20.356 Takipçi

Politikadan dosya habere, yerel haberden özel çalışmalara kadar haberin sosyal medyasındasınız. Bazen 'ciddi mesele' bazen bir dakikalık videolarla gündeme dair önemli detaylarla buradayız.

İnce çizgi: Öğretmenlerin YouTuber olması ne kadar doğru?

Öğretmenlerin YouTuber olmasını uzmanlara sorduk.
Öğretmenlerin YouTuber olmasını uzmanlara sorduk.

Sosyal medyanın gelişim göstermesiyle yeni bir gelir kapısı olan sosyal medya, öğretmen ve öğrencilerin de ilgisini çekmiş durumda.

Sosyal medya üzerinden gelişim gösteren süreç ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 2017 yılında bir genelge yayımlanarak sorunun önüne geçilmek istense de öğretmen ve öğrencilerin paylaşımları devam ediyor.

Özellikle öğretmenlerin açtığı YouTube kanallarında yayımlanan videolar ileriye dönük bir dizi problemi beraberinde getirecek gibi görünüyor.

Uzmanlar, henüz gelişim çağındaki çocukların art niyet olmasa bile bu mecralarda yayımlanan içerikleriyle ilgili çeşitli uyarılarda bulunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2017/2 sayılı genelgesine göre, sosyal medya üzerinden öğrenci fotoğrafları, öğrenci videoları başta olmak üzere yapılan paylaşımlar hakkında bir açıklama yapılmıştı.

Milli Eğitim Bakanlığı tüm MEB personeli ile öğrencilerin ses, görüntü, video kayıtlarının internette, sosyal medyada hukuka aykırı olarak paylaşılması halinde gerekli yasal işlemin başlatılacağını belirtmişti.

GENELGEYE ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Özellikle YouTube üzerinden açılan 'öğretmen' temalı kanallarla karşımıza çıkan bu sorun, MEB'in yayımlamış olduğu genelgeye rağmen bitirilemiyor.

Henüz reşit durumda olmayan öğrencilerden alınan izinler ise aslına bakılırsa geçersiz hükmünde yer alıyor. Uzmanlar, öğretmenlerin ilerde yaşayabileceği sorunları göz önünde bulundurarak okul ve görev sorumluluğu dışında öğrencilerle iletişime geçmesinin yanlış olduğuna işaret ediyor.

  • GZT'nin ulaştığı Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, Pedagog Sevil Yavuz ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Öğrencinin psikoloji nasıl etkilenir?

Sosyal medyada öğrencilerin fotoğraf ve görsellerinin paylaşılmaması konusunda MEB tarafından yayımlanan genelgeye dikkati çeken Pedagog Sevil Yavuz, "Buna rağmen birçok okulun ve öğretmen öğrencilerin video ve görsellerini yayınladığını görüyoruz. Bu yayınları yaparken birçoğu öğrencilerin velisinden izin alarak paylaşım yaptığını açıklasa da sonuçta çocukların görselleri yayımlanmış oluyor. Bu durum çocuğun unutulma hakkını elinden almaktadır." dedi.

Pedagog Sevil Yavuz
Pedagog Sevil Yavuz

"Çocuk yıllar sonra rahatsız olabilir"

Yıllar sonra çocuğun o fotoğraf ya da videodaki gibi hatırlanmak istemeyebileceğine değinen Yavuz, "Bunun dışında çocuk o görseldeki halinden memnun olmayabilir ve bu paylaşımdan rahatsız olabilir. Özellikle sosyal medya konu olan paylaşımdaki videolara milyonlarca insan yorum yapıyor ve kendisi ile ilgili yorumları okuyup olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle eğitimciler çocukların paylaşımı yaparken bir kere daha düşünmelidir." ifadelerini kullandı.

Doçent Dr. Ali Murat Kırık
Doçent Dr. Ali Murat Kırık

GZT'nin ulaştığı bir diğer isim ise Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık oldu. Kırık, son dönemlerde kurumları hedef alıcı, milli eğitimi hedef alıcı hoş olmayan paylaşımların dikkati çektiğini söyledi. "Fakat bunun tabi ki bir yaptırımı da söz konusu." diyen Kırık, "Bunların özellikle öğretmenlerimiz nazarında dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.

'Sosyal medyada istediğimi yaparım' algısı doğru mu?

Sosyal medyanın artık televizyon veya gazete gibi bir mecra olduğunu belirten Kırık, "Kimse istediğini yapamaz. Video veya fotoğrafların izinsiz şekilde çekilme hususu var. Öğrencilerle ilgili her türlü ses, fotoğraf ve video kaydının internet ya da basılı medyada hukuka aykırı şekilde paylaşılması anayasa, uluslararası sözleşme ve özellikle 1739 sayılı kanuna göre suçtur. Bu fiiller Türk Ceza Kanununa göre de suç olarak düzenlenmiş. Bu çerçevede hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin bu cezalardan haberdar edilmesi gerekli." şeklinde konuştu.

Velilerin onayı ne anlama geliyor?

Velinin çocuğun eğitimiyle ilgili hususlarda karar verme yetkisinin bulunduğunu açıklayan Ali Murat Kırık şöyle konuştu:

"Reşit olmayan bir çocuk hakkında velisi, 'evet YouTube'da paylaşılabilir' ya da 'fotoğrafı paylaşılabilir' gibi bir izin vermesi söz konusu olamaz. Aksi takdirde öğrencinin 18 yaşını geçtikten sonra hukuki yola başvurmasının önü açılır.

Öğrenciler sınıfta görünüyor.
Öğrenciler sınıfta görünüyor.
Kaynak: Arşiv

"6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası"

Milli Eğitim Bakanlığı'nın gayesi, kişi hak ve özgürlüklerine değer vermek, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmek, öğrencilerin hakkını korumaktır. Hukuka aykırı olan durumlarda kişisel verilerin kayıt altına alınması suçtur. Bu durumda kişilerin izni olmadan kayıt yapan kimseye 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan, ele geçiren kişiler de 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Öğretmenlerimizin böyle bir sorunla karşılaşmaması için özellikle buna dikkat etmeleri gerekir."

Milli Eğitim Bakanlığı ne yapmalı?

MEB'in 2017'de yayımladığı genelgeye de değinen Ali Murat Kırık, "Milli Eğitim Bakanlığı'na burada düşen en önemli görev genelgenin yanı sıra kontrol ve denetiminin de sağlanıyor olmasıdır. Bu videolara hala erişebilmemiz mümkün. Bunun araştırılması gerek görüldüğü takdirde okul idaresi tarafından soruşturulması gerekiyor. Çok büyük bir suç unsuru oluşmadığı takdirde bu konu arka planda kalıyor. Tamamen kısıtlamak da doğru bir yaklaşım değil bu noktada. Bu paylaşımlarda özellikle faydacılık aranmalı. 'Ülkeye, öğrenciye veya okula ne faydası olur?' diye bakılmalı." şeklinde konuştu.

Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi
Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi

Sosyal medya kullanımı ile ilgili sadece öğrencilerin değil öğretmenlerin de mağdur edildiği durumlarla karşılaşmamız mümkün. Konuya ilişkin sorularımızı ilettiğimiz Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi önemli açıklamalarda bulundu.

"Kişi fotoğraflarının sonrasında hangi amaçla kullanılacağını bilmediğimizden ucu açık bir alan." diyen Selvi, "Özellikle günümüzde sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla problemli bir alan üretiliyor. Nitekim şikayetçi olan çocuklar, gençler olduğu gibi öğretmenlerin de şikayetlerini görebiliyoruz." dedi.

"Kişi rızası esas olmalı"

Bir takım paylaşımlardan dolayı birçok insanın haksızlığa uğrayabildiğine işaret eden Selvi, "Şunu söyleyebiliriz kötü anlamda kullanılabilecek birtakım durumlar söz konusu oluştuğunda kişinin rızası olmadan kamuoyuyla paylaşılmasına doğru bulmuyoruz. Bu bağlamda zaman zaman öğretmenlerin de şikayetleri ve rahatsızlıkları olabiliyor. Gizli ya da aşikar bir fotoğraf veya videosu problem olabiliyor. Kişi rızası burada esas olmalı bunun dışında herhangi bir durum kabul edilebilir değildir." diye konuştu.

Sınıftan genel bir görünüm.
Sınıftan genel bir görünüm.

"Öğrenciler bizim evladımız"

"Sendika olarak biz öğrencilerimizi evlatlarımız olarak görürüz." ifadelerini kullanan Kırık sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onların geleceğe hazırlanması bizler için son derece kıymetli ve değerlidir. Bu anlamda geleceğinde bir takım farklı değerlendirmelerin söz konusu olabileceği bir durum son derece yanlış olur. Biz belirttiğimiz gibi herhangi bir kişinin kendi rızası dışında kaydının tutulması veya öğrencilerin meselenin ilerisini gerisini çok hesap etmeden yaptıkları doğru değildir.

Bu konuda öğretmen arkadaşlarımız son derece duyarlılar çünkü kendileri de bu konuda muzdarip durumdalar. Genel çerçeve itibariyle titizlik gösterilse de zaman zaman bu tür konularda hoyrat davranıp sonrasında kendisinde öngöremeyeceği problemlere sebep olması son derece yanlış olur.

Çocukların herhangi bir sosyal medya hesabından paylaşılmasını doğru bulmayız. Bu konuda kahiri ekseriyette arkadaşlarımız titizlik gösterse de zaman zaman bunların ne tür sosyal maliyetler üreteceğini düşünmeden yapanlar varsa onlar da muhakkak bu durumdan imtina etmeliler.

"Geleceğe tesir edecek bir şeye fırsat verilememeli"

Sonuç olarak yasalar, yönetmeliklerin hepsi bir kenara insani temelde çocuklarımızın gelişimi, psikolojisini etkileyecek, geleceğine tesir edecek, hayatında olumsuz izler bırakacak herhangi bir şeye fırsat vermemek için bu tür girişimlerden uzak durmamız gerekir."

İlginizi çekebilirRehber: YouTube'u çok daha etkin kullanmak için 8 ipucu

İLGİLİ HABERLER