Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni Zelanda teröristi ve DEAŞ'ın kumaşı aynıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda'da 50 kişinin şehit olduğu cami saldırılarıyla ilgili olarak ABD’nin saygın gazetelerinden Washington Post için “Yeni Zelanda teröristi ve DEAŞ'ın kumaşı aynıdır” başlıklı bir makale kaleme aldı. Erdoğan’ın makalesinde öne çıkan başlıkları derledik.

İÇİNDEKİLER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda'da 50 kişinin şehit olduğu terör saldırılarıyla ilgili olarak Washington Post gazetesi için "Yeni Zelanda teröristi ve DEAŞ'ın kumaşı aynıdır" başlıklı bir makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde öne çıkan başlıklar şöyle:

“Teröristin Türkiye’ye ve şahsıma birçok kez atıfta bulunması manidar”

“Geçtiğimiz hafta Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde yaşanan terör saldırılarında 50 masum insan şehit oldu. Cuma namazı için yerel camilerde toplanan düzinelerce Müslüman, saldırıdan yaralı olarak kurtuldu. Cinayet silahlarının üzerinde ve teröristin internet ortamında yayımladığı manifestoda çok sayıda tarihi referansa rastlandı. Teröristin Türkiye’ye ve şahsıma birçok kez atıfta bulunması hem manidar hem de üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur."

  • "Christchurch katliamının sorumlusu, dünya tarihini ve Hristiyanlık inancını tahrif ederek sapkın görüşlerini meşrulaştırmaya çalışmıştır. İnsanların arasına nefret tohumları serpmeye kalkışmıştır.
  • Geçmişte defalarca terörün dini, dili veya ırkı olamayacağını ifade etmiş bir lider olarak geçtiğimiz hafta yaşanan terör saldırılarını Hristiyan öğretisine, ahlâkına veya prensiplerine bağlamaya yönelik her türlü gayreti kategorik olarak reddediyorum.
  • Yeni Zelanda’da yaşananlar ancak cehalet ve nefretin zehirli bir çıktısı olarak değerlendirilebilir.”

“DEAŞ, Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya yemin etmiştir”

“Milletimiz, tarihin teröristler tarafından tahrif edilmesiyle ilk kez bu olayda karşılaşmamıştır. Tarihi radikal ideolojisinin perspektifinden yorumlayan ve çoğunluğu Müslüman binlerce sivilin katili olan DEAŞ terör örgütü, son yıllarda “İstanbul’un yeniden fethi” için çağrıda bulunmuştur. Bu çağrı, Christchurch saldırganının manifestosunda yer alan “şehri bir kez daha Hristiyan yapma” sözüyle benzerlik göstermektedir. DEAŞ, aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya yemin etmiştir – ki Türk askerinin Suriye’de terör örgütüne bu kadar ağır bir darbe vurmasının sebeplerinden biri budur.

Bu itibarla, Yeni Zelanda’da masum insanların canını alan katille Türkiye, Fransa, Endonezya ve başka yerlerde terör saldırıları düzenleyenler arasında kesinlikle hiçbir fark olmadığını tespit etmek durumundayız.”

“Batılı liderlerin, ülkelerinde yaşayan Müslümanları kucaklaması gerekir”

Christchurch katliamı sonrasında Batı’nın üzerine düşen bazı sorumluluklar bulunmaktadır. Batılı toplumlar ve hükümetler, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi gibi son yıllarda yükselen ideolojilerin normalleşmesine izin vermemelidir.

Bu sapkın ideolojilerin, tıpkı anti-semitizm gibi insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun kabul edilmesi çok önemlidir. İlaveten yaşanan olayı tüm yönleriyle aydınlatmak ve hem bu teröristin nasıl radikalleştiğini hem de terör örgütleriyle bağlantılarını anlayarak gelecekte yaşanabilecek trajedileri engellemeliyiz. Son olarak tüm Batılı liderlerin, Yeni Zelanda Başbakanı Sayın Jacinda Ardern’in cesareti, liderliği ve samimiyetinden ders alarak kendi ülkelerinde yaşayan Müslümanları kucaklaması gerekir."