Röportaj: Özgür Dara

Özgür Dara.
Özgür Dara.

"Aslında ilk kez dalış yapmak isteyen kişi en şanslı kişidir. Çünkü ilk dalışını bir dalış profesyoneli ile yapacağından hep korunuyor olacaktır."

Merhaba, kendinizden, günlük yaşantınızdan ve spor kariyerinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ismim Özgür Dara. 1982’de dünyaya geldim. 2001 yılında başladığım Sinop Su Ürünleri Fakültesinden 2005 yılında mezun oldum. Bu süreç içinde 2002 yılında da dalışla tanışmıştım. Üniversite dönemi boyunca devam ettiğim dalış kulübünde 2 yıldız dalıcı seviyesine ulaştım. Okulumun bitmesi ve çeşitli iş tecrübelerimin sonrasında, asıl mesleğimin Dalış Eğitmenliği olmasına karar verdim ve 2009 yılında Antalya’da Yunus Diving’de hem dalış eğitimine devam edip hem de temelden yetişmeye başladım. Yıl sonuna doğru 3 yıldız dalıcı sertifikamı alarak artık daha farklı sularda olmaya karar verdim ve Kaş’ta “Barakuda Diving Center”da çalışmaya başladım.

Yaklaşık 9 yıl kadar burada çalışarak 2 yıldız eğitmen, rehber dalgıç, PADI ve SSI sistemlerinde de çeşitli eğitmenlikler alarak, artık kendi dalış merkezimi açmaya karar verdim ve 2018 yılının sonlarında Orfoz Diving’i ortağım uzak yol kaptanı Burhan Cahit Dağlı ile kurduk. Ve dördüncü yılımızda olduğumuz şu günlerde dalış faaliyetimize devam etmekteyiz.

Dalış sporlarından bahsedebilir misiniz? Siz neden bu alanı seçtiniz? Sizi bu alana yönlendiren ne oldu? Bu alanın diğer dalış sporlarına göre artıları eksileri nelerdir?

Tüplü dalış su altında temel olarak hava tüpü, denge ceketi ve soluma regülatörü kullanılarak yapılan çok keyifli ve eğlenceli bir etkinliktir diyebiliriz. Ülkemizin tüm denizlerinde dalış faaliyeti yapılmaktadır. Özellikle Kaş, dalışın neredeyse 12 ay boyunca yapılacağı nadir yerlerdendir. Ben, su ürünleri mühendisi olarak üniversite döneminde hobi olarak başladığım dalış maceramın ana mesleğim hâline dönüşmesiyle sektördeki bazı eksik kısımlarda daha etkin olabileceğimi düşündüm ve bu alanı seçtim.

"Bir kere su altına inince kendinizi uzay boşluğunda gibi hissedersiniz."
"Bir kere su altına inince kendinizi uzay boşluğunda gibi hissedersiniz."

Su altında sınırlı hava kaynağıyla yapılan dalış faaliyeti de elbette diğer sporlar gibi kurallarına uyulmadığında çeşitli yaralanmalara sebep olabilmektedir. Bazı ekstrem sporların tek başına yapılabildiği ve risklerinin de yüksek olduğununu düşünürsek; dalışı her zaman yanınızda bir arkadaş ile yapmanız muhakkak daha güvenilir olacaktır. Sonuç olarak her zaman kişiler önce kendi güvenliklerini sağlamalılar ve tüm kurallara uymalılar.

Dalış sporlarının ülkemizdeki yaygınlığı nedir? Son yıllarda talep arttı mı? İnsanları nasıl bu spora yönlendirebilir ve farkındalık oluşturabiliriz?

Ülkemizde 80’li yıllarda da dalışın yapıldığını görsek de, özellikle 90’ların sonu itibariyle halkımız tarafından nispeten daha ulaşılır olmaya başlanmıştır. Fakat bu yıllarda da ekipmanların hem pahalı ve ülkemize ithalatı sınırlı düzeydeydi. Fakat son 10 yıldır alım gücünün ve ürün çeşitliliğinin artmasıyla neredeyse tüm kesime hitap eder olmuştur. Bununla beraber dalış sporunu yaptıracak dalış merkezlerinin ciddi orandaki artışı, çoğu kişinin bu faaliyetle daha kolay tanışmasına vesile olmuştur.

Dalış sporlarını sürdürmek isteyen biri ne gibi fedakarlıklar yapmalıdır?

Hizmet sektörü içinde yer alan dalış faaliyetinde disiplinli olmak çok önemlidir. Bu sektörde ister çalışan olun isterseniz de hizmet alan olun, faaliyet sırasında kurallar hep dinamik haldedir.

Sizin dalış sporu yaptığınız sürece kariyerinizi etkileyen, yönlendiren bir parıltı, kırılma noktası var mı? Varsa nedir?

2009 yılında Kaş’a gelmem, buradaki iş disiplinini görmem ve çalıştığım teknenin personelleri (İsmail Gencel, Seda Soybay ve İpek Dinç), başta işletme sahibi ve patronum rahmetli Hasan Kırbaş, namıdiğer Hasan Kaptan buralara gelmemde çok önemli katkılar sunmuştur.

Su altı dünyasını nasıl tanımlarsınız? Sizi büyüleyen anlar oldu mu? Varsa bir anektod paylaşabilir misiniz?

Bir kere su altına inince kendinizi uzay boşluğunda gibi hissedersiniz. Bu hissiyat su altına adapte oldukça yani dalış tecrübeniz arttıkça daha da keyifli hâle gelmektedir. Aslında her seferinde bambaşka tecrübeler edinirsiniz. Fakat eğitim verdiğim bir dalıcı adayımızla su altında bir beceriyi (maske çıkarıp – geri takma) elde etmesi için kesintisiz 25 dakika gözlerinin içine bakmışlığım olmuştur. O özgüven ve cesareti elde edinceye kadar ben de yılmadım ve sonunda eğitimini başarılı bir şekilde tamamladık.

Dalış sporlarının fiziksel olarak bedene nasıl katkısı oluyor? Aynı zamanda mental olarak sizleri nasıl etkiliyor?

Dalış yapanlar çok hareket etmiyor gibi görünse de dalış başına ortalama 600 kalori civarında bir enerji harcanıyor. Ben ise kendi mental hazırlık sürecimde “Her dalış öncesinde yeni keşiflere imza atacağım!” şeklinde kendimi motive ediyorum. E, haliyle su altı bir o kadar keyifli geçiyor.

Dalış sporunu yapmak isteyenler bu spora en ideal ne zaman başlamalı? Spor hakkında tüyolarınız var mı? Bu spor için yıl boyunca nasıl bir takvim çıkartmamız gerekiyor?

Ülkemizde dalışa başlama yaşı 15’inden gün almak şeklinde tanımlanmıştır.

"Bazı ekstrem sporların tek başına yapılabildiği ve risklerinin de yüksek olduğununu düşünürsek; dalışı her zaman yanınızda bir arkadaş ile yapmanız muhakkak daha güvenilir olacaktır."
"Bazı ekstrem sporların tek başına yapılabildiği ve risklerinin de yüksek olduğununu düşünürsek; dalışı her zaman yanınızda bir arkadaş ile yapmanız muhakkak daha güvenilir olacaktır."

Ebeveynler çocuklarına bu yaşlarda ne kadar dalışla tanışma imkanı sunarsa özgüven artışı ve kişinin kendini koruma içgüdüsü o denli artacaktır. Özellikle yaz aylarında 30 derecelere gelen sularda dalmak kesinlikle çok keyifli olacaktır. Bütün bir yıl boyunca da, özellikle soğuk sularda, uygun kıyafetlerle dalış yapmak mümkün.

Ülkemizin en güzel dalış noktası sizce neresi? Dünyada beğendiğiniz ve önerdiğiniz noktaları dalış noktaları yerler nereler?

Ayvalık, Saroz, Bodrum, Fethiye, Kaş, Kemer, Hatay gibi yerler görülmeye değer dalış noktalarıdır. Dünya genelinde özellikle görmeyi de istediğim; Endonezya’nın adaları, Maldivler, Madagaskar, Seyşeller, Meksika’da Cancun, Bahama Adaları ve tabii ki de çok popüler olan Kızıldeniz.

Hiç bilmeyen, daha önce spor yapmamış bir kişinin karşılaştığı en büyük problemler nedir? En sık karşılaşılan tehlikeli durumlar neler? Bunları aşmak için ve karşılaşmamak için ne yapmak gerekiyor?

Aslında ilk kez dalış yapmak isteyen kişi en şanslı kişidir. Çünkü ilk dalışını bir dalış profesyoneli ile yapacağından hep korunuyor olacaktır. Dalış sürecinde sorunlar çoğu zaman basit olayların silsile olarak devam etmesiyle oluşur. Örneğin, maskenize su girmesi ve bu suyu temizleyememeniz sonucunda, suyu burnunuzdan çekip yutmanız ve bunun sonrasında da panik yaparak yüzeye fırlamak ve devamında da ciğer genleşme yaralanması riski bizi beklemektedir. Daha en başından iyi bir eğitim alarak bu sorunların üstesinden gelebiliriz.

"Her seferinde bambaşka tecrübeler edinirsiniz."
"Her seferinde bambaşka tecrübeler edinirsiniz."

Gelecek hedeflerinizden bahsedebilir misiniz? Dalış sporları adına ülkemizde ve uluslararası camiada ne gibi hedefleriniz var?

Şu an devam etmekte olduğum dalış eğitmenliği kimliğimin yanında, su ürünleri mühendisliğini de kullanarak yapılacak bilimsel çalışmalarda dalışı önemli bir araç olarak düşünmekteyim. Ayrıca gelecekte önemli görevler alabileceğime inandığım Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunda (TSSF) dalış eğitiminin milli eğitim müfredatına entegre edilebilmesi ve daha çok gencin su altıyla buluşabilmesini hedeflemekteyim.

Röportaj: Emirhan Ünal / Üniversite Öğrencisi