Hakemler bahiste, MHK uykuda!

Türk futbolu uzun süredir konuşulan ama kimsenin elini taşın altına koymadığı bir gerçekle yüzleşti: Hakemler ve bahis skandalı.
Bu skandal, sadece ismi açıklanan birkaç hakemin değil, tüm bir sistemin çürümüşlüğünü gözler önüne serdi. Adaletin olmadığı bir yerde futbol da olmaz. Ve en sonunda perde aralanmaya başladı.
Bu operasyonun ilk ayağı, hakem yapılanmasının içindeki kirli ilişkileri açığa çıkardı. Bu anlamda TFF’yi ve Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nu tebrik etmemiz gerekiyor. Çünkü bu adım, “Biz temizliğe başladık, sizler de kapınızın önünü temizlemeye başlayın” mesajıdır. Bahis oynayan, kulüpler, yöneticiler, teknik ekipler ve futbolcular da artık bu operasyonun içine dahil edilecek. Gerçek temizlik, sadece hakemlerle sınırlı kalmayacak.
Skandalın Boyutu: Her 4 Hakemden 1’i Bahis Oynamış
- 571 hakemden 152’sinin bahis oynadığı tespit edildi. Bu oran, %26 demek. Yani bu ülkede görev yapan her 4 hakemden 1’i bahis sisteminin içinde.
Bu, sadece bir utanç tablosu değil, aynı zamanda MHK’nin kurumsal iflas belgesidir.
Dahası, bu 571 hakemin %75-80’inin 2022 sonrası mevcut MHK döneminde havuza dahil olduğu biliniyor.
Demek ki bu tablo, önceki dönemin mirası değil — doğrudan 2.5-3 yılın ürünüdür. Bu kadar kısa sürede bu kadar kirlenme varsa, orada sistematik bir çürüme var demektir.
MHK SESSİZ KALARAK ŞÜPHE UYANDIRMIŞTIR
Bu tablo ortaya çıktıktan sonra, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun hâlâ sessiz kalması kabul edilemez.
Bir kurumun başındaki isim, böyle bir skandalın ortaya çıkmasıyla birlikte ilk açıklamayı yapar, kamuoyunu bilgilendirir, güven inşa eder. Ama Gündoğdu ve ekibi susarak güven değil, şüphe üretmiştir.
- Bu noktada MHK’nin artık yapabileceği tek doğru şey bellidir: Toplu istifa.
YENİ BİR MHK YAPILANMASI ŞART
Ya da TFF derhal harekete geçmeli, mevcut MHK yapısını lağvedip, güvenilir, tecrübeli, bağımsız isimleri göreve getirmelidir. Çünkü bu yapıyla Türk futbolunda ne adalet kalır, ne güven, ne de gelecek.
GERÇEK TEMİZLİK ŞİMDİ BAŞLIYOR
Bu süreç, Türk futbolunun yeniden doğuşu olabilir. Ancak bunun için temizlik yarım kalmamalı.
Bahis oynayan hakemleri tespit etmek bir başlangıçtır; ama oyuncular, kulüp personelleri, yöneticiler de aynı şeffaflıkla incelenmelidir. Bu ülkenin futbolu, masa başı oyunlarından, menfaat ağlarından ve kirli ilişkilerden kurtulmadıkça hiçbir reform işe yaramaz.
Bugün herkesin önünde iki seçenek var:
Ya susup bu bataklığın parçası olacağız,
ya da temiz bir futbol düzeni için ayağa kalkacağız.


