Cins bir ihtimaldir

Cins
Cins

İlk sayılarımızdan itibaren bir tartışma açmak için gayret ettiğimiz ‘kültürel iktidar meselesi’ gibi Türkiye’de düşünen ve hisseden insanların gündemine pek çok tartışma hediye ettik.

Yıl olmuş 2019, sen hâlâ…

Elinizde tuttuğunuz sayıyla birlikte Cins, tam beş yıldan zaman alarak yürüyüşünü sürdürmüş oluyor. ‘Başlıyoruz’ dediğimiz 2015 yılından bu yana epey zaman geçti.

Nitelikli edebiyat ve nitelikli düşüncenin peşinde olmaktan başka kriterimiz olmadı bu kırk sayının toplamında. Çünkü ideolojilere inanmıyoruz.

Çok geceler sabahladık. Çok sabahları geceye uzattık. Dünyadaki varlığımızı duymak ve duyurmak içindi hepsi. ‘İnsan, insanın umududur’u göstermek içindi. İyi olduğuna, ama daha iyisinin de mümkün olduğuna inanıyoruz.

Pek çok şeye birlikte şahit olduk.

İlk sayılarımızdan itibaren bir tartışma açmak için gayret ettiğimiz ‘kültürel iktidar meselesi’ gibi Türkiye’de düşünen ve hisseden insanların gündemine pek çok tartışma hediye ettik.

***

Nitelikli edebiyat ve nitelikli düşüncenin peşinde olmaktan başka kriterimiz olmadı bu kırk sayının toplamında. Çünkü ideolojilere inanmıyoruz. İsimlere değil sadece ve sadece metinlere baktık ve bakıyoruz. Çünkü ‘iyi’ olanın kampı yoktur. Ve iyi olana nerede olursa olsun Cins’ in kapıları, geçtiğimiz 40 ay boyunca açık olduğu gibi, önümüzdeki 40 ay boyunca da açık olacak. Bunu önemsiyoruz.

 İsimlere değil sadece ve sadece metinlere baktık ve bakıyoruz.
İsimlere değil sadece ve sadece metinlere baktık ve bakıyoruz.

Çünkü dünyayı eleştirebilmenin ve onu değiştirebilmenin ilk şartı, elindeki işi ‘iyi’ yapmaktır! Bunu biliyoruz. Çünkü güzellik budur. O, çok geceler sabahlamamızın, o çok sabahlar gecelememizin yegâne sebebi de buydu.

Mutfakta birkaç adam, bir şeyi denemeye çalıştık ve çalışıyoruz. Yüzlerce yazarı ve on binlerce okuru ile Cins bir şeyi denemeye çalıştı ve çalışıyor. Birbirimize dokunabilir miyiz? İnsanlar arasında bir ünsiyet kurulmasına az da olsa katkı sağlayabilir miyiz?

  • Daha iyi olabilirdi elbette. Ama -emin olun- ki biz öyle inanıyoruz; iyi oldu. Az da olsa buna katkı sağladık geçen zaman zarfında. Mutlu muyuz? Evet elbette! Yanı başımızdan hüzün hiç eksik olmasa da mutluyuz.

40 ay, kuşların ömrüyle çok uzun. İnsanın ömrüyle hiç de azımsanmayacak bir zaman. İnsanlık tarihi için dile getirilmeye bile değmez. Ama geçti. Ve güzel geçti.

Evet. Yıl olmuş 2019.

Sen. Hâlâ!

İthaf

Bu kez bu sayımızı, aslında her biri okur olmasının yanı sıra dergi mutfağı için birer ‘öğretmen’ de olan Cins’ in okurlarına armağan edelim istiyoruz.

Bu sayı, Cins yolculuğunda en başından bu yana bizi hiç yalnız bırakmayan, geçen bu uzun yılları beraber yürüdüğümüz okurlarımız için.

Bu sayı, ‘Sen’in için…

Bu sayı, bütün güzel seslere kulak veren senin için…

Bu sayı, ‘Sen!’