Batının doğa ile savaşı!

Fıtrattan saptırıcı batı dayatmalarını külliyen red etmeliyiz; kadınlarla ilgili olanları reddettiğimiz gibi insanlık ayarlarımızla oynayan LGBT’ciliği de külliyen yasaklamalıyız. Devlet, gönüllü kuruluşlarla işbirliği yaparak çocuklarımızı, kadınlarımızı bu sapkınlıktan korumak için sonuç alıcı tedbirler almalıdır. Bu hayasız akın başka türlü durdurulamaz!
Başlıkta yanlışlık yok; Batı’nın Doğu ile savaşı değil! Batı, Doğu ile savaşı kazandı; sömürgecilik ideolojisi ve teknolojisiyle doğuya diz çöktürdü. Ve yeryüzünde tabiiye en yakın yönetimleri, insan topluluklarını yok etti.
“Doğa” düne kadar dilimizde olmayan bir kelime idi. Doğmak kökünden, yanlış bir ekle dilin tabiatı ihlâl edilerek uyduruldu ve devlet zoruyla dayatıldı. Milletin malı olan lisan üzerinde küçük bir azınlığın tasarrufu dilin tabiatına aykırıdır. Bu aykırılığı övünme vesilesi yapanlar var.
Tıpkı insanı tabiatı dışında, fıtrata aykırı bir tarzda hayat sürmeye zorlayanlar gibi.
Tabiat, fıtrat reddedilmesi gereken, mücadele edilmesi gereken, hatta savaşılması icap eden şeylerdir.
Tabiatla mücadele insanoğluna büyük güç kazandırdı. Tabiata hükmeden insan, nihayet tabiat kanunlarını reddederek insana da kendine göre bir tabiat tayin etmek istiyor.
İnsanlığın yaradılıştan itibaren iyi ve doğru gördükleri, hayatını bu iyi ve doğru istikametinde yürütmeye çalıştığı asırlar geride mi kalacak? Kötü iyinin yerine, yanlış doğrunun yerine geçecek mi?
Böyle bir program gerçekten işliyor mu?
İşleyebilir mi?
İşletilebilir mi?
Biz doğrusu gördüklerimiz, müşahede ettiklerimiz üzerinden konuşuyoruz.
Yaratılan Yaradan’ı reddederse ne olur?
Vahşi kapitalizm, dünyada tabii olan her şeye müdahale etti. Bitkileri, hayvanları tabiatının dışına zorladı. Genleriyle oynadı.
Sıra insana geldi.
Nâmus, uğruna ölünendi
Kadının kadın olması, erkeğin erkek kalması, bu yüzden kendilerine mahsus rollerini oynaması modernliğe batıyor.
Evlilik, aile, insanoğlunun tabiî olarak devamı, artık bir savaş sahası hâline getirilmiş durumda.
Övülen, yüceltilen iffetti, ismetti, nâmustu.
Gün o gün ki iffetsizlik, nâmustan mahrumluk tercih ediliyor, hatta övülüyor.
Çocuğu oyuna getirmek!
Tabiî olan normal olandır. Tabiat dışı anormaldir. Bugünün dünyasında anormal, normalin yerine konulmak isteniyor.
LBGT’cilik tabiata karşı savaşın global ideolojisi olarak dalga dalga, eğitim ve öğretim sistemi de kullanılarak yaygınlaştırılıyor.
İnsanı insan olarak var eden ilahî farklılıklar yerine “toplumsal cinsiyet eşitliği”ni koymak…
Türkiye’ye karşı toplum mühendisliği
Türkiye, toplum mühendisliğine çok maruz kaldı. İnancı, dili, tarihi, kimliği üzerinde çok oynandı. Şimdi bütün dünyaya râci korkunç bir sosyal mühendislik vakıası ile karşı karşıyayız.
Kadın üzerinden yürütülen fıtratı bozma mücadelesi şimdi çocuklar üzerinden sürdürülüyor. Ebeveynin çocuklar üzerindeki veliliği reddediliyor. Küçücük yavrular birtakım oyunlarla tabiatlarının dışına çıkmaya teşvik ediliyor. Kadınların değiştirilmesi yetmedi, çocukların değişmesi üzerinde siyaset yürütülüyor.
Reklam
Batı medeniyeti geldiği bu merhalede insanı insanlıktan çıkararak hedefine ulaşmak için bütün imkânlarını kullanıyor.
Bu savaşın farkında olmalıyız!
Bu fıtrattan saptırıcı batı dayatmalarını külliyen red etmeliyiz; kadınlarla ilgili olanları reddettiğimiz gibi insanlık ayarlarımızla oynayan LGBT’ciliği de külliyen yasaklamalıyız. Devlet, gönüllü kuruluşlarla işbirliği yaparak çocuklarımızı, kadınlarımızı bu sapkınlıktan korumak için sonuç alıcı tedbirler almalıdır.
Bu hayasız akın başka türlü durdurulamaz!
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.