Bir devrimin hikayesi: Ayetullah Humeyni

HATİCE SARI TAN DİĞER 3 DAKİKADA OKUNUR
Bir devrimin hikayesi: Ayetullah Humeyni
Ayetullah Humeyni
BEĞEN

Öldürülen bir babanın intikamını almak için ülke genelinde bir devrim yapılabilir mi sorusunun cevabını, Ayetullah Humeyni’nin hayatının dipnotlarında okuyabiliyoruz. Aslında mevzu elbette tam olarak böyle değil, fakat Humeyni’nin küçük yaşta kafasına koyduğu devrim hareketinin nedenleri arasında böyle bir madde de var.

1902 yılında doğan Humeyni’nin çocukluğunun geçtiği dönemlerde İran, idamların olduğu, kaçakçıların kol gezdiği, karmaşanın içinde yaşandığı bir ülke halindeydi. Babası bir toprak ağası tarafından öldürüldü, bu yüzden abisi tarafından büyütüldü. Bu ölümün arkasında Şah’ın olduğuna inandı ve bu sebeple küçük yaşta Şahlık rejimine hep karşı çıktı. İçindeki devrim tohumlarını da o zaman atmaya başladı.

Şah'ın uzun iktidarının son yılları, protesto gösterileriyle geçti.
Şah'ın uzun iktidarının son yılları, protesto gösterileriyle geçti.

17 yaşına geldiğinde, o dönemde mollalarının siyaset ile ilgilenmemeleri gerektiğini savunan Şeyh Abdülkerim Hayri’nin açtığı okulda ilahiyat eğitimi almaya başladı.

1925 yılında Rıza Şah darbe ile önceki Kaçarlar yönetimini devirdikten sonra çıkarılan soy adı kanunuyla, Ruhullah Mustafavi olan ismini, Seyid Ruhullah Musavi Humeyni olarak değiştirdi.

Ayetullah Seyid Ruhullah Musavi Humeyni
Ayetullah Seyid Ruhullah Musavi Humeyni

Mollaların rejime sıcak bakmadığı, sorunların git gide büyüdüğü İran’da, bir gün Şah'ın eşi Farah Diba Pehlevi geleneksel törenlere katılmak için Kum’da bulunan Fatıma türbesine gitti. Törenin ilerlediği sıralarda başındaki örtüyü çıkaran Kraliçe, mollaların ve ilahiyat öğrencilerin yoğun olarak kaldığı Kum şehrinde büyük bir gerilime neden oldu. Şah Muhammed Rıza bir yandan ilahiyat öğrencilerinin askerlikten muaf tutulması için çalışmalar yapıp dindarları yanında tutmaya çalışırken, bir yandan Kraliçe vasıtasıyla örtüyü ortadan kaldırmak gibi eylemler yaparak laiklerin yanında duruyordu.

REKLAM

Sorunların git gide büyüdüğü İran'da Şah karşıtı gösterilerin dozu da her geçen gün artıyordu.
Sorunların git gide büyüdüğü İran'da Şah karşıtı gösterilerin dozu da her geçen gün artıyordu.

O dönemlerde Humeyni ilahiyat eğitimine devam ediyordu. 15 yıllık medrese eğitiminden sonra icazetini alarak müctehid oldu. Henüz “Ayetullah” ünvanını almamıştı. Şii ilahiyat okullarında tam donanımlı bir öğretmen ve Ayetullah kabul edilebilmeleri için kişilerin çok iyi sağduyu sahibi, politik ve fikren manevra yapma kabiliyetlerinin olması gerekiyordu. Din adamları o dönemlerde de her türlü politik etkinlikte lobi faaliyeti yürütme hakkına sahipti.

Şah ve ailesinin debdebeli hayatı, İran halkının öfkesine neden oluyordu.
Şah ve ailesinin debdebeli hayatı, İran halkının öfkesine neden oluyordu.

27 yaşına geldiğinde kendi çevresinde bir öğrenci topluluğu kurarak çeşitli dersler vermeye başladı. Etrafındakilerle beraber halkı uyandırmak için ahlak dersini de müfredatına ekledi. Bu dersleri yaptığı sıralarda Kum şehrinden sürüldü ve dersler 8 yıl yasaklandı.

Humeyni, İranlıların gözünde bir kurtarıcı halini almış ve Şah karşıtı gösterilerin en önemli simgelerinden biri olmuştu.
Humeyni, İranlıların gözünde bir kurtarıcı halini almış ve Şah karşıtı gösterilerin en önemli simgelerinden biri olmuştu.

1960 yılında Şah rejimi iyice çıkmaza girmeye başladı ve kadınlar ile gayrımüslimlerin oy kullanmalarını yasal hale getirmeye çalışan Şah’a karşı Humeyni kendine bir yol buldu. “Din Adamları Zirvesi” oluşturarak bu durumları protesto eden metinler yayınladı. Şah, kadınları ve Müslüman olmayanları kendi tarafına çekmeye çalışarak çalışmalar yaparken, gösteriler sonucunda kazanan taraf mollalar oldu ve kadınlara oy hakkı verilmesi meselesi başka bir zamana ertelendi.

Şah karşıtı gösterilerde, İran halkının bütün kesimleri el eleydi.
Şah karşıtı gösterilerde, İran halkının bütün kesimleri el eleydi.

Şah ve mollaların arası iyice açılmıştı. Olaylar ve protestolar iyice büyüdü, askerlikten muaf olan ilahiyat öğrencileri ve kadınlar zorla askere alınmaya başlandı. Bir okulda Cafer-i Sıddık için tören düzenlenirken, Şah'ın adamları törenin yapıldığı okulu savaş alanına çevirdi ve birçok ilahiyat öğrencisini çatıdan attı. Sokaklar Şii geleneğine göre matem tutan ve ağıt yakan insanlarla doldu.

REKLAM

Bir rivayete göre o dönemlerde Şah, Humeyni’ye bir mektup yazdı ve “Babanın çizmelerini giyeceğim ve gelip seni döveceğim” dedi mektubunda. Humeyni de “Babamın çizmeleri sana oldukça büyük gelir” diye karşılık verdi.

Humeyni, mütevazı hayatıyla kitlelerin sempatisini kazanmıştı.
Humeyni, mütevazı hayatıyla kitlelerin sempatisini kazanmıştı.

Olaylar sonucunda 10 ay tutuklu kalan Humeyni, halkın Şah’a baskısı sebebiyle dışarı çıkarıldı ve Türkiye’ye sürgün edildi. Buradaki sürgünü uzun sürmedi, Irak’a doğru yola çıktı. Humeyni’nin Irak’a sürüldüğünü öğrenenler bulundukları bölgede Şah aleyhine gösteriler yaptılar.

İran'ın bugünkü dini lideri Ali Hamaney (ortada) ve Humeyni.
İran'ın bugünkü dini lideri Ali Hamaney (ortada) ve Humeyni.

Şah'ın istihbarat örgütü SAVAK, İran içinde ve dışında muhalif avına çıkarken, Humeyni’nin ses kayıtları da kasetlere basılıp öğrenciler tarafından dağıtılmaya başlanmıştı. 1977'de, vaazlarıyla İranlıları derinden etkileyen Ali Şeriati, Londra'da SAVAK ajanları tarafından öldürüldü.

Humeyni, 1 Şubat 1979'da 15 yıllık sürgünden sonra İran’a geri döndü.
Humeyni, 1 Şubat 1979'da 15 yıllık sürgünden sonra İran’a geri döndü.

1978 yılında Humeyni, Kuveyt’e geçmek için pasaport aldı. Sınırdayken siyasi sürgün olduğu gerekçesiyle geri çevrilince Fransa’ya gitmeye karar verdi. Fransa’da ilk zamanlarda bir apartman dairesinde yaşamaya başladı fakat semt sakinleri kendisini ziyarete gelenlerden rahatsızlık duyunca bahçe içinde bir eve taşındı.

Humeyni, İranlı kadınlar arasında da büyük bir destekçi kitlesine sahipti.
Humeyni, İranlı kadınlar arasında da büyük bir destekçi kitlesine sahipti.

1978 – 79 yılları arası İran için çok sayıda insanın öldürülmesiyle, kargaşa ve iç savaş halinde geçti. 1979 yılının Ocak ayında Şah İran’dan ayrılınca, 15 yıllık sürgünden sonra Humeyni İran’a geri döndü ve 1 Nisan 1979 tarihinde İran İslam Cumhuriyeti resmen kuruldu.

1 Nisan 1979 tarihinde, İran İslam Cumhuriyeti resmen kuruldu.
1 Nisan 1979 tarihinde, İran İslam Cumhuriyeti resmen kuruldu.

Şia geleneği ile yetişmiş molla ve din adamları iktidara destek olmaya başladılar. Toplumun tüm kesimlerinin ortak iktidarı olarak başlayan siyasal serüven, zamanla Şii din adamlarının tekeline geçti. Toplu idamlarla binlerce muhalif asıldı ya da sürgüne gitmek zorunda kaldı.

REKLAM

1989 yılında Humeyni kanser tedavisi görmeye başladı. Gözleri o dönemlerde artık iyice zor görüyordu. Aynı dönemde “Şeytan Ayetleri” kitabı sebebiyle Selman Rüşdi hakkında ölüm cezası için fetva verdi.

Cenaze töreni sırasında yaşanan izdiham nedeniyle, Humeyni'nin kefeni parçalandı.
Cenaze töreni sırasında yaşanan izdiham nedeniyle, Humeyni'nin kefeni parçalandı.

İmam Humeyni, 3 Haziran 1989 tarihinde hayatını kaybetti ve cenazesi, yüz binlerce insanın katıldığı coşkulu bir törenin ardından Tahran'da defnedildi.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

Kudüs ve Mağrib Coğrafyası, ana çalışma alanları. İslam Dünyası’nın çeşitli yerlerine seyahatlerini sürdürüyor. İyi derecede İngilizce biliyor. Küresel Dertliler Korosu isimli yayımlanmış bir kitabı bulunmaktadır

BEĞEN
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz