Gerçek Hayat’ın içinden

Nihat Nasır
Nihat Nasır

28 Şubat süreci “İslâmîlik” adına her alanda topyekûn başkalaşmanın başlangıcı sayılabilecek bir süreç olmuştu. STK’lar büyük bir hızla sahneden çekilmiş, basın, hak ve özgürlüklerin müdafaası için liberal bir söylemin sadra şifa olacağı vehmine kapılmış, cemaatler asli faaliyetlerini askıya almış, siyaset, bambaşka bir mecraya girmek durumunda kalmıştı.

Özellikle gençler için “ağabeylik” yapacak (yol göstericilik demiyorum), zor zamanlarda müstakim duruş sergileyecek kimselere yahut oluşumlara hayati denecek ölçüde ihtiyaç duyulurken, mezkûr fırtına nedeniyle herkes adeta dükkânı kapamış, kepenkleri indirmişti.

İşte bu sürecin en kıyıcı olduğu günlerde “Vira Bismillah” dedi Gerçek Hayat…

KENDİMİ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLARAK GÖRÜYORUM

Muhtemelen bu başlangıcın hikâyesini yazacak başka arkadaşlar olacağından tekrara düşmemek için geçiyorum bu faslı…

Ama bir hususun altını çizmem sanırım şart.

Bizim matbuat tarihimizde “ekol” olmuş ve bir okul hüviyeti taşımış birçok dergi olduğunu hepimiz biliyoruz.

Hiç şüphesiz Gerçek Hayat bunlardan birisidir.

Bunu iltifat olsun diye söylüyor değilim, zira bir yazarı olarak kendimi bir üniversite öğrencisi gibi gördüğüm çok olmuştur doğrusu.

Her yazı için özel olarak hazırlandığım daha dün gibi hatırımda…

Gerçek Hayat’ın 1000 sayıya ulaşmasına vesile olanlar ile bu dergiyi yarınlara taşıma azmindeki mevcut yönetimi tebrik ediyorum.
Gerçek Hayat’ın 1000 sayıya ulaşmasına vesile olanlar ile bu dergiyi yarınlara taşıma azmindeki mevcut yönetimi tebrik ediyorum.

ÖZELLİKLERİ YÜZÜNDEN 1000. SAYIYA ULAŞTI

Mesela “Fütüvvet” meselesi ile ilgili haftalar süren seri yazılar kaleme alırken, bu çok spesifik konuyu okurların önüne koyma çabalarımda, ciddi anlamda ben de fevkalade bilgilerle kendimi mücehhez kılıyordum.

Mesela “Ramazan Sayfaları” için birkaç ay önceden çalışmaya başladığımı söylesem, birçoğunuz bunu abartı sanabilir.

Ama öyleydi…

Bu, sadece benim için geçerli olan bir husus değil, dergiye katkı veren herkes için böyleydi.

Zaten bu yüzden hayli etkili bir dergi oldu ve bu yüzden 1000 sayıya ulaştı.

Bin sayı…

Hakan Albayrak
Hakan Albayrak

20 YILLIK SERÜVENDE, KİMLER GELDİ GEÇTİ

Yazması ve söylemesi kolay, bunun ne kadar zorlu ve sancılı bir süreç olduğunu ancak emek verenleri bilebilir.

Derginin bugünlere ulaşmasında birçok ismin çok değerli katkıları oldu.

Hakan Albayrak ve Gökhan Özcan’ın başlattığı bu serüvende belli bir zaman aralığını kapsasa da bu isimlerle birlikte, İsmet Özel’in de dergiye nevi şahsına münhasır bir karakter kattığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Tabii bu 20 yıllık serüvende, bir şekilde dergiyle ilişkisi olup da sonradan başka rüzgârlara kapılıp dökülenler de oldu…

Kemal Özer - Gerçek Hayat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Kemal Özer - Gerçek Hayat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

YÖNETİMİ TEBRİK EDİYORUM

Adı üzerinde Gerçek Hayat ve bu türden olumlu-olumsuz gelişmeler de hayatın bir gerçeği değil mi?

İmtihan dünyasında geriye pir-ü pâk isimler bırakanlar da olacak, “mum gibi sönenler” de…

Gerçek Hayat’ın ahiret yurdu olduğunu (Ankebut Suresi, 64) bizlere öğreten Kur’an’ı şefaatçi ederek kendimiz ve cümle iman edenler için hüsn-ü hatime niyaz ediyoruz bu ibretlik gelişmeler nedeniyle…

Ve netice-i kelam…

Gerçek Hayat’ın 1000 sayıya ulaşmasına vesile olanlar ile bu dergiyi yarınlara taşıma azmindeki mevcut yönetimi tebrik ediyorum.

Allah, nice bin sayılar yahut bin sayılık ecirler nasib eylesin.

Selâm, hidayet üzre olanlara…