Çin imdada gelecek mi?

Bülent Tokgöz
09:00, 22/03/2026, Pazar
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Çin imdada gelecek mi?
Çin imdada gelecek mi?

Çin–İran ilişkileri, anlık krizlere verilen tepkilerden çok, uzun vadeli bir stratejik hesap üzerine kuruluyor. İran, Çin açısından yalnızca kritik bir enerji kaynağı değil; Asya, Orta Doğu ve Avrupa’yı birbirine bağlayan jeopolitik konumuyla Kuşak ve Yol Girişimi’nin kilit halkalarından birini oluşturuyor. Bu nedenle Pekin’in yaklaşımı, İran’ı savunmaya ya da krizlerde öne çıkmaya değil, bölge bağlantısını güçlendiren ve Çin’in küresel nüfuz projeksiyonunu destekleyen kalıcı bir ekonomik-stratejik zemini inşa etmeye odaklanıyor.

Donald Trump’ın Ocak 2026’da ilan ettiği ve İran’la ticaret yapan tüm ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi getiren karar, dar mânâda bir yaptırımın ötesine geçerek küresel ticaret mimarisini hedef alan stratejik bir güç gösterisine dönüşüyor. İran’daki ekonomik çöküş ve protestoların bastırılmasına tepki olarak sunulan bu hamle, gerçekte Tahran’ın manevra alanını daraltmayı, rejimi daha derin bir uluslararası tecride itelemeyi amaçlayan çok katmanlı bir baskı mekanizması kuruyor.

Bu politikanın merkezinde İran’ın başlıca ticaret ortağı ve petrolünün ana alıcısı olan Çin yer alıyor. Pekin, söz konusu tarifeleri dolaylı bir uyarı değil, doğrudan bir ekonomik tehdit olarak okuyor ve temkinli ama kararlı tepkisiyle tek taraflı baskının karşılıksız kalmayacağı mesajını veriyor. Böylece Kasım 2025’te ABD ile kurulan kırılgan ticaret ateşkesi ciddi biçimde risk altına giriyor; İran dosyası, ABD–Çin rekabetinin yeni bir cepheye taşındığını ve küresel ticaret düzeninde yeni bir sarsıntı dalgasının kapısını araladığını gösteriyor.

Teknolojik katkı

Çin, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olmasına karşın, enerji güvenliğinde İran petrolüne olağanüstü düzeyde bağımlı bir yapı sergiliyor. 2025’te İran’ın denizyoluyla ihraç ettiği ham petrolün yüzde 80’inden fazlası Çin’e yöneliyor; günlük ortalama 1.38 milyon varillik bu akış, Çin’in denizyolu petrol ithalatının yaklaşık yüzde 13.4’ünü oluşturuyor. Bu tablo, İran petrolünü Pekin açısından sıradan bir tedarik kalemi olmaktan çıkarıp ikamesi zor, stratejik bir enerji hattına dönüştürüyor ve Çin’in Orta Doğu’daki istikrar arayışını doğrudan enerji güvenliğiyle ilişkilendiriyor.

Çin, İran’daki protestoları ve eşlik eden internet kesintilerini geçici bir iç krizden ziyade rejim istikrarının, toplumsal denetimin ve güvenlik reflekslerinin sınandığı yapısal bir vaka olarak okuyor. Pekin bu sürece açık bir rejim müdafaası veya sert bir eleştiriyle yaklaşmıyor; egemenlik, iç işlerine karışmama ve dış müdahaleye karşı çıkma söylemi etrafında bilinçli bir mesafe koruyor. Xi Jinping yönetimi açısından İran’daki istikrarsızlık bir fırsat alanı değil, ABD müdahalesini tetikleyebilecek ve küresel dengeleri sarsabilecek ciddi bir risk başlığı olarak öne çıkıyor.

Bu temkinli siyâsî duruşa rağmen Çin’in İran üzerindeki etkisi bütünüyle soyut kalmıyor. Önceki yıllarda sağlanan gözetim, yüz tanıma, dron ve dijital kontrol teknolojileri protestoların bastırılmasında fiilen kullanılıyor; bilgi akışının kesilmesi ve toplum hareketliliğinin izlenmesi bu altyapıyla mümkün hâle geliyor. Ancak bu teknolojik katkı, Pekin’in İran rejimini kurtarmaya dönük bağlayıcı bir irade taşıdığı anlamına gelmiyor; Çin ilişkisini müttefiklikten ziyade çıkar temelli, sınırlı ve geri çekilebilir bir ortaklık olarak kurguluyor, askerî ya da siyasî garantilerden bilinçli biçimde uzak duruyor.

Düşük maliyetle en yüksek stratejik getiri

Çin–İran ilişkileri, anlık krizlere verilen tepkilerden çok, uzun vadeli bir stratejik hesap üzerine kuruluyor. İran, Çin açısından yalnızca kritik bir enerji kaynağı değil; Asya, Orta Doğu ve Avrupa’yı birbirine bağlayan jeopolitik konumuyla Kuşak ve Yol Girişimi’nin kilit halkalarından birini oluşturuyor. Bu nedenle Pekin’in yaklaşımı, İran’ı savunmaya ya da krizlerde öne çıkmaya değil, bölge bağlantılarını güçlendiren ve Çin’in küresel nüfuz projeksiyonunu destekleyen kalıcı bir ekonomik-stratejik zemini inşa etmeye odaklanıyor.

Bu çerçevede Çin’in İran’a verdiği destek, ekonomik çıkarları koruma hedefi ile ABD’yle doğrudan jeopolitik çatışmadan kaçınma arasındaki hassas denge tarafından belirleniyor. Pekin, askerî ya da bağlayıcı siyâsî taahhütlerden şuurlu bir biçimde uzak dururken, enerji güvenliği, ticaret ve diplomasi ekseninde kontrollü bir angajman yürütüyor. İran’ın nükleer programının silahlanmaya evrilmesini engelleme, bölgesel savaş riskini sınırlama ve Hürmüz Boğazı gibi hayati enerji arterlerinde istikrarsızlığı önleme kaygısı, bu temkinli tutumun stratejik arka planını oluşturuyor.

2025’te İran-İsrail savaşı sırasında görüldüğü üzere Çin, askerî hengâmede öne çıkmayan fakat arka planda bağlarını derinleştiren “sessiz” bir güç olarak hareket ediyor. Bu yaklaşım, Çin’in İran politikasını ikili ilişkilerin ötesine taşıyarak, askerî ittifaklar yerine altyapı, enerji ve ekonomik bağımlılık üzerinden Avrasya’da kalıcı nüfuz kurma hedefinin parçası hâline getiriyor. Son kertede Pekin, İran’ı kurtarmayı ya da dönüştürmeyi değil, belirsizliklerle dolu jeopolitik ortamda en düşük maliyetle en yüksek stratejik getiriyi sağlayacak dengeyi korumayı amaçlıyor.

İttifak değil ortaklık

7 Ekim 2023’te Gazze–İsrail savaşıyla başlayan ve 2025 Haziran’ında İsrail’in İran’a doğrudan saldırısıyla derinleşen kriz, Tahran’ın bölgesel caydırıcılığını ve “Direniş Ekseni” üzerindeki etkisini ciddi biçimde aşındırdı. İsrail ve ABD baskısının artması, Rusya’nın beklenen askerî desteği verememesiyle birleşince İran’ı daha kırılgan, dış teknoloji ve stratejik destek arayışına daha bağımlı bir aktör hâline getirdi; bu denklemde Çin, Tahran açısından öne çıkan başlıca alternatif güç olarak belirdi.

Yaklaşık 12 gün süren 2025 Haziran savaşı, İran’ın askerî ve teknolojik zaaflarını görünür kılarken, Çin’in bu ilişkiye biçtiği sınırları da netleştirdi. Pekin diplomatik kınamalar ve gerilimi düşürme çağrılarıyla yetindi; askerî ya da mâlî angajmandan özellikle kaçındı ve böylece 25 yıllık stratejik iş birliği anlaşmasına rağmen ilişkinin bir güvenlik ittifakı değil, riskten kaçınan pragmatik bir çıkar ortaklığı olduğunu gösterdi.

Buna karşılık Çin, doğrudan savaş müttefikliğine girmeden çift kullanımlı teknolojiler, füze ve yarı iletken bileşenleri, yapay zekâ ve dijital gözetim altyapıları ile BeiDou sistemleri üzerinden İran’ın kapasitesini kademeli biçimde güçlendiriyor. Ortaya çıkan tablo, Pekin’in düşük maliyetli araçlarla nüfuzunu derinleştirdiğini, İran’ın ise güvenlik açıklarını kapatmak için giderek daha fazla Çin’e yaslandığını ortaya koyuyor.

Gelgelelim bu onun derdine derman olacak mı, iyimser ifadelere rastlamak pek mümkün olmuyor.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026