HaberSultan 2. Abdülhamid vefatının 101. yılında yad ediliyor

Sultan 2. Abdülhamid vefatının 101. yılında yad ediliyor

Osmanlı Devleti'nin en çok konuşulan hükümdarlarından Sultan 2. Abdülhamid, 101 yıl önce bugün vefat etti. Sultan Abdülhamid, dış politikada akıllı bir siyaset güderek Osmanlı'nın en zor döneminde yaklaşık 33 yıl devleti büyük bir ustalıkla idare etmiş, döneminde eğitimde, sağlıkta, sporda, kültür ve sanatta Osmanlı Devleti büyük gelişim göstermişti.

HABER MERKEZİ AA 6 DAKİKADA OKUNUR
Sultan 2. Abdülhamid vefatının 101. yılında yad ediliyor
Sultan 2. Abdülhamid'in vefatının 101. yıl dönümü.

Osmanlı Devleti'nin en çok konuşulan hükümdarlarından Sultan 2. Abdülhamid, 101 yıl önce bugün vefat etti. Sultan Abdülhamid, dış politikada akıllı bir siyaset güderek Osmanlı'nın en zor döneminde yaklaşık 33 yıl devleti büyük bir ustalıkla idare etmiş, döneminde eğitimde, sağlıkta, sporda, kültür ve sanatta Osmanlı Devleti büyük gelişim göstermişti.

Osmanlı İmparatorluğunun önemli padişahlarından Sultan 2. Abdülhamid, vefatının 101. yılında yad ediliyor.

Babası Sultan Abdülmecid, annesi ise Tirimüjgan Kadınefendi olan Abdülhamid, 21 Eylül 1842 tarihinde dünyaya geldi.

  • Görevlendirilen özel hocalardan Farsça, Arapça, Fransızca, musiki ve diğer alanlarda eğitim alan Abdülhamid, kendisini himayesine alan amcası Sultan Abdülaziz tarafından Mısır ve Avrupa seyahatlerine götürüldü.

Abdülhamid, Farsça, Arapça, Fransızca, musiki ve diğer alanlarda eğitim aldı.
Abdülhamid, Farsça, Arapça, Fransızca, musiki ve diğer alanlarda eğitim aldı.

1876'da tahta çıktı

Meşruti bir yönetim kurmak isteyen devlet adamı ve idarecilerin Sultan Abdülaziz ile 5. Murad'ı tahttan indirmelerinin ardından 2. Abdülhamid, 31 Ağustos 1876'da tahta çıktı.

Kısa süre sonra 23 Aralık 1876'da Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edildi.

Sultan Abdülhamid, tahta çıktığında dışarıda da birçok sorunla karşı karşıya kaldı. Londra Konferansı'nda, Ruslar'ın tekliflerini kapsayan Londra Protokolü Sultan Abdülhamid'in isteğiyle mecliste görüşülüp reddedilince Rusya, 24 Nisan 1877'de (93 Harbi) Osmanlı Devleti'ne resmen savaş ilan etti.

Plevne'de Gazi Osman Paşa, doğuda Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın başarıları savaşın genel gidişini durduramadı, Türk orduları cephelerden çekilmeye başladı. Onların ardından on binlerce Müslüman-Türk muhacir de İstanbul'a ve Anadolu'ya göç etti.

Meclis-i Mebusan'ı tatil etti

Meclisle anlaşmazlığa düşen Sultan Abdülhamid, anayasanın kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak, 13 Şubat 1878'de Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak tatil etti, fakat meşrutiyet ve anayasadan vazgeçtiğine dair hiçbir beyanda bulunmadı.

  • 3 Mart 1878'de Rusya ile Ayastefanos Antlaşması imzalandı.

4 Haziran 1878'de hükümetin imzaladığı Kıbrıs'ın yönetimini geçici olarak İngiltere'ye bırakan antlaşmayı II. Abdülhamid, direnmesine rağmen onaylamak zorunda kaldı.

REKLAM

 23 Aralık 1876'da Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan etti.
23 Aralık 1876'da Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan etti.

13 Temmuz 1878'de imzalanan Berlin Antlaşması ile pek çok toprak kaybedildiği gibi, Rusya'ya karşı da ağır bir harp tazminatı ödenmesi kabul edildi.

  • Yaşadığı olaylar üzerine bazı devlet adamlarının da destek ve teşvikiyle devlet idaresini Yıldız Sarayı'nda topladı.

1. ve 2. Çırağan vakaları sonrası kuvvetli bir hafiye teşkilatı kurdu.

Dış politikada karşılaştığı güçlükler, bilhassa yabancı devletlerin içeride birtakım olaylar çıkarmaları, padişahı sıkı bir rejim uygulamaya sevk etti. Çünkü iç politikadaki çalkantıları kontrol etmeden, dağılmakta olan bir imparatorluktaki çeşitli menfaat gruplarını ve siyasi faaliyetlerini kontrol altına almadan devleti yönetmek mümkün değildi.

Tahta çıktığı gün etrafını saran kimselerin entrikalarla örülü ağlarına kendisini hapsetmek istediklerini anlayan Abdülhamid, buna karşı önlemlerini aldı. Bunun sonucu olarak da Avrupa'da yapılan aleyhte yayın faaliyetlerine yönelik sıkı bir sansür uyguladı.

Devletin toparlanabilmesi için zamana ihtiyaç olduğuna inanan Abdülhamid, ağır bir yük oluşturan savaşlardan kaçınma yoluna gitti.

Sade bir hayat

Sultan 2. Abdülhamid, saltanatı süresince daima idareli davrandı. Kendi kesesinden fedakarlıklarda bulundu. Sarayın masraflarını azami derecede kıstı. Saray hayatından uzak sade bir hayat yaşadı.

Abdülhamid, ekonomik alanda kendisinden önceki padişahlardan devraldığı dış borçları temizlemeye öncelik verdi. Avrupalı alacaklıların temsilcileriyle 20 Aralık 1881'de bir anlaşma imzalandı. Muharrem Kararnamesi adı verilen bu anlaşma ile alacaklı ülkelere belli devlet gelirlerini toplamak üzere Düyun-u Umumiye'yi kurma imtiyazı tanındı. Böylece borçlar büyük ölçüde hafifletildi.

REKLAM

 13 Şubat 1878'de Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak tatil ilan etti,
13 Şubat 1878'de Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak tatil ilan etti,

İslam dünyası ile bağlarını güçlendirmeye çalışan ve bunu temel bir siyaset haline getiren Sultan Abdülhamid, Almanya'dan aldığı mali destek ile 1888'de Haydarpaşa-İzmit demir yolu hattını Ankara'ya kadar uzattı. 1902'de Ankara'yı Bağdat'a bağlayacak hattın yapımını da Almanlar'a verdi.

Sultan Abdülhamid'in dış politikası

Abdülhamid'in en başarılı yönü dış politikasıydı. Dünyadaki politik gelişmeleri yakından takip etmek üzere sarayda bir çeşit bilgi merkezi kurdu. Türkiye ile ilgili bütün dünyada çıkan yazılar ve dış temsilciliklerden padişaha gelen raporlar burada toplanıp değerlendirildi.

Dış politikada temel amaç, imparatorluğun barış içinde yaşamasını temin etmekti. Abdülhamid, Avrupa devletlerinin Türkiye üzerinde birbiriyle çelişen çıkar ve ihtiraslarından faydalandı. Bu yüzden dış politikası milletlerarası ilişkilerde yeni şartlar oluştukça değişti. Hiçbir devletle devamlı anlaşmaya girmedi. Büyük devletleri mümkün olduğu kadar birbirlerinden ayırabilmek için çeşitli diplomatik faaliyetlere girişti.

Panislavizm mücadelesi

Sultan Abdülhamid, İngiliz ajanlarının Arap milliyetçiliğini yaymak, halifeliğin Araplar'ın hakkı olduğu iddiasıyla Mısır hidivini halife yapmak konusundaki gayretlerine Panislamizm politikası ile karşı koymaya çalıştı.

Halifelik sıfatını Osmanlı padişahları arasında en çok kullanan o oldu. Bu sıfatın verdiği güçle, Güney Afrika ve Japonya gibi uzak ülkelere din alimleri göndererek İslamiyet'in oralarda da yayılması için çalıştı. Şam'dan Mekke'ye kadar uzanan Hicaz demir yolunu inşa ettirdi.

REKLAM

3 Mart 1878'de Rusya ile Ayastefanos Antlaşması imzalandı.
3 Mart 1878'de Rusya ile Ayastefanos Antlaşması imzalandı.

2. Abdülhamid'in direttiği ve kısmen başarıya ulaştığı önemli konulardan biri de Filistin meselesi idi. Siyonistler, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulması için Abdülhamid'e başvurdular ve dış borçları temizleyeceklerini bildirdiler. Padişah bu para tekliflerini kabul etmediği gibi, Yahudilerin çeşitli yollarla Filistin'e gelip yerleşmelerine engel olacak bazı tedbirler de aldı.

Eğitim ve tarım alanında da önemli adımlar atıldı

Sultan Abdülhamid döneminde eğitim, bayındırlık ve tarım alanında önemli adımlar atıldı.

1876-1908 yılları arasında iptidailer 200'den 4-5 bine, sübyan mektepleri 10 bine, rüştiyeler 250'den 600'e, idadiler ise 5'ten 104'e ve bugünkü öğretmen yetiştiren yüksek okul olan Darülmuallimin sayısı 32'ye yükseltildi. Ayrıca tarım, maliye, hukuk, baytar, ticaret, ziraat ve daha birçok alanda çok sayıda meslek yüksekokulları açtı. Böylece Batı tarzında ilk ve orta eğitim, devletin gözetiminde ve eliyle ülke geneline yayıldı.

Spor dallarının gerçek anlamda çeşitlenmesi, toplumsal bir eğlence kültürü halini alması ve bunların bilimsel anlamda öğrenilmesine yönelik icraatlar da Sultan Abdülhamid döneminde gerçekleşti. Ayrıca bugün Türk futbolunun üç büyük takımı Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş da Sultan Abdülhamid'in saltanat yıllarında kuruldu.

Devletin toparlanabilmesi için zamana ihtiyaç olduğuna inanan Abdülhamid, ağır bir yük oluşturan savaşlardan kaçınma yoluna gitti.
Devletin toparlanabilmesi için zamana ihtiyaç olduğuna inanan Abdülhamid, ağır bir yük oluşturan savaşlardan kaçınma yoluna gitti.

  • Sultan Abdülhamid ayrıca, başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun çeşitli şehirlerinin önemli fotoğraflarını ihtiva eden çok değerli bir albümler koleksiyonu hazırlattı.

Haydarpaşa Tıbbiyesi ve kendi parasıyla yaptırdığı Şişli Etfal Hastanesi ile bir kısım masraflarını kesesinden karşıladığı Darülaceze onun sağlık ve sosyal yardım alanlarında attığı önemli adımlardan oldu.

REKLAM

Bütün memlekette ticaret, ziraat ve sanayi odaları da yine Sultan Abdülhamid zamanında açıldı.

Çeşitli şehirlerde atlı ve elektrikli tramvaylar, düzenli rıhtımlar yapıldı. Hicaz ve Basra'ya kadar telgraf hatları çekildi.

Askeri rüştiyeler ve idadiler arttırıldı. Türk ordusu yeni silahlarla teçhiz edildi. Hukuk alanında da önemli adımlar atıldı. Ceza usulü ve ticaret usulü kanunları çıkarıldı. Batı örneklerine göre polis teşkilatı yeniden düzenlendi.

  • Balkanlarda meydana gelen olaylar sonrası Türk subayları padişahı Kanun-i Esasi'yi ilan etmeye zorladı. II. Abdülhamid, 23 Temmuz 1908'de anayasayı tekrar yürürlüğe koyduğunu ilan etti. II. Meşrutiyet adı verilen bu olay, beklenenin aksine imparatorluğun dağılmasını daha da hızlandırdı.

Abdülhamid'in en başarılı yönü dış politikasıydı.
Abdülhamid'in en başarılı yönü dış politikasıydı.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı Meclisi'ne üye gönderilmesine engel olmak için 5 Ekim 1908'de Bosna-Hersek'i işgal etti. Aynı gün Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti. Bir gün sonra da Girit, Yunanistan ile birleştiğini açıkladı.

İstanbul'daki ayaklanma

Eski takvime göre 31 Mart'ta (13 Nisan 1909) İstanbul'da ayaklanma patlak verdi. İstanbul'daki olaylar 11 gün kanlı bir şekilde devam etti. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'nun 23-24 Nisan 1909 gecesi İstanbul'a girmesinden sonra bastırıldı.

2. Abdülhamid, kendisine sadık olan Birinci Ordu ile Hareket Ordusu'na karşı konulması hususunda yapılan teklifleri kabul etmeyerek, Müslümanların halifesi olduğunu ve Müslüman'ı Müslüman'a kırdıramayacağını söyledi.

REKLAM

27 Nisan 1909'da Said Paşa'nın başkanlığındaki Meclis-i Umumi-i Milli, 2. Abdülhamid'in hilafet ve saltanatının sona erdirilmesine karar verdi.

Sultan Abdülhamid, tahtından indirildiği gece Selanik'e gönderildi. Birkaç bavulla gece yarısı Yıldız Sarayı'ndan çıkarılan Abdülhamid, aile ve maiyet efradından oluşan 38 kişi ile Sirkeci'den özel bir trenle Selanik'e götürüldü.

Selanik'te Alatini Köşkü'ne yerleştirilen Abdülhamid, orada vaktini marangozluk ve demircilikle geçirdi. Düşman kuvvetlerin Selanik'e yaklaşması üzerine Abdülhamid'in, İstanbul'a nakledilmesine karar verildi ve 1 Kasım 1912'de getirilerek Beylerbeyi Sarayı'na yerleştirildi. Hayatının son yıllarını burada geçirdi.

10 Şubat 1918 Pazar günü hayata gözlerini yuman 2. Abdülhamid'in cenazesi, Sultan Reşad'ın iradesiyle ölümünün ertesi günü padişahlara mahsus özel bir törenle Divanyolu'ndaki II. Mahmud Türbesi'ne defnedildi.

Sultan Abdülhamid döneminde eğitim, bayındırlık ve tarım alanında önemli adımlar atıldı.
Sultan Abdülhamid döneminde eğitim, bayındırlık ve tarım alanında önemli adımlar atıldı.

Çok iyi bir zeka ve hafızaya sahipti

Sultan Abdülhamid, soğukkanlı fakat vehimli bir mizaca sahipti. Yürürken ve otururken biraz öne doğru meylederdi. Çok dinler, az konuşurdu. Kendisiyle konuşanlara saygı telkin eder, herkese karşı nazik davranırdı. Karşısındakinin duygu ve düşüncelerini sezmekte mahirdi. Çok iyi bir zeka ve hafızaya sahipti. Bir kere gördüğü veya sesini işittiği kimseyi asla unutmazdı. Kılıç kullanma ve tabanca atmakta yetenekli idi. Batı müziğinden, opera ve tiyatrodan da hoşlanırdı.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
HABER MERKEZİ GZT Editörü

Son dakika gelişmelerini, gündemdeki haberleri, bildiğiniz haberlerin bilmediğiniz detaylarını sizlerle buluşturuyor.

YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz