Adebayor'un acıklı hikayesi

Adebayor'un acıklı hikayesi
Adebayor'un acıklı hikayesi

“Evet, inanılmaz bir hikâye ama gerçek” diye anlatıyor Adebayor kendi hikâyesini. Bundan 31 yıl önce Togo’nun başkenti Lome’de dünyaya gelen Adebayor, şu an dünya çapında tanınan bir futbolcu olmasına rağmen 4 yaşına kadar yürüyemiyordu. Çocuğunun iyileşmesi için her yolu deneyen cefakar anne, oğlunun tedavisi için Afrika’nın dört bir yanını gezse de bir türlü çözüm bulamadı. Son olarak çareyi dua etmekte bulan aile her gün kiliseye gitmeye başladı. Kiliseye gittikleri bir günü şöyle anlatıyor Adebayor, “Annem beni Afrika’da çeşitli yerlere götürdü ama sonuç alamadık, yürüyemiyordum. Kiliseye gittiğimiz bir pazar günü dışarıda top oynayan çocukların seslerini duydum. Ardından birden topun içeriye girdiğini gördüm ve hayattaki ilk adımlarımı o zaman attım.” Emmanuel Adebayor’un annesi Alice, oğlunun futbolcu olacağını ilk o gün anlamıştı. O günden sonra da işler farklı şekilde ilerlemedi ve Adebayor futbol dünyasının önemli isimleri arasındaki yerini aldı. Fakat Adebayor’un hikâyesinin acıklı kısmı burada sona ermedi…

Facebook hesabı üzerinden açıklamalar yapan Adebayor, ailesi ile yaşadığı sorunları gün yüzüne çıkarırken aslında Afrikalı futbolcuların da sesi oldu. Hikâyenin bir bölümünü Adebayor’un ağzından dinleyelim; “Futboldan kazandığım ilk parayla aileme güvenli bir ev aldım, ödüller kazandığımda her zaman annemi aradım ve ona teşekkür ettim. İş kurması için ona yüklü bir para yolladım ve reklam için adımı kullanmasına izin verdim. Kızım olduğunda annemi aradım ama o telefonu yüzüme kapattı. Bir çocuk annesi için daha fazla ne yapabilir ki?” Yılda milyon dolarlar kazanan, şan ve şöhrete sahip olan Adebayor’un hayat hikâyesindeki kapıyı ilk olarak böyle aralıyoruz. Annesinden yediği darbeyi kardeşleri de perçinliyor. Kardeşleri ile olan anılarını da Adebayor’dan dinleyelim;

“Gana’daki ablama 1 milyon 200 bin Dolar değerinde bir ev aldım ve kendisini oraya yerleştirdim. Birkaç ay sonra yanına ziyarete gittiğimde evi başkalarına kiraladığını gördüm. Bana bunu açıklamasını istediğimde ise küfürler etti. 2002 Dünya Kupası’nda Foe’nin formasını almıştım, Togo’da onu güvenli bir yere sakladım ama kardeşim Rotimi onu bulup sattı. Monaco’da oynarken Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid ile karşılaştık. Maçtan sonra Zidane’ın formasını aldım. Zidane’ın formasına sahip olduğum için çok mutluydum ama kardeşim bu formayı da sattı. Metz’deyken ayda 15.000 Euro kazanıyordum, 3 aylık maaşımı biriktirerek anneme bugüne kadar yaptıklarına teşekkür etmek adına bir hediye aldım. Rotimi ve iki arkadaşı bu hediyeyi çalarak 800 Euro’ya sattılar. Bu durum karşısında annem onların genç olduklarını ve kızmamam gerektiğini söyledi. Evde eşyalarımı sakladığım bir odam vardı ve Rotimi her seferinde o odanın kilidini açarak eşyalarımı alırdı. Tüm yaptıklarına rağmen Rotimi’yi Fransa’da futbol akademisine yazdırdım ama o 27 kişilik takımdaki 21 kişinin cep telefonunu çaldı. Eski Kamerunlu futbolcu Jacques Sango’o ile yakın arkadaştım ama Rotimi onun oğlunun Play Station’ını da çaldı. Açıklama istediğimde bana “çantamda unutmuşum” dedi. Monaco’da oynarken herkesten ayakkabı aldım, ülkede ihtiyacı olanlara dağıtmak istiyordum fakat Rotimi ayakkabıları çaldı ve ülkenin meşhur spor mağazasına sattı.”

Adebayor
Adebayor

“Adebayor’un Aşırı Acıklı Hikâyesi” başlığını attığımızda bu kadar da acıklı olacağını tahmin etmiyordunuz muhtemelen. Annesinin ve kardeşlerinin Adebayor’dan sürekli para istemeleri, hatta ve hatta Adebayor’a bıçak çekerek tehdit etmeleri, Togolu oyuncunun intiharı düşünmesi, Togo Milli Takımı’yla Angola’ya seyahat ederken silahlı saldırıya uğraması Adebayor’un acıklı hikâyesinin yan öğeleri olarak yerini alıyor.

Kaynak: http://hayatimfutbol.com/adeba...

BEĞEN
YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
  • ZPOR
  • BİLİM & TEKNOLOJİ
  • AKTÜEL & KÜLTÜR
YUKARİ-DONUN

veri-politikasi-aciklama veri-politikamizi inceleyebilirsiniz