'Ahde vefa zamanı'

Arşiv fotoğraf
Arşiv fotoğraf

Siyaset Bilimci Mahmut Sami Mallı, dünyadaki dostluğu, sadakati ve insana yakışanın peşine düşüyor. Vefa nedir sorusuna yanıt arayan Mallı, günümüzde huzur, sükûnet, barış ve başarıyı kendi bünyesinde bütünleştiren bu değerin gün geçtikçe sanallaşma nedeniyle gerçek olan mutluluğa zarar verdiğini yazdı...

Teknolojik hayat kulvarında hızla bir sonraki parkura doğru koşarak gündüzü gece ederken süren sanal evrede gerçekle gerçek olmayan arasındaki ayrımı ayırt edemez olduk artık.

Bugün vefa nedir diye sorduğumda bir bilge; Muhabbet, dostluk ve bağlılıkta sebat, ahde riayet ve verilen sözde durmak demektir, dedi. İslâm şiarlardan biri ve belki de en önemlisidir ahde vefa olduğu hakikatini bir kez daha hatırlamış olduk.

"Vefa insana yakışır"

Çünkü her insan, imtihan edilmek üzere geldiği bu dünyada, ruhlar âleminde sahip olduğu değere sadâkatini ispat ettiği takdirde hakikat ile muhatap olacaktır.

Bir odun parçasından veya çakıl taşından hiç kimse vefâ beklemez. Vefâ, insana yakışan ve insana has bir özelliktir. Oysa biz artık insandan öteye vefa duygusunu aradığımız için hep üzüldüğümüz gerçeğini göremiyoruz.

  • Ahlâklı bir insanın şahsiyet inşâsında, gönül dünyasının olmazsa olmaz temel direklerinden biridir ahde vefa.

Huzur, sükûnet, barış ve başarıyı kendi bünyesinde bütünleştiren bu güzide değerin gün geçtikçe sanallaşan koşullar nedeni ile gerçek olan mutluluğun kaybolduğu günümüzde vefa artık bir semt ismi gibi hatırlanmaya başlandı.

Tam manası ile ele aldığımızda, işte bu yüzden büyüğe saygı, küçüğe merhamet, adalete bağlılık ve devlete güven duygusu azalmaya başladığını görüyoruz. Yerini sosyal medya muhabbeti, moda, trend duygusu, hile, kumar ve en çokta yalan aldı.

Şimdi sorduğumuzda zihnimize geriye hakikat olan mutlak gerçekten ne kaldı?

Birbirine söz veren ama çıkar yüzünden yol ayrımına giren ve kendilerini aldatan kişiler bu hileli düşünceye nasıl kapıldı?

Birlikte çıktıkları yolda yolculuk ederken, yola çıktıkları ile yolda buldukları arasında tercih yapan siyasetçiler bu gaflete nasıl düştü?

Mana nispetinde birbirlerine gönül veren çiftler nasıl ve neden madde uğruna duygu defineciliğine soyundu?

Bugün İslam coğrafyasındaki kavganın temeline baktığımızda tam da bu değerin zafiyete uğramasından kaynaklı bir sürecin cereyan etmesi olarak tanımlamalıyız.

"Vefasızlığa dur demeliyiz"

Vefa zihnimizde yalnızca bir semt ismi olmamalı. Onun değerini eğitim, öğretim ve kültürel politikalar ile güvence altına alarak iri ve diri tutmalıyız.

Bugün önce çiftleri ayırıp hüsran eden, sonra toplumun iç dinamiklerine sirayet eden ve kamu sisteminde liyakat dokusunu ortadan kaldıran vefasızlığa dur demeliyiz.

Güvenin azaldığı, samimiyetin yara aldığı, dostlukların zedelendiği, gerçeğin sanallaştığı günümüzde, tüketimin hızla artarken üretimin azalması bir vefa yokluğunun göstergesidir.

Yeşermiş bir ormanın birden ıssız bir çöle dönmesi gibi bir şeydir vefasızlık. Ve onu yenecek tek mutlak gerçek güç, kendisini hakikat ile bütünleştiren ahde vefadır.

Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >