Gündem“Baba, hastalarımı bırakıp nasıl gidebilirim?”

“Baba, hastalarımı bırakıp nasıl gidebilirim?”

ESAD ESEOĞLU MECRA 5 DAKİKADA OKUNUR
“Baba, hastalarımı bırakıp nasıl gidebilirim?”
Suriye’de, zor şartlar altında doktorluk yapan, sınır ötesinde ameliyatlar gerçekleştiren Genel Cerrahi ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. İ. T.
BEĞEN

Suriye’de yaklaşık 8 yıldır süren iç savaş sonucu çok sayıda insan yaralandı veya hayatını kaybetti. Savaşın aralıksız devam ettiği bu süreçte acil yardımla ilgili tüm meslek gruplarına büyük görevler düştü. Şüphesiz savaş şartlarında en çok ihtiyaç duyulan meslek grubuna mensup olan kişiler sağlık çalışanları. Elverişsiz savaş koşullarında kendi imkânlarıyla ellerinden geleni yapan, fedakârca çalışan ismini duymadığımız
çok sayıda gönüllü var. Bu gönüllü sağlık çalışanlarından birisi de, hâlen Suriye’de, doktorluk yapan, hastalarının tedavilerini titizlikle takip eden, ve sınır ötesinde ameliyatlar yapan Genel Cerrahi ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. İ. T.

Kendisiyle özel hayatına ve meslek hayatına ilişkin özellikle Suriye'deki sıcak çatışmalar başladıktan sonra yaşadıklarına dair bazı hususlar hakkında bir röportaj gerçekleştirdik.

***

Röportaj: Esad Eseoğlu, Çağrı Öner

Tercüme: Abdullah Tahiroğlu, Emine Avcı

Fotoğraf: Esad Eseoğlu ve Doktorun arşivi

***

Kısaca hayatınızdan bahsedebilir misiniz? Özellikle eğitim hayatınızdan ve Suriye’de neler yaptığınızdan?

Ben 1973 yılında Humus’ta doğdum, büyüdüm. Orada ortaokul ve liseyi okudum, elhamdülillah. Tıp fakültesi eğitimimi 2000’li yıllarda Mısır'ın başkenti Kahire’de tamamladım. Ondan sonra doktorluğa Şam’da devam ettim. Daha sonra da genel cerrahi ihtisasımı bitirdim ve ardından evlendim. Evlendikten sonra damar cerrahi eğitimimi de tamamladım. 4 tane çocuğum var: 3 kız (9.sınıf, 7.sınıf, 4.sınıf) ve 1 erkek (anasınıfı).

REKLAM

Neden doktor olmayı seçtiniz?

Doktor olmamın sebebi bu mesleği sevmemdi. Ben küçükken annem ve babam (ortak olarak) bu düşünceyle beni büyüttüler ve ailecek bana destek oldular. Keşfettikçe ben de sevdim. Çok şükür. Allah zaten yolumuzu çizmiş ve istikamet üzerine gidiyoruz. Bu iş Rabbimin izniyle oldu. İnsan isteyince Allah ona yardım eder, yalnız bırakmaz; yeter ki insan Allah’a tevekkül etsin. İnsanlara yardım etmem ile alâkalı Allah tarafından bana bir his geldi. İnsanlara yardım etmek beni çok mutlu eden bir durum.

Suriyeli doktorun ameliyatlar sırasında çekilmiş fotoğrafı.
Suriyeli doktorun ameliyatlar sırasında çekilmiş fotoğrafı.

Suriye’deki olaylar başladığında neredeydiniz?

İnsanlarla beraberdim, onlarla beraber çıktım, gördüm. Bu durumlar ortaya çıktığı zaman, (çatışmalar yaşanmaya başlandığında) gizlice insanları tedavi etmek için Mısır’a gidiyordum. Suriye'deki taraflar silahlandığı zaman kim mazlumsa onların yanında oldum. Şimdi kimin mazlum olduğu noktasında tereddütlerim var tabi, ama önceden onlarlaydım.

Yani anladığımız kadarıyla Humus’taydınız?

Hep Humus’taydım. 4 senedir Humus’ta savaş var.

İlk olaylar Der’a’da başladı. Hemen bir hafta sonra da Humus’ ta başladı. Humus’ta çatışmaların ilk başladığı yer okuduğum yer olan Suriye’deki Rıstım bölgesiydi. Ayrıca benim bulunduğum Rıstım bölgesi de ilk özgürleştirilen bölgelerden bir tanesi.

Suriyede'ki iç savaşta ciddi tahribat gören Humus kentinden bir kare.
Suriyede'ki iç savaşta ciddi tahribat gören Humus kentinden bir kare.

Humus'ta tıbbî ihtiyacı fazla olan insan var mıydı o sıralar?

REKLAM

İlk 1,5-2 sene içinde tıbbî malzeme çok azdı ve çok fazla ihtiyaç oluyordu. Bütün doktorlar korkuyordu. Kimse cesaret edemiyordu. Doktor olarak bir tek ben vardım. Rıstım ile Humus arasındaki mesafe Hatay’da bulunan Reyhanlı ile Antakya arasındaki mesafe (25 km) kadar var. 1,5 yıl boyunca gizli bir şekilde insanları tedavi ettim. Çocuk, kadın doğum, kalp doktoru, dahiliye… Özellikle yoğun saldırı olduğunda cerrah olarak görev yapıyordum. Ama saydığım diğer bölümlere de bakıyordum, duruma göre bütün işleri yapıyordum.

Suriye'de imkansızlıklar içinde hizmet vermeye çalışan bir ameliyathane.
Suriye'de imkansızlıklar içinde hizmet vermeye çalışan bir ameliyathane.

Gönüllü olarak bir tek ben vardım. 1,5 yıl eşimden ayrı bir şekilde bu görevi sürdürdüm. Eşim Dımaşk’taydı. (Dımaşk, Şam olarak kullanılıyor Arapça’da.) Hastane içinde yatıp kalkıyordum. Artık öyle bir duruma gelmişti ki hastane içinde ben yatarken hastalar beni bu halde görüyor ve hasta olmalarına rağmen “Doktoru kaldırmayın. Uyandığı zaman biz geliriz.” diyorlardı. Hasta olmalarına rağmen bana kıyamıyorlardı.

Rejim saldırı düzenlediğinde hastane v.s kurum ayırt ediyor muydu?

Hayır. Ben hastanenin içindeyken hastane 7 defa vuruldu. Hatta hastane içerisindeyken bombardımanlardan dolayı üstümüze taş ve toprak düşüyordu.

Rejime bağlı unsurlar ve Rus uçakları muhaliflerin elinde bulunan kentlere hastane ayrımı gözetmeksizin şiddetli hava saldırıları düzenliyor.
Rejime bağlı unsurlar ve Rus uçakları muhaliflerin elinde bulunan kentlere hastane ayrımı gözetmeksizin şiddetli hava saldırıları düzenliyor.

O hastane duruyor mu peki şu an?

O bölge şu an rejimin elinde.

Hastane 7 defa vurulduktan sonra etrafınızdakiler "Doktor artık gitmelisin!" dediklerinde onlara ne diyordunuz, sizi orada tutan şey neydi?

REKLAM

Evet, herkes beni defalarca çağırdı. Hatta babam hastaneye geldi. Babam elimden tutup beni çekiştirdi: “Yeter oğlum, hadi gel, çıkalım, gidelim.” ben ise

o esnada ameliyat yapıyordum. Görevliler babamın beni özellikle çağırdığını söyleyince, ben ameliyathaneden aceleyle çıktım. Üzerimde bulunan ameliyat kıyafetleriyle babamın yanına gittim. Beni almaya gelmişti.

Babama: “Baba ne yapıyorsun, kendini benim yerime koy. Ameliyata muhtaç olan insanlar var.” dedim. Ona: “Sen olsan ne yapardın?” dedim. Babam önce rica etti, sonra ‘hakkımı helal etmeyeceğim’ ciddiyetinde şeyler söyledi, öfkelendi. Ama sonra beni bekleyen hastaların durumlarını görünce "Sen kal, Allah senden razı olsun, işine devam et.” dedi. Babamla aramızda böyle bir olay yaşandı.

2 yıllık bir süreç içinde sayısız ameliyat gerçekleştiren Suriyeli doktorun yaptığı ameliyatlardan bir kare.
2 yıllık bir süreç içinde sayısız ameliyat gerçekleştiren Suriyeli doktorun yaptığı ameliyatlardan bir kare.

Savaş süreciyle beraber yaşadıklarınızın etkisiyle doktorluğa bakış açınız değişti mi?

“Allah’a hamdolsun!” diyorum, Doktorluk yaptığım sürede neden bu hayatta var olduğumu anladım. İnsanlara nasihat ettim. İnsanların ne düşündüğü benim için mühim değildi, kendi görüşlerim benim için daha önemliydi. Ben insanları değiştirmeye çabaladım, olmadı ama hemen olacak işler değil bunlar zamanla, yavaş yavaş olur. En önemli şey fikir özgürlüğü, kendi özgürlüğünüz. İnsanları bir anda değiştiremeyiz. Süratle değiştirilmeye kalkınca insanlar size düşmanlık besler. Bazı şeyleri oluruna bırakmamız lazım.

Peki, insani yardım deyince aklınıza ne geliyor?

REKLAM

Her zaman ve her yerde iyilik yapmak geliyor aklıma. İyi niyetle başlayan bir yardım hareketi tamamıyla maddiyata dönüştüğü zaman insanoğlu insanlıktan çıkıyor ancak maddiyat olmadan da bir şey yapılamıyor.

[ Bu yüzden insani yardım faaliyetlerinde hedeften sapmadan maddi imkanları doğru değerlendirmek gerekiyor.]

Fikir kalpten sağlam olacak. İşte bu yüzden insanın aradaki bu dengeyi iyi sağlaması gerekiyor.

Suriye'ye gönderilen tıbbi yardım malzemelerinin ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılmasında rejimin baskısı sebebiyle ciddi zorluklar yaşanıyor.
Suriye'ye gönderilen tıbbi yardım malzemelerinin ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılmasında rejimin baskısı sebebiyle ciddi zorluklar yaşanıyor.

Klinik doktorluk ile savaş doktorluğu arasındaki fark ne? Meselâ savaş sırasındaki kararlarda acele etmeniz gerekiyor ve başkasına danışma şansınız olmuyor.

İlk dönemlerde kimse yoktu. Olaylardan 1,5 sene sonra çocuk, kalp, kadın doğum doktorları geldi ama onlar gelmeden önce kararları yalnız verdim, ne yapabilirdim ki? Riskli olsa dahi bir şeylerin kararını vermek zorundasınız. Cerrah dediğiniz kişinin, kalbinin güçlü olması gerekiyor. Kendisi karar verebilmeli. Cerrahın karar vermesi için tereddütte kalmaması gerekiyor, işte bu yüzden kalbinin güçlü olması gerekiyor. Kendisi karar alacak ve tereddüt etmeyecek. Cerrah kişinin bu işi yapması normal, diğer branşlar için ise bir şey diyemiyorum.

Zor şartlar altında, yetersiz ekipmanla, personel eksikliklerine rağmen ameliyatlar yapmak zorunda olan Suriyeli doktorlardan biri olan İ.T.
Zor şartlar altında, yetersiz ekipmanla, personel eksikliklerine rağmen ameliyatlar yapmak zorunda olan Suriyeli doktorlardan biri olan İ.T.

Toplamda tahmini kaç kişiyi tedavi ettiniz?

Yaklaşık 5 bin kişiyi ameliyat etmişimdir ama sayısız kişiyi tedavi ettim, ilaç verdim. 1,5 yıl içinde hatırladığım: yatıp kalkıp hastaları tedavi ediyordum. Ben yatıyorum kaldırıyorlar ve “Ameliyat var.” diyorlar, ameliyat yapıyorum… Siz artık düşünün 1, 5 sene boyunca ne kadar ameliyat yaptığımı.

REKLAM

Doktorluğu sadece meslek olarak görmeyip insani yardım noktasına daha fazla ağırlık vererek ilerlemeye çalışan bizim gibi öğrencilere ne tavsiye edersiniz?

Önce kendinizi geliştireceksiniz. Aklınız, fikriniz özgür olacak. Sen güzel insan olduktan sonra güzel doktor da olursun. Öncelikle önemli olan iyi bir doktor olman değil, iyi bir insan olman. Sonra iyi bir doktor olursun. Tecrübe de inşallah sonra gelir. Önce kendinizi özel bir insan olarak iyi yetiştirmelisiniz. Nefislerinize özen göstermeli, iyi insan olmak için ihtimam göstermelisiniz. İşte o zaman doktor olduğunuzda mazlumları da Allah’ı da unutmazsınız biiznillah...

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

1993 Malatya doğumlu. Uzun bir öğrencilik sürecinin içerisinde Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'nden mezun olup Gebze Teknik Üniversitesi'nde Moleküler Biyoloji ve Genetik lisansını bitirdi; şu an Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi tıp fakültesinde lisans eğitimine devam ediyor. Yayın dünyasında lise döneminde Genç Yürüyüş Dergisinde, sonrasında Açık Sayfa Dergisi’nde ve 10 yıldan fazla süredir Dünyabizim’de, çok aktif olmasa da yazılarını paylaşmaktadır. Babasından edindiği gelenekle mümkün olduğunca seyahat etmeye ve annesinden gördükleriyle insana dokunmaya çalışmaktadır. Okuma serüvenine kendi dünyasında devam etmeye çalışan Esad, özellikle modern insanın ve Müslümanların sancılarına daair düşünsel serüvene davet eden kitapları, seyahatnameleri, biyografileri ve tarihin tozlu raflarında kaybolmuş detayları anlatan eserleri anlama çabasıyla kitaplığına kazandırmaya çalışıp bunların paylaşımını yapmaya devam etmektedir.

BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Doğu Kudüs'te İsrail yıkımı
Doğu Kudüs'te İsrail yıkımı
Bu hafta İslam coğrafyasında, İsrail'in güvenlik tehdidi gerekçesiyle Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait evleri yıkması, İdlib'de pazar yerine düzenlenen hava saldırısında 38 sivilin yaşamını yitirmesi, Filistinlilerin Suudi Arabistanlı gazeteci Muhammed Suud Zeyd Harem-i Şerif'ten çıkarması, Uygur Türklerinin özel statü talebi, Tunus Cumhurbaşkanı B...

PORTRELER

Şehinşah’ın  düşüşü
Şehinşah’ın düşüşü
İnsanı iliklerine kadar donduran o soğuk kış gününde, İran’ın başkenti Tahran’dan havalanan bir uçak, ülke tarihinde artık bir dönemin kapandığına işaret ediyordu. Kesintisiz 37 yıl boyunca İran’ı yöneten Şah Muhammed Rıza Pehlevî, yanında eşi Farah Diba ve çocukları Rıza, Alirıza, Farahnaz ve Leylâ ile birlikte 16 Ocak 1979’da meçhule doğru yola ç...

HAREKETLER

Hamas: İslâmî bir izdüşüm
Hamas: İslâmî bir izdüşüm
Temelleri 1987’de patlak veren Birinci İntifada sırasında atılan Hamas (Hareketu’l-Mukâvemeti’l-İslâmiyye, İslâmî Direniş Hareketi), ideolojik ilhamını Mısır merkezli Müslüman Kardeşler Teşkilâtı’ndan (kısaca: İhvân) almış bir yapılanmadır. Kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, örgütle öylesine iç içe geçmiştir ki, onun hayat hikâyesine göz atmak, tesis ettiğ...

KARENİN SÖYLEDİĞİ

Kral Hüseyin savaş bölgesinde
Kral Hüseyin savaş bölgesinde
Kerame Çarpışması, Filistin Kurtuluş Örgütü, Ürdün Silahlı Kuvvetleri ve İsrail Savunma Kuvvetleri, arasında 21 Mart 1968’de “Yıpratma Savaşı” sırasında meydana gelen 15 saatlik bir askeri muharebedir.İsrail saldırıyı, biri Kerame mülteci kampı biri de Safi köyü olmak üzere Filistin Kurtuluş Örgütü kamplarına eş zamanlı iki baskın olarak planladı. ...

MALUMAT

Kur'an-ı Kerim'in Rusça'ya ilk tercümeleri
Kur'an-ı Kerim'in Rusça'ya ilk tercümeleri
Rusların Müslüman kavimlerle ilk tanışması 10. yüzyıla tevafuk ediyor olsa da Kur’an-ı Kerim’in Rusçaya tercümesi ilk defa 18. yüzyılda yapıldı. Rusların “Velikiy Pyotr”, yani Büyük Petro olarak tanıdığı I Petro zamanında Rusya’da kapsamlı ve uzun soluklu modernleşme çalışmalarının temeli atıldı. Bizzat I Petro’nun gözetiminde yürütülen bu çalışmal...

NE OKUMALI?

İslam ve Modern İnsanın Çıkmazı
İslam ve Modern İnsanın Çıkmazı
Farklı alanlarda bilim insanı yetiştirmiş, eğitimli bir aileden gelen İranlı alim Seyyid Hüseyin Nasr, akademik eğitimini Amerika’da farklı okullarda tamamladı. MIT’de fizik alanında aldığı lisans eğitimi ve Harvard Üniversitesi’ndeki bilim tarihi doktorasından sonra İran’da ve Amerika’da çeşitli akademik görevlerde bulundu. Hem Doğu’da hem de Batı...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz