Kanada Çin'in Uygurlara yönelik uygulamalarını soykırım olarak kabul etti

Arşiv
Arşiv

ABD'den sonra Kanada da Çin'in Uygur Türklerine yönelik yaptıklarını soykırım olarak tanıdı. Oylamaya katılan bütün milletvekilleri soykırım yönünde oy kullandı. İktidardaki Liberal Parti'den 72 milletvekili ise oylamaya katılmadı. Dışişleri Bakanı Uygurlara yönelik keyfi gözaltı ve işkenceye dikkati çekerek bu konudan rahatsız olduklarını ve uluslararası toplumla birlikte çalışılması gerektiğini ifade etti.

Kanada Federal Parlamentosu, Çin'in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını "soykırım" olarak tanımlayan yasayı onayladı.

Ana muhalefetteki Muhafazakar Parti Wellington Milletvekili Michael Chong tarafından genel kurula sunulan "Çin'deki Dini Azınlıklar" başlıklı tasarı, parlamentonun yerel saatle akşam saatlerinde yaptığı oturumda oylandı.

Oylamaya bağımsız ve muhalefet partilerine mensup 184, iktidardaki Liberal Parti’den de 82 milletvekili olmak üzere toplam 266 milletvekili katıldı.

Katılan milletvekillerinin tamamı tasarıya evet oyu verdi ve böylece Kanada Federal Parlamentosu, Çin'in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını "soykırım" olarak tanımlamış oldu.

Doğu Türkistan'a dair bilinmesi gerekenler! GZT, Uygur Türkleri'ne karşı Çin'in uyguladığı zulmü 'İçerisi' ve 'Dışarısı' ile mini belgeselde gözler önüne seriyor. Çin hükümetinin Uygur Türklerine karşı uyguladığı politikaları tanıklar anlatıyor. Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı: Uygurlar Türkiye'den 5 bin km ötede Türk adıyla devlet kuracak kadar Türk şuuru olan bir toplum. Zahide Ruizi: Biz Türk milletinden başka hiç kimsenin yardımını istemiyoruz.

72 milletvekili oylamaya katılmadı

338 sandalyeli Kanada Federal Parlamentosu’ndaki oylamaya, iktidardaki Liberal Parti’den 72 milletvekili ise katılmadı.

"Keyfi gözaltı ve işkenceden rahatsızız"

Öte yandan Dışişleri Bakanı Marc Garneau, parlamentodaki oylamanın hemen ardından söz konusu kararla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Bakan Garneau, açıklamasında, "Keyfi gözaltı, yeniden eğitim, zorla çalıştırma, işkence ve zorla kısırlaştırma gibi Sincan'daki insan hakları ihlallerine dair korkunç raporlardan derinden rahatsız olmaya devam ediyoruz" ifadesini kullandı.

Konunun parlamentoda ele alınıp görüşülmesini değerlendiren Garneau, "Parlamenterlerin birlikte çalışmalarını ve bu kritik konuyu tartışmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Kanada Hükümeti soykırım iddialarını son derece ciddiye alıyor. Bu tür iddiaların bağımsız bir uluslararası hukuk uzmanları organı tarafından soruşturulmasını sağlamak için uluslararası toplumla birlikte çalışmak gerektiğine inanıyoruz" yorumunu yaptı.

Çin'in Uygur Türklerine yönelik asimilasyon politikaları devam ediyor. Uluslararası toplumdan gelen baskılar sonucunda Doğu Türkistan hakkında açıklama yapan Çin yetkilileri, kamplardaki insanlara işkence edilmediğini, yalnızca eğitim ve istihdam olanağı sağlandığını iddia ediyor. Peki gerçekten öyle mi? Uygur Türklerinin tarihini, Doğu Türkistan'a nasıl geldiklerini ve kamplarda neler yaşandığını anlattık.

Japonya da tepkili

Japonya menşeli 12 firma, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Müslüman Uygur azınlığın zorla çalıştırılmasından faydalanan Çinli firmalar ile mevcut iş anlaşmalarını sonlandırmayı planlıyor.

Kyodo ajansı, geçen yıl Avustralyalı Stratejik Politika Enstitüsüne (ASPI) ait, küresel çapta 80 firmanın Sincan Uygur Özerk Bölgesi dışında yaşayan Müslüman Uygurların zorla çalıştırılmasından doğrudan ya da dolaylı olarak fayda sağladığı ortaya çıkan rapordaki 14 Japon firmanın durumunu soruşturdu.

Araştırmaya göre listedeki 14 Japon firmanın 12'sinin, Müslüman Uygur azınlığın zorla çalıştırılmasından faydalanan Çinli firmalar ile mevcut iş anlaşmalarını sonlandırmayı planladığı ortaya çıktı.

Kyodo'ya göre Çinli ortaklarıyla iş anlaşmalarını sonlandıracak Japon firmaları arasında Uniqlo'nun tedarikçisi Fast Retailing, Sony ve Hitachi de yer alıyor.

Toshiba ise iddiaları doğrulayamayacağını ancak mevcut sözleşmesini yıl sonuna dek sonlandıracağını bildirdi.

Listede yer alan Panasonic ise araştırmaya cevap vermeyi reddetti.

Doğu Türkistan toplumunu ileri götürebilecek tüm aydınlar Çin'in toplama kamplarında hayatlarına son veriyor. Çin Doğu Türkistan'ın özellikle beyin takımını hedef alıyor. Tüm dünya DAİŞ'e karşı tavır alırken, Çin Doğu Türkistan İslami hareketini de terör listesine sokmayı başarmıştı. Çin bu durumu kullanarak, Doğu Türkistan'da Müslüman Türklere karşı baskı politikalarını arttırdı.
Geçtiğimiz yıl, terör örgütü olduğunu kanıtlayacak yeterli delil olmadığı için ABD bu hareketi terör listesinden çıkardı.
Hudutları çok iyi korunan, tabiri caize “kuş bile uçurmayan' Çin, binlerce Doğu Türkistanlının ülkeden kaçarak Suriye'de çeşitli gruplarda savaştığını iddia ediyor.

GZT, Çin'in 'radikalizm ile mücadele' adı altında Doğu Türkistan'ın kritik isimlerine karşı attığı adımların perde arkasını sürecin en net tanığı Ferhat Kurban Tanrıdağlı ile konuştu.