Keşfettiğiniz an bırakmak istemeyeceğiniz İstanbul'da çay içebilecek 6 mekan

Çay

Çay üzerine yazılmış sayısız güzelleme, anlatılmış onlarca hikaye var. Zamanı ve mekanı olmayan milli içeceğimiz çayı, şehirlerin en güzeli olan İstanbul'da içmek doyumsuz bir keyif verir.

Misafirliğe gittiğiniz zaman size bir çay ikram edilmezse , önünüze kuş sütü de konsa o ikramlar için "bir çay bile vermediler" yorumu yapılır. Çayın, yazın içildiğinde serinlik, kışın içildiğinde ise sıcaklık verdiği iddia edilir.

Bunlar bilinen çay güzellemeleri. Milli içeriğimiz olarak kabul ettiğimiz çayı, şehirlerin en güzeli İstanbul'da içmek doyumsuz keyif verir.

Peki bunun için hangi mekanlar tercih edilebilir. Sizler için keşfettiğiniz an bırakmak istemeyeceğiniz İstanbul'da çay içebilecek 6 mekanı derledik.

Pierre Lotti

                                    
                                    
                                    
                                    
                                Mekana adını veren kişi, birçok kez İstanbul'da bulunmuş olan Pierre Loti’ydi. O, İstanbul'a ilk kez 1876 yılında bir Fransız gemisiyle, görevli bir subay olarak gelmişti. Loti, Osmanlı yaşam biçiminden etkilenmiş ve pek çok eserinde bu etkiyi göstermişti. Aziyadé adlı romanına adını veren kadınla da burada tanışmıştı. İstanbul'a hayran olan Pierre Loti, kendisini her zaman Türk dostu olarak nitelendirmişti.
Pierre Lotti Mekana adını veren kişi, birçok kez İstanbul'da bulunmuş olan Pierre Loti’ydi. O, İstanbul'a ilk kez 1876 yılında bir Fransız gemisiyle, görevli bir subay olarak gelmişti. Loti, Osmanlı yaşam biçiminden etkilenmiş ve pek çok eserinde bu etkiyi göstermişti. Aziyadé adlı romanına adını veren kadınla da burada tanışmıştı. İstanbul'a hayran olan Pierre Loti, kendisini her zaman Türk dostu olarak nitelendirmişti.
Ağa Kapısı

                                    
                                    
                                    
                                    
                                Birçok defa yanan bu bina, her seferinde yeniden selamlık ve harem kısımları ile bir saray gibi inşa edilmişti. 1659 yılında İstanbul'un dörtte üçünü yakan yangında Ağa Kapısı harabeye dönmüştü. Ağa Kapısı, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra yeniden yapılırcasına tamir edilmişti. Tamirden sonra binanın Bab-ı Meşihat (Şeyhülislam Kapısı) olarak kullanılmasına karar verilmişti.
Ağa Kapısı Birçok defa yanan bu bina, her seferinde yeniden selamlık ve harem kısımları ile bir saray gibi inşa edilmişti. 1659 yılında İstanbul'un dörtte üçünü yakan yangında Ağa Kapısı harabeye dönmüştü. Ağa Kapısı, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra yeniden yapılırcasına tamir edilmişti. Tamirden sonra binanın Bab-ı Meşihat (Şeyhülislam Kapısı) olarak kullanılmasına karar verilmişti.
Bebek Kahve

                                    
                                    
                                    
                                    
                                Mekanın resmi sitesinde şu bilgiler yer alıyor: Tam 65 sene önce başladı Bebek Kahve'nin hikayesi.. O zamanlar Bebek, balıkçılık ve hayvancılık yapılan küçük bir köy yeriymiş şartlar zormuş. Bebek halkı, sebzesini, kömürünü ve hatta içme suyunu bile damacanalarla mavra denilen büyük kayıklarla karşı kıyıdan getirirmiş. Dedem Ali Osman Bebek'te dürüstlüğü ile bilinen ve çok sevilen bir lokantacıymış o zamanlar... 1945 yılında açmış Bebek Kahve'yi, tam 14 sene bir balıkçı kahvesi olarak işletmiş bu dükkanı.
Bebek Kahve Mekanın resmi sitesinde şu bilgiler yer alıyor: Tam 65 sene önce başladı Bebek Kahve'nin hikayesi.. O zamanlar Bebek, balıkçılık ve hayvancılık yapılan küçük bir köy yeriymiş şartlar zormuş. Bebek halkı, sebzesini, kömürünü ve hatta içme suyunu bile damacanalarla mavra denilen büyük kayıklarla karşı kıyıdan getirirmiş. Dedem Ali Osman Bebek'te dürüstlüğü ile bilinen ve çok sevilen bir lokantacıymış o zamanlar... 1945 yılında açmış Bebek Kahve'yi, tam 14 sene bir balıkçı kahvesi olarak işletmiş bu dükkanı.
Emirgan Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi

                                    
                                    
                                    
                                    
                                Osmanlı Padişahlarından I. Abdülhamit, bugün Emirgan'ın bulunduğu bölgeyi iskana açmıştır. IV. Murat, İran seferi sırasında Erivan'ı kuşatmıştı. Kaleyi korumakla görevli Emir Güne Han, şehri savaşsız bir şekilde Osmanlı Devleti'ne teslim etti. Kale komutanının bu davranışı hoşuna giden IV. Murat, kaleyi Osmanlı Devleti'ne savaşsız bir biçimde teslim etmesinden dolayı haklı olarak 'vatan haini' damgasını yiyeceği İran'a dönme olanağını artık yitirmiş bulunan Emir Güne'yi alıp İstanbul'a getirdi ve o zamana kadar "Feridun Bey Bahçeleri" adıyla anılan bugün Emirgan'ın yer aldığı semti kendisine bağışladı. Bu eski Boğaz semtine 'Emirgân' denmesinin sebebi işte yukarıda anlattılanlardan kaynaklanmaktadır.
Emirgan Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi Osmanlı Padişahlarından I. Abdülhamit, bugün Emirgan'ın bulunduğu bölgeyi iskana açmıştır. IV. Murat, İran seferi sırasında Erivan'ı kuşatmıştı. Kaleyi korumakla görevli Emir Güne Han, şehri savaşsız bir şekilde Osmanlı Devleti'ne teslim etti. Kale komutanının bu davranışı hoşuna giden IV. Murat, kaleyi Osmanlı Devleti'ne savaşsız bir biçimde teslim etmesinden dolayı haklı olarak 'vatan haini' damgasını yiyeceği İran'a dönme olanağını artık yitirmiş bulunan Emir Güne'yi alıp İstanbul'a getirdi ve o zamana kadar "Feridun Bey Bahçeleri" adıyla anılan bugün Emirgan'ın yer aldığı semti kendisine bağışladı. Bu eski Boğaz semtine 'Emirgân' denmesinin sebebi işte yukarıda anlattılanlardan kaynaklanmaktadır.
Otağtepe

                                    
                                    
                                    
                                    
                                İstanbul’un Anadolu yakasındaki en güzel ilçelerinden biri olan Beykoz’un Kavacık semtinde bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ve boğazı yakından gören bir konuma sahip.
Otağtepe İstanbul’un Anadolu yakasındaki en güzel ilçelerinden biri olan Beykoz’un Kavacık semtinde bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ve boğazı yakından gören bir konuma sahip.
Üsküdar

                                    
                                    
                                    
                                    
                                İstanbul'daki en önemli Türk yerleşmelerinden biri olan Üsküdar, Osmanlı dönemi boyunca büyük bir imar faaliyetine sahne oldu. O dönemin Üsküdar kasabası ve çevresi birçok külliye, cami, hamam ve çeşme gibi yapılarla, ilçenin Boğaziçi sahilleri ise saraylar, sahil sarayları, yalılar ve köşklerle süslendi.
Üsküdar İstanbul'daki en önemli Türk yerleşmelerinden biri olan Üsküdar, Osmanlı dönemi boyunca büyük bir imar faaliyetine sahne oldu. O dönemin Üsküdar kasabası ve çevresi birçok külliye, cami, hamam ve çeşme gibi yapılarla, ilçenin Boğaziçi sahilleri ise saraylar, sahil sarayları, yalılar ve köşklerle süslendi.
BONUS: GZT

                                    
                                    
                                    Bir çayımızı içmek isterseniz, bekleriz :)
BONUS: GZT Bir çayımızı içmek isterseniz, bekleriz :)
Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >