edildi. Ardından FBI’nin kirli taktikleri liderler arasında ihtilafları artırdı. Suikastlar yoluyla örgütün yok edilmesi de başka bir amaçtı. Önce yapılan propagandalarla örgütünün gücü azaltılmaya çalışıldı. Ardından 1969 yılı geldi ve FBI, Kara Panterler için infaz yılına başladı. California bölge sorumlusu Fred Hampton, infazlardan sadece birisiydi.

Bunun dışında FBI; yasadışı ve gizli yollarla örgütün için adam sızdırmayı başardı. Grubun itibarsızlaştırılması ve politik gösterilerinin engellenmesi ile üst düzey panter üyeleri öldürülmeye devam etti. Bir taraftan da kitlesel tutuklanmalar yaşandı. Bunların hepsi, FBI başkanı J. Edgar Hoover tarafından başlatılan karşı istihbarat programı(Cointelpro)nın bir parçasıydı. Bu kapsamda, polis memurları cesaretlendiriliyor ve panterlerin aileleri dahi taciz ediliyordu. FBI operasyonlarının ardından Amerika tarihinin en büyük davalarından biri başladı. Nisan 1970’de P21 olarak anılan davada; 21 Kara Panter oldukça uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldı.

Davanın etkisi çok büyüktü. Cleaver’ın deyimiyle, “ABD hükümeti Siyahi Özgürlük Hareketi’nin kafasını koparmış ve geri kalan gövdesi de silahlıydı. Bu yüzden geri kalan gençler kana boğuldular.” Yargılama süreci boyunca da Kara Panterler için cadı avı dönemi başlamıştı. Davanın en kötü yanı da partinin bütün enerjisini çalmasıydı. Böylece bu dönem; Kara Panterler içinde farklılıkların büyüdüğü ve ayrılıkların arttığı bir dönem oldu. Newton’un cezaevinden çıkmasıyla birlikte 1971’de şiddet içermeyen bir manifesto yazması dikkat çekti. Burada çocuklara okula gitmeden önce kahvaltı programı başlattığı için bu durum parti içinde oldukça sert tartışmaların başlamasına sebep oldu.

Cleaver, Cezayir’den telefonla bir televizyon kanalına bağlanarak, bu kahvaltı programlarının reformist olduğunu söyleyerek oldukça sert bir eleştiride bulundu. Bu, partideki ilk ciddi ayrılığın da habercisiydi. Elbette bu ayrılık sürecinde de FBI’ın rolü yadsınamazdı. FBI; Mart 1970’ten sonra üyeler arasına nifak sokmak için gönderdiği mektuplardan birini Cezayir’deki Eldridge Clevaer’a göndermişti. Burada yalan yanlış bilgilerle Newton’u karalayıp onun Kara Panterler kontörlünü ele geçirmesi gerektiği vurgulanıyordu. Çözülme süreci başlamıştı ve Newton 1972’de parti şubelerini kapatmaya başladı. Oakland’da hareketi merkezileştirerek tek alanda toplanmak gerektiğini söyledi.

Sürecin sonunda Seale’nin Oakland Belediye başkanı adayı olması ve oyların yüzde 40’ını almasına rağmen seçimi kazanamaması Kara Panterler için kötü sonun göstergesi olmuştu. Belediye başkan adaylığı grubun siyasal parti olduğunu ve bir çete olmadığını göstermek için bir fırsattı ama başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu süre zarfında önde gelen özgün üyeler de partiden çekilmişti. 80’li yıllara gelindiğinde partinin teşkilatları polis tarafından dağıtılmış ve birçok örgüt lideri tutuklanmıştı. 1982’de Kara Panterler Partisi nihai bir şekilde son buldu. Ancak ABD ve Siyahi Hareketler tarihi için oldukça önemli bir yer tutmayı başarmışlardı.