Savaş yorgunlarının realpolitiği

Bülent Tokgöz
10:00, 04/02/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 11:24, 04/02/2026, Çarşamba
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Savaş yorgunlarının realpolitiği
Savaş yorgunlarının realpolitiği

Macron ve Putin’in seyahatleri, “büyük kayma”nın küçük perde önü gösterileri. Arkalarında ise kuralları yeniden yazılan, aktörleri çoğalan ve dengelerin sürekli tevakkuf hâlinde olduğu yeni bir dünya sahnesi kuruluyor. Bu sahnenin nihai şekli belirsizliğini korusa da bir hakikat artık ayan beyan ortada: Güneş, artık sadece batıdan doğmuyor.

Avrupa'nın siyasi sahnesinde, üç seneyi aşkın müddettir donmuş hâlde duran bir diyalog kanalının buzları, ihtiyatlı bir ümitle çatırdamakta. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz ay Brüksel'deki Avrupa Konseyi zirvesinin ardından yaptığı açıklamada, Avrupa'nın Rusya ile doğrudan bir temas hattını yeniden tesis etmeye hazır olması gerektiğini ifade etti. Bu çağrı, Kremlin'in "karşılıklı siyasi irade" şartıyla görüşmeye hazır olduğuna dair cevabıyla, uluslararası diplomasinin gündemine âni ve mühim bir hareketlilik getirdi.

Macron'un attığı bu diplomatik adım, boşlukta şekillenmiş bir teklif değil. Aksine, ABD'nin öncülük ettiği ve Florida'da devam eden barış müzakerelerinin belirsizliğine karşı Avrupalı bir refleksin tezahürü. Macron'a göre, Avrupa kendini Moskova'ya doğrudan ulaşma imkânından mahrum bırakamaz. Aksi hâlde liderler kendi aralarında konuşmakla ve "tek başına Ruslarla görüşecek müzakerecilerle" yetinmek durumunda kalır. Bu yaklaşım, Avrupa'nın stratejik özerklik arayışının savaş diplomasisi alanındaki müşahhas bir ifadesi.

Bu diplomatik hareketliliğin arka planında ise Avrupa kamuoyunda ve siyasetinde giderek belirginleşen "savaş yorgunluğu" gerçeği bulunmakta. Macron'un bu girişimi, işte bu yorgunluğa karşı diplomasiyi yeniden faal hâle getirerek, savaşın siyasi bir çözüm ihtimalini canlı tutma çabası olarak da değerlendirilebilir. Bu, askeri ve ekonomik desteğin alternatifi değil, onu tamamlayıcı bir stratejik unsur.

Paris ile Moskova arasında filizlenmeye başlayan bu yeni diyalog ihtimali, Ukrayna savaşının gidişatında bir dönüm noktası teşkil etmese de diplomasi sahnesindeki aktörlerin pozisyonlarını ve önceliklerini gözden geçirdiği mühim bir ara fasıl olarak kayda geçmekte. Macron'un hamlesi, Avrupa'nın küresel meselelerde kendi sesini bulma arayışının cüretkâr bir tezahürü. Kremlin'in şartlı kabulü ise Batı ile arasındaki duvarları yıkmak değil, belki de yeni kurallarla bir kapı aralamak niyetini yansıtıyor.

Yenilenmiş çok taraflılık

Dünya sahnesi, tanıdık perdelerin indiği, yeni dekorların henüz tam kurulmadığı bir antrakt hâlinde. Bu iki perde arasındaki ara dönemin en belirgin emareleri, devlet adamlarının pasaportlarında biriken mühürlerde, kıtalar arası atılan adımlarda tezahür ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Pekin’deki nezaket ziyareti ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Yeni Delhi’ye uzanan yolculuğu, aynı haftaya sığan iki diplomatik hamle olmanın ötesinde, çatırdamakta olan bir uluslararası düzenin simgesel ritüelleriydi.

Her ikisi de tarihin ağır çarkları altında ezilen ülkelerinin küresel konumlarını sağlamlaştırmak, ticârî bağları yeniden örmek ve Ukrayna’daki savaşın yarattığı diplomatik izolasyon bulutlarını dağıtmak peşinde. Ancak bu seyahatler, misafirperver tebessümlerin ve ihtişamlı ziyafetlerin ötesinde, soğuk bir realpolitik gerçeğini gözler önüne seriyor: Batı artık tek başına senaryoyu yazmıyor ve Doğu, artık sadece bir figüran değil.

Macron’un Çin’e gidişi, Avrupa’nın derin bir stratejik ikileminin tezahürü. Bir yanda, “stratejik özerklik” naraları atan ancak fiiliyatta Atlantik’in ötesindeki müttefikine sırtını dayamaktan kurtulamayan bir kıta. Diğer yanda hukuka dayalı, çok taraflı bir düzen özlemi. Macron’un Pekin’de savunduğu “yenilenmiş çok taraflılık” aslında Avrupa’nın bu kırılganlığının itirafı.

Zira Avrupa, gücünün zirvesindeki çağları geride bırakmış, ekonomik dönüşümde ağır davranmış ve nihayetinde, yeni bir dünya kurulurken masada daha güçsüz bir iskemleye razı olmak zorunda kalıyor. Macron’un daveti, Çin’i bu yeni masaya davet etmekten ibaret; gelgelelim Pekin’in kendi inşa ettiği, kurallarını kendisinin koyduğu çok daha büyük bir masası var zaten.

Öte yanda, Putin’in Hindistan’a ayak basışı, farklı bir çaresizliğin ve diriliş emelinin yansıması. Ukrayna bataklığında debelenen, ekonomisi Batı’nın yaptırımları karşısında Çin’in himayesine sığınmak zorunda kalan bir Rusya var. Fakat bu ziyaret, bir teslimiyet değil, tersine bir meydan okuma nişanesi. Moskova, “Batı dünyası”ndan dışlanmış olsa da kendine has bir dünya inşa etme kapasitesine sahip olduğunu göstermek istiyor.

Dünyanın doğusuna ve güneyine doğru

İlginç olan, ev sahiplerinin tavrı. Ne Çin ne de Hindistan, misafirlerinin umduğu kesin taahhütleri verme niyetinde görünüyor. Her iki Asya devi de “muvakkat teveccüh” politikası izliyor. Yani geçici ilgi ve ihtiyatlı yakınlık. Pekin için Macron, Avrupa içinde bir kırılma noktası, ABD’ye olan mutlak bağımlılığı zayıflatacak bir kaldıraç olabilir. Yeni Delhi için Putin ise hem ucuz enerji kaynağı hem de Batı’ya karşı pazarlık kozu. Ancak hiçbiri, kendi stratejik çıkarlarını ikinci plana atacak kadar ileri gitmiyor.

Ticaret, bu yeni ittifakların belkemiği, yeni milletlerarası ilişkilerin ortak dili. Artık ideolojiler değil, boru hatları, konteyner gemileri ve dijital ödeme sistemleri şekillendiriyor ilişkileri. Rusya’nın Hindistan’a silah ve petrol satışı, Çin’in Kuşak ve Yol projesi, hepsi bu yeni gerçekliğin tuğlaları. Avrupa ise bu yeni ticârî dilde henüz akıcı konuşamıyor. İç pazarlarını koruma telaşı ve yeşil dönüşümün getirdiği ağır yükler, onu daha içe kapanık bir pozisyona itiyor.

Netice itibarıyla, bu diplomatik trafik, tek kutuplu bir dünyanın nihai nefeslerini verdiğinin en bariz işareti. Yeni Delhi, Pekin ve Moskova, ilişkilerini Batı merkezli ittifak kalıplarının dışında, kadim ipek yollarının hatırası ve müşterek jeopolitik menfaatler üzerine bina ediyor. Avrupa’nın küresel gündemi tek başına tayin etme imtiyazı tarihe karışıyor. Güç, tanıdık merkezlerden çıkıp, dünyanın doğusuna ve güneyine doğru ağır ağır ama kararlı bir şekilde akıyor.

Macron ve Putin’in seyahatleri, “büyük kayma”nın küçük perde önü gösterileri. Arkalarında ise kuralları yeniden yazılan, aktörleri çoğalan ve dengelerin sürekli tevakkuf hâlinde olduğu yeni bir dünya sahnesi kuruluyor. Bu sahnenin nihai şekli belirsizliğini korusa da bir hakikat artık ayan beyan ortada: Güneş, artık sadece batıdan doğmuyor.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026