GündemCemal Kaşıkçı'nın sesi artık daha gür çıkıyor

Cemal Kaşıkçı'nın sesi artık daha gür çıkıyor

FİRDEVS ÇAĞLAR MECRA 4 DAKİKADA OKUNUR
Cemal Kaşıkçı'nın sesi artık daha gür çıkıyor
Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda vahşi bir cinayete kurban giden Cemal Kaşıkçı.
BEĞEN

Cemal Kaşıkçı, bundan bir yıl önce Çarşamba günü nişanlısı Hatice Cengiz’le evlenmek üzere nikah işlemleriyle ilgili resmi işleri halletmek için İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na gitmişti.

Gayet keyifli bir şekilde içeri adım attı. Boşandığını ilan eden belge formaliteden ibaretti. Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan vatandaşı, yakın arkadaşları kendisini daha önce Konsolosluğa adım atmaması noktasında uyarmıştı. Ancak Kaşıkçı, arkadaşlarının uyarısını dikkate almadı ve arkadaşlarını dinlemek yerine Suudi elçiliklerinin nasıl çalıştığı konusundaki bilgisine güvenerek evlilikle ilgili resmi işlemleri halletmek üzere konsolosluğa gitti.

Güvenlik kamerası görüntülerinde Cemal Kaşıkçı konsolosluk binasına giriş yaparken görülüyor.
Güvenlik kamerası görüntülerinde Cemal Kaşıkçı konsolosluk binasına giriş yaparken görülüyor.

Türkiye ve Washington’da sahip olabileceği gelecek ve gazetecilik kariyeri önündeydi. Aylar süren kararsızlığın ardından, vatan özlemi ve yalnızlığın etkisiyle kararını verdi. Londra'dan İstanbul'a döndüğünde arkadaşlarıyla tekrar temas kurmadı. Doğrudan, Konsolosluğa gitti.

Konsolosluğa adım atmasının ardından, 7 dakika içinde vahşi bir cinayete kurban gitti. Fakat bu infaz, suikast talimatını veren Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ı uluslararası basında aleyhinde propaganda yürüten, bir gazeteciden kurtarmış olmadı. Aksine, cinayetin Prens Selman’ın bilgisi ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirilmesi dünya kamuoyunda Prens Selman’a karşı büyük bir tepkinin doğmasına yol açtı. Kaşıkçı cinayeti, Prens Selman’ın yönetim anlayışında köklü değişikliklerin yaşanmasına sebep oldu.

Cinayetin veliaht Prens Selman'ın talimatıyla işlendiğinin ortaya çıkmasının ardından özellikle Konsolosluk binası önünde protestolar düzenlendi.
Cinayetin veliaht Prens Selman'ın talimatıyla işlendiğinin ortaya çıkmasının ardından özellikle Konsolosluk binası önünde protestolar düzenlendi.

Tüm cephelerde geri çekildi

ABD, Suudi Arabistan’la yaptığı petrol anlaşmasına son verdi. Prens Selman’ın önde gelen müttefiklerinden Birleşik Arap Emirlikleri, onu yüzüstü bıraktı. BAE ve Suudi Arabistan, Yemen’i ikiye bölmekten ve Husileri Kuzey’de oldukları yerde bırakmaktan memnundu. Birkaç hafta önce, içinde Suudi askerlerinin de yer aldığı, ittifak yanlısı 2.000 askeri esir saldıklarını iddia eden Husiler, geniş çaplı saldırılar başlattı.

Söz verdiği şekilde savaşı İran’ın tam kalbine taşımaktan oldukça uzakta olan Veliaht Prens Selman, aslında hançeri Suudi Krallığının tam kalbine saplamış oldu. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suudi Arabistan’dan bir ara bulucu vasıtasıyla -Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi- mektup aldığını açıkladı.

 Dubai'deki bir etkinlikte Muhammed bin Selman'ın portresi.
Dubai'deki bir etkinlikte Muhammed bin Selman'ın portresi.

Mektupta ne yazdığı bilinmiyor ama bir savaş ilanı olmadığı kesin...

Bir yıl sonra veliaht Prens tüm cephelerde geri adım attı. Prens Selman, hala ülkesinde demir yumrukla hüküm sürüyor. Din alimi Selman el-Odah’ın devam eden soruşturması, Odah’ı idama götürecek suçlamalarda bulunulması da bunun bir kanıtı.

 Din alimi Selman el-Odah hakkında 37 ayrı suçlamada bulunuluyor.
Din alimi Selman el-Odah hakkında 37 ayrı suçlamada bulunuluyor.

Fakat Selman’ın Batı’da uyandırdığı heyecan sona erdi. Selman artık son derece zengin bir modernist, idealist bir genç Prens, kararlı bir reformcu olarak görülmüyor.

Prens Selman isminin ABD markalarını uluslararası piyasada itibardan düşürdüğü, alternatif firmalarla rekabeti kötü etkilediği görüşü yaygın. Danışmanlık şirketleri, Prens Selman’la yaptıkları anlaşmaları fesh ediyor, en azından ABD merkezli şirketler bundan böyle Suudilerden iş almak için sıraya girmiyor.

Bugün gelinen noktadan Kaşıkçı’nın da kişisel olarak sorumlu olduğu düşünülüyor. Bu arada, Kaşıkçı başlangıçta Prens Selman’ın reformlarını destekliyordu. Suudi Arabistan'ın radikal değişikliklere ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Kaşıkçı’nın eleştirileri reformların nasıl hayata geçirileceği noktasında ağırlık kazanıyordu.

Cemal Kaşıkçı, 2018'de Bahreyn'de bir konferansta sunum yaparken görülüyor.
Cemal Kaşıkçı, 2018'de Bahreyn'de bir konferansta sunum yaparken görülüyor.

Ters etki

Kaşıkçı’yı katledip cesedini parçalayan caniler ve Kral Selman'ın operasyona nezaret eden şahsi korumaları tarihin kara sayfalarında yerlerini aldı.

Suudi Arabistan, cinayete dair kayıtları ortadan kaldırabilmek için her yolu denedi. “Tüm meselenin bir öğleden sonra konuşulup halledilebileceği” iddasıyla MİT müsteşarı başkent Riyad’a davet edildi. Teklif reddedildi. Konsoloslukta cinayete ilişkin deliller yok edildi. Bu durduk yere alınmış bir önlem değildi. Suudi Arabistan cinayet suçlamalarından sıyrılmaya çalışıyordu. Amerikan istihbarat servisi CIA’ın, telefon görüşmesi kayıtlarını soruşturmaya dahil etmesiyle, Kaşıkçı cinayetinin Prens Selman'ın talimatıyla işlendiği ispatlanmış oldu.

Cinayetten sonra Türk ve Suudi Arabistan'dan adli tıp ekiplerinin konsoloslukta inceleme yapacağının kesinleşmesinin ardından binaya delilleri yok etmede kullanılabilecek temizlik malzemelerinin taşındığı kameralara yansımıştı.
Cinayetten sonra Türk ve Suudi Arabistan'dan adli tıp ekiplerinin konsoloslukta inceleme yapacağının kesinleşmesinin ardından binaya delilleri yok etmede kullanılabilecek temizlik malzemelerinin taşındığı kameralara yansımıştı.

Veliaht Prens tüm “muhbir”leri susturmak için suikast emrinin altına imzasını attı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İngiltere’deki Rus muhalefet partisi liderini zehirleme girişiminden ilham alan Veliaht Prens Selman, bir bakıma hiç bir Suudi vatandaşının dokunulmaz olmadığını, rejimin elinin her yere uzanabileceğini göstermek istedi.

Cemal Kaşıkçı cinayetini örtbas etmek ve Kaşıkçı'nın konsolosluktan çıktığı ispatlamak için dublör kullanılmıştı.
Cemal Kaşıkçı cinayetini örtbas etmek ve Kaşıkçı'nın konsolosluktan çıktığı ispatlamak için dublör kullanılmıştı.

Kaşıkçı cinayeti, Prens Selman'ın ön gördüğünün tersi bir etki yaptı. Cinayetin gerçekleştiği Ekim ayından bu yana Prens Selman, Kaşıkçı cinayetinin bıraktığı kötü izlenimi üzerinden silemedi. CIA direktörü Gina Haspel ve Washington kesin olarak ona sırtını döndüğünde, veliaht Prens kriz moduna geçti ve olağanüstü hal ilan etti. O zamandan beri de bu moddan çıkamadı.

Türkiye'ye gelen CIA direktörü Gina Haspel'e, Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsoloğu'nda işkenceye uğraması ve öldürülmesine ait ses kayıtları dinletilmişti.
Türkiye'ye gelen CIA direktörü Gina Haspel'e, Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsoloğu'nda işkenceye uğraması ve öldürülmesine ait ses kayıtları dinletilmişti.

Görevi; cinayet sebebiyle oluşan olumsuz havayla başa çıkmak olan bir acil durum komitesi kuruldu. Kuruldakiler aralarında Prens Selman ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında “oyunun kurallarını değiştiren” Camp David tarzı bir zirve düzenlenmesi de dahil pek çok aykırı fikir ortaya attılar.

Bu hamleler hiç bir işe yaramadı. Prens Selman, bunun üzerine ABD’nin en büyük rakibi Çin’e yanaşmaya çalıştı. Bu çabası da sonuç vermedi.

Prens Selman her seferinde Kaşıkçı cinayetinin yarattığı olumsuz intibadan kısa zamanda sıyrılabileceğini düşündü ama bu kötü şöhret bir türlü peşini bırakmadı.

Kaşıkçı cinayetinin yıl dönümünde Krallıkta değişen pek bir şey yok. Suudi rejimine muhalif olanlar ve Krallığın iş dünyasındaki rakipleri cezaevlerinde korkunç koşullarda tutuluyor. Baskı ve sansür her zaman olduğu gibi sert ve acımasız. Prens Selman, politik arenadaki başarısızlıklarından hiç ders almamış gözüküyor.

Yeni bir sayfa…

Fakat Kaşıkçı cinayeti, Suudi muhaliflere – Kaşıkçı’nın kendisi için asla istemediği- yeni bir sayfa açma imkanı tanıdı. Cinayetin bugün de hala devam eden etki gücü Arap dünyasında bir suçun çok ötesine geçen, tasarlanmış, vahşice hislerle işlenen suçların cezasız kalmayacağına dair yeni bir umut oldu.

Kaşıkçı’nın Arap dünyasına mesajı ümit vericidir. Hayatı ve çalışmaları tek bir mesajla özetlenirse: Suudi Arabistan’daki statüko devam edemez. Çökmeye mahkumdur. Kaşıkçı haklıydı. Temmuz 2013’te Mısır'da Arap Baharının getirdiği ümitvar değişikliklerin, ortadan kaldırılmasından sonra Arap dünyasında yerleşik olan karamsarlık tırmanışa geçti.

Cemal Kaşıkçı, baskıların ve adaletsizliklerin ortadan kalktığı ve ifade özgürlüğünün olduğu bir Arap dünyası hayaliyle yaşıyordu.
Cemal Kaşıkçı, baskıların ve adaletsizliklerin ortadan kalktığı ve ifade özgürlüğünün olduğu bir Arap dünyası hayaliyle yaşıyordu.

Darbeyle yönetime el koyan Abdülfettah Sisi, Mısırlıların kendisini protesto etmek için hafta sonu sokaklara çıkmasını engellemek üzere kelimenin tam anlamıyla, büyük şehirleri hapishaneye çevirdi. 6 yılın sonunda, geçtiğimiz günlerde Sisi rejimine muhalif olanlar yüksek sesle tepkilerini dile getirme imkanı buldu. Sudan ve Cezayir'de ise muhalifler çoktan istediklerini elde etti.

Tarihin cilvesi

Tarihte ibrenin yönü bir kez daha tersine dönüyor. Diktatörler ve darbeciler bu ibrenin yanlış tarafında yer alıyor. Kaşıkçı bir devrimci değildi. Fikirlerini açıkça dışa vuran bir gazeteciydi. Ayrıca, alçak gönüllü bir insandı. Bugünden bakınca, kendisinin de ölümünün şu an yaptığı etkiyi tahayyül edebilmesi imkansız görünüyor.

Kaşıkçı zamanla unutulmayacak gibi görünüyor. Ülkesinde ifade özgürlüğünün yerleşmesi için çaba harcayan bu gazetecinin hatırası zamanla hafızalarda daha çok yer edecek.

Kaşıkçı’nın son hikayesi – bir gazetecinin katledilişi- onun köşe yazılarından herhangi birinin rekabet edemeyeceği derecede uluslararası bir etki yarattı.

Prens Selman, Cemal Kaşıkçı’nın ölüm fermanını imzalarken, aslında siyası hayatına kara bir leke sürmüş oldu...

Middle East Eye'den, David Hearst imzalı "Jamal Khashoggi's long shadow" adlı makalesinden yararlanılmıştır.
YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

44 kişinin öldüğü Irak’ta sular durulmuyor
44 kişinin öldüğü Irak’ta sular durulmuyor
Bu hafta İslam coğrafyasında, Irak'ta 44 kişinin yaşamını yitirdiği binlercesinin yaralandığı protestolar, Prens Selman'ın Kaşıkçı cinayeti için Peygamberler bile hata yapmış yorumu, fanatik Yahudilerin İsrail polisinin korumasında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskın, evinin bahçesine kilise inşa edilen Fata Nine'nin AİHM zaferi, Husiler'in esir al...

PORTRELER

Moğollara karşı: Celâleddin Harizmşah
Moğollara karşı: Celâleddin Harizmşah
12.asrın hemen başlarında, Asya'nın orta ve batı kesim şehirleri; ilim, sanat ve ticarette altın devirlerini yaşıyorlardı. Her biri, Kaf dağının ardından sıyrılıp gelmiş süslü masal şehirleri gibi olan; Semerkant, Buhara, Gürgenç, Nişabur, Belh güzellik ve estetikte birbiriyle yarışıyorlardı. O günlerde, bölgede bir büyük güç hüküm sürüyor, onun ya...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Taşradan meclise, bir Afgan hikâyesi
Taşradan meclise, bir Afgan hikâyesi
O, henüz dört yaşındaymış babası öldürüldüğünde. Ruslar, önce esir almışlar Baba Yoldaş’ı, meşhur Puliçarhi Hapishanesi’ne götürmüşler. Ailesi, yıllar boyu “Babamız bir gün geri dönecek” diye kapıyı gözlemiş. Ama ne çare! Meğer, çoktan şehit edilmiş Baba Yoldaş. Cenazesini bile teslim etmemiş Ruslar. Mezarı olmayan bir babanın evladı olarak büyümüş...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz