Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'dan 'Esed-YPG anlaştı' iddiaları hakkında açıklama

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Kalın, "Esad rejimi ile YPG arasında anlaşma imzalandı mı diye haberler çıktı. Biz ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ifade ettik. Dün yaşanan hadise, Halep civarından gelip Afrin'in güney uçlarına, oradan da şehre girmeye çalışan 40-50 araçlık konvoyun girme teşebbüsünü gördük, bu topçu atışları ile püskürtüldü. Burada iddia edildiği gibi bir anlaşma söz konusu değil. Anlaşma olsa bile Türkiye olarak bir harekatla ilgili planlarımızı aynı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Rejim veya başka unsurların bu adımlarının çok ciddi sonuçları olacaktır"dedi.

"BÖLGENİN YENİ BİR KANDİL YAPILMAK İSTENDİĞİNİ AÇIKÇA ORTAYA KOYUYOR"

Yeni veriler bizim baştan beri verdiğimiz kararın doğruluğunu teyit etmektedir. Ele geçirilen bilgilerde aslında bölgenin yeni bir Kandil yapılmak istendiğini açıkça ortaya koyuyor. Harekatın meşruiyeti açısından da bu yönde yeni verilerin elimize geçtiğini ifade edebilirim. Bu Suriye'den teröristlerin temizlenmesi ile ilgili sürecin önemli birini oluşturmaktadır.

İdlib'de askeri gözlem noktalarının tesis edilmesi süreci devam ediyor. Bunu 12'ye çıkartacağız. TSK, Astana'da alınan kararla bu süreci hayata geçirmektedir.

Doğu Guta'da 2 günde 160'tan fazla sivilin ölümü ile gerçekleşen saldırılar gerçekleştirildi. Suriye rejimine saldırıları durdurma çağrısında bulunuyoruz. Diplomatik girişimlerimiz de yoğun bir şekilde devam ediyor.

Geçen hafta 10 Şubat'ta başlayan McMaster'ın Türkiye ziyareti ile başlayan daha sonra Mattis ile yapılan görüşme ve Tillerson'ın kabulü çerçevesinde bir süreç yaşadık. Biz bu konuda iyimser bir bakış açısına sahibiz. Üzerinde mutabık kaldığımız çerçevenin Türk-Amerikan ilişkilerindeki gerginliği aşacak şekilde olduğunu görüyoruz. YPG'ye desteğin sonlandırılması, Münbiç'ten çıkarılması konusunda beklentilerimiz çok açık ve nettir. Artık PYD-YPG ile işbirliğinin sona erdirilmesi gerekmektedir. Türk-Amerikan ilişkilerinde FETÖ meselesinde de biz Amerikan yönetiminde somut adımlar bekliyoruz. Ne Obama, ne Trump döneminde netice verici uygulama görmedik.

Şu anda Amerika'da bulunan bu kişilerin Türkiye'ye iade edilmeleri ve yargı önüne çıkmalarıdır bizim beklentimiz. Trump yönetimi de somut adımlar atmalı. Bunlar gerçekleştiği taktirde hem ikili ilişkiler normalleşme sürecine girecek hem de Türkiye'nin güvenlik kaygıları giderilmek suretiyle bölgenin de istikrarı için önemli adım atılmış olacaktır.

ANKARA-ŞAM TEMASI OLUR MU?

Bizim Şam rejimi ile resmi temasımız söz konusu değil. Astana çerçevesinde 3 garantör ülke olarak bizim Suriye sahasında yaşanan gelişmeleri koordine etmek için kurduğumuz bir mekanizma var. Zaman zaman bu mesajlar, Rusya ve İran üzerinden Şam rejimine de iletilmekteydi. Dolaylı bir trafiğin olduğunu biliyoruz fakat olağanüstü şartlar gerektirdiğinde istihbarat birimimiz doğrudan ya da dolaylı belli temaslar kurabilir. Doğrudan Ankara-Şam arasında siyasi veya diğer alanlarda temas trafiğimiz söz konusu değil.

AB İLE İLİŞKİLER

Biz AB Komisyon Başkan Yardımcısı'na bu konu ile ilgili kağıdımızı gönderdik. Bizim beklentimiz kriterin tamamlandığın AB Komisyonu tarafından da tasdik edilmesi. Schengen düzenlemesi yıllar önce yapılması gereken bir konudur. Bu konu hep ötelendi. Son iki yılda da bu iş sürüncemede bırakıldı. ilgili birimlerimiz çalışmayı, bu kağıdı AB'ye ilettik. Komisyonda bunun değerlendirmesi yapılıyor. Şu anda değerlendirme devam ediyor. Bizim beklentimiz Avrupa ile, Almanya, İtalya gibi ülkelerle komisyonun da artık bunu bir sorun olmaktan çıkartması. Afrin meselesine gelince, o konuda bizim kimseye izahat borcumuz yok.

BBP İTTİFAKA KATILACAK MI?

Cumhurbaşkanımızın güzel isimlendirmesi ile 'Cumhur' ittifakı olarak Türk siyasi hayatında yeni bir sayfa açılmış oldu. Şu anda AK Parti ile MHP arasında ittifak üzerinde mutabık kalındı. Bununla ilgili de arkadaşlarımız Meclis'e gerekli kanuni düzenlemeyi verecekler. Detayları oradan takip etmekte fayda var. Bu konuda katılmak isteyen başka aktörler olursa, herkese açık. Bütün cumhuru kapsaması beklenir.

Bu haberlerin bir kısmı propaganda amaçlı yapılıyor. Dünkü görüntüler de 40 araçlık konvoyun gitmesi vs. biraz şov amaçlı yapıldığı anlaşılıyor. Hedefi neyse biz bunları dikkate alırız. Hesaba katılır ama bizim Afrin üzerindeki kararlılığımızda en ufak etkisi söz konusu değildir.

İstihbarat örgütleri arasında bu tür görüşmelerin yapılmasının amacı da acil sorunları çözmeye matuftur. Bu görüşmeler yapılabilir.

KILIÇDAROĞLU'NUN TILLERSON GÖRÜŞMESİNE TERCÜMAN ELEŞTİRİSİ

Görüşmede mütercimin bulunmaması konusu da artık gülünç bir yorum. Kılıçdaroğlu, devlet devre dışı bırakılmıştır diye bir ifade kullandı. Devlet not tutucu mudur? Devletin Dışişleri Bakanı görüşmede, görüşmeye verilen öneme binaen tercüme yapmaktadır. Devlet bir mütercim midir? Bazen bu tür görüşmelerde tercüman alınmaz, bu görüşmeye verilen önemin ifadesidir. Bazen bakan arkadaşım yapar, ben yaparım tercümeyi. Maalesef devlet tercümesinden bihaber olan kişilerin yaptığı yorumlar olarak görülüyor. Konuşulan tüm konular not ettirilmiştir. Her görüşmede o anda bir not tutucu olmak zorunda değildir. Başka ülkelerde de gördüğümüz bir uygulamadır. Bu oranın şartlarına göre karar verilen bir konudur.

ABD SAVUNMA BAKANI MATTIS'İN 'YPG' TEKLİFİ

Mattis'in yaptığı açıklama... Ne benim McMaster ile görüşmemde ne Tillerson'ın kabulündeki görüşmelerde böyle bir şey gündeme gelmedi. Böyle bir teklifi başka hiçbir Amerikan yöneticisinden de duymadık. Bu tartışma PKK ile YPG arasındaki organik bağın ne kadar güçlü olduğunu anlaması bakımından ders olur diye ümit ediyoruz.