Instagram'ın beğeni sayıları kaldırması yeni davranış biçimlerini ortaya çıkarıyor

Instagram
Instagram

Instagram'ın haftalar önce aktif ettiği beğenileri kaldırma politikasıyla kullanıcılar arasında farklı bir davranış biçimi ortaya çıkıyor.

Davranış analisti ve psikometrik alanında lisansüstü çalışmaları olan Aperio Consulting Group'un kurucusu Kerry Geyotte, Instagram gibi bir platformda beğeni ve etkileşim almanın beynin ödül merkezini tetiklediğini söylüyor.

Geyotte'e göre şu anda beğeniler beynimiz için sadece kısa vadeli bir destek sağlıyor. Onları kaldırmak, Instagram'ı arzulanan bir kimlikten, 'gerçek bir aidiyet için' özel bir platforma taşıyabilir.

Şu ana kadar muhtemelen Instagram'ın kullanıcı arayüzündeki 'beğeni sayılarını gizleme' girişimini duymuşsunuzdur. Şirket, kullanıcılar üzerindeki baskıyı azaltmak için birkaç hafta önce tüm dünya genelinde bu tarz bir yapıya geçti. Böylece artık kullanıcılar ana akış üzerinden beğenisayılarınıgöremiyor.

İlginizi çekebilirInstagram beğeni sayılarını tüm kullanıcılar için gizledi

Burada fikir Instagram'daki baskıyı azaltmak. Daha az rekabet, insanlara değer vermektir. Sevdiğiniz insanlarla, onlara ilham veren şeylerle bağlantı kurmaya odaklanın.

Ve beğeni sayılarınıngizlenmesinden sonra hepimiz bu değişikliklerin sosyal medya kullanıcıları için ne gibi sonuçlar doğuracağını fazlasıyla merak ettik.

Sinirbilim araştırmaları, beynin en temel insan ihtiyaçlarının aslında çok fazla değişmediğini gösteriyor. Beyin, sosyal bağlantılara öncelik veriyor ve 'içeride miyim, dışarıda mıyım' diye soruyor. Aslında beyin bu soruyu gün içinde her daim soruyor.

Beğeni, paylaşım ya da etkileşim aldığınızda, beynin ödül merkezini tetikler. Onay almadığımızı hissettiğimizde ise duygusal acı ve dışarıda kalma korkusu başlar. Neden? Çünkü beyin her zaman aidiyeti değerlendiriyor.

Instagram beğenilerinin kaldırılmış olması, yeni parametreleri beraberinde getiriyor.
Instagram beğenilerinin kaldırılmış olması, yeni parametreleri beraberinde getiriyor.

Bu da bizi sosyal medyayı nasıl kullandığımızla ilgili temel bir soruyu akla getiriyor: Etkileşimli bir sosyal profil oluşturmak için mi bu tarz bir platformları kullanıyoruz? Yoksa ortak konular üzerinden insanlarla bağlantı kurduğumuz ve ait olduğumuzu hissettiğimiz bir sosyal topluluk oluşturmakiçin mi kullanıyoruz? Hepimiz temel insani aidiyet ihtiyacını paylaşırken, bu ihtiyacın en iyi şekilde nasıl karşılandığını fazlasıyla merak ediyoruz. İçinde bulunduğumuz kuşak aslında farklı uygulamalarla bu ihtiyacı karşılıyor.

Araştırmalar, bize sosyal medyadaki beğenilerin sadece kısa vadede destek sağladığını gösteriyor. Dopamin artar. Ancak çok geçmeden başka bir desteğe ihtiyacınız başlar. Başka bir değişle, beğeniler iyi hissettirebilir ve boşluğu doldurabilir ama ruhu besleyemezler.

Instagram'ın bu yeni versiyonunun bizi özlemsel kimlikten aidiyet için daha fazla fırsat sunan gerçek bir kimliğe taşıyıp taşımadığını göreceğiz. Kullanıcılar, kısa sürekli de olsa iyi hissettiren sosyal ağlara ilgi duymaya mı devam edecek, yoksa diğer sosyal ağlar da Instagram'daki gibi bu tarz adımları attıktan sonra ortaya farklı ihtiyaçlar mı çıkacak? Hep birlikte göreceğiz.