Malumatİşkodra'da ayakta kalan son Osmanlı: Kurşunlu Cami

İşkodra'da ayakta kalan son Osmanlı: Kurşunlu Cami

İBRAHİM REŞİD MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR
İşkodra'da ayakta kalan son Osmanlı: Kurşunlu Cami
Kurşunlu Camii'nin etrafında Osmanlı döneminden kalma kabirler de bulunuyor.
BEĞEN

Bugün Arnavutluk Cumhuriyeti'nin kuzeyinde tarihi ve turistik unsurlarıyla önemli bir şehir olan İşkodra; aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki son kalesiydi. İşkodra, Balkan savaşları sırasında, Kastamonulu Hasan Rıza Paşa komutanlığında, destansı bir savunma yapılmasına rağmen, kısıtlı imkanlar ve başkent İstanbul'la toprak bağlantısının kopması sebepleriyle, Karadağlılara terk edildi.

İşkodra, etrafını saran nehirleri, doğal güzellikleri ve temiz havasıyla ilgi çeken bir şehir.
İşkodra, etrafını saran nehirleri, doğal güzellikleri ve temiz havasıyla ilgi çeken bir şehir.

Karadağlılar burada ancak bir yıl tutunabildi ve şehir büyük devletlerin müdahalesi ile yeni kurulan Arnavutluk'a katıldı. Şehirden ayrılmak zorunda kalan Osmanlılar, geride hatıra olarak birçok cami, medrese vb. yapı ve atalarının mezarlarını bıraktılar. Bu hatıralardan biri de Kurşunlu Camii'ydi.

Halk arasında, kurşun kaplı kubbesinden dolayı "Kurşunlu Cami" olarak bilinen yapının asıl ismi, banisine nispetle Buşati Mehmet Paşa Camii'dir. Tarihi Rozafa kalesi ile Drin nehri arasına camiyi 1773 yılında inşa ettiren Mehmet paşa, soyu Venediklilere dayanan ve Kuzey Arnavutluk'u 1756-1831 yılları arasında yarı bağımsız bir şekilde yöneten Arnavut Buşati ailesine mensuptu.

1773 yılında inşa edilen Kurşunlu Cami, Enver Hoca döneminde yıkılan minaresi dışında, bugün hala ayakta.
1773 yılında inşa edilen Kurşunlu Cami, Enver Hoca döneminde yıkılan minaresi dışında, bugün hala ayakta.

Köklü bir aile olan Buşatiler, ilerleyen yıllarda Osmanlı Devleti'ne ve sonrasında Arnavutluk Cumhuriyeti'ne önemli yönetici ve kültür adamları yetiştireceklerdi. Buşati Mehmet Paşa'nın İşkodra'ya yaptırdığı iki camiden biri olan Kurşunlu Camii, yüksek kubbeli yapısı ve şirin avlusu ile tam bir Osmanlı eseriydi. Cami Osmanlılar yönetiminde ve karanlık Enver Hoca dönemine kadar Arnavutluk idaresinde, uzun yıllar bölge Müslümanlarına hizmet etti.

REKLAM

22 Ekim 1944'te Anavutluk idaresini, devrimle ele alan solcu-komünist Enver Hoca yönetimi, diğer tüm dini yapılarla beraber Kurşunlu Cami'nin de kaderini değiştirecekti. Arnavutluk'ta sosyalizmi inşa etmek ve kendi istediği tarzda bir toplum oluşturmak isteyen Enver Hoca, ateist bir devlet hayaliyle, kelimenin tam anlamıyla tüm dini inançlara savaş açtı.

Enver Hoca, yaklaşık 40 yıl boyunca Komünist bir rejimle yönettiği Arnavutluk'un dünyayla olan bağlarını koparmış, ülkeyi içine hapsetmişti.
Enver Hoca, yaklaşık 40 yıl boyunca Komünist bir rejimle yönettiği Arnavutluk'un dünyayla olan bağlarını koparmış, ülkeyi içine hapsetmişti.

Din adamları hapsedildi, cami ve kiliseler ya kapatıldı ya yerle bir edildi. Kurşunlu Cami, baskıcı yönetimin İşkodra şehrinde de uyguladığı dini yapı soykırımından, tek başına, minaresini kaybederek ancak kurtulabildi. Enver hoca İşkodra'da Kurşunlu Cami ile beraber bir de kiliseyi ayakta bıraktı. 1990 yılına kadar cami ibadete kapatıldı ve depo benzeri çeşitli işlevlerde kullanıldı. Kurşun kubbesinin büyük kısmı değişik amaçlarla söküldü.

Enver Hoca'nın 1985 yılında geçirdiği kalp krizi nedeniyle ölmesiyle beraber kurduğu baskıcı idare de çözüldü ve Kurşunlu Cami için yeniden ezanlı, namazlı günlerin kapısı aralandı. Kurşunlu Cami'ni yeniden açacak olan Sabri Koçi, yaptığı İslamî faaliyetler nedeniyle Enver Hoca tarafından 1966 yılında hapse atılmıştı.

Kurşunlu Cami, 1991 yılında, binlerce Müslüman'ın katıldığı cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı.
Kurşunlu Cami, 1991 yılında, binlerce Müslüman'ın katıldığı cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı.

Hafız Sabri Koçi, 1986 yılında değişen yönetimle beraber tahliye oldu. Hilafetin kaldırılması ile beraber Arnavutluk'ta en üst düzey İslami yapı olarak kurulan Arnavutluk Müslüman Topluluğu'nun baş müftülüğünü de yürüten Sabri Koçi, Osmanlı medrese geleneği tarzında eğitim almış, mücadeleci ve dindarlığında samimi biriydi.

REKLAM

Yeni yönetimin nispeten sağladığı rahatlıkla, İslami faaliyetler için kolları sıvayan baş müftü, Enver Hoca tarafından kapatılan Arnavutluk Müslüman Topluluğu'nu 1990 yılında yeniden aktifleştirdi. Kurşunlu Cami, Müslüman Arnavutluk Topluluğu'nun, bilhassa baş müftünün, uzun uğraşları sonucunda 1991 yılında binlerce kişinin katıldığı duygusal ve heyecanlı bir törenle yeniden ibadete açıldı. Tören cuma günü yapıldı ve ilk cuma namazını baş müftü kıldırdı.

Kurşunlu Cami'nin yeniden ibadete açılırken... Hafız Sabri Koçi, kürsüden Müslümanlara sesleniyor.
Kurşunlu Cami'nin yeniden ibadete açılırken... Hafız Sabri Koçi, kürsüden Müslümanlara sesleniyor.

Tüm bu badireleri atlatan Kurşunlu Cami, en son yakın zamanda Arnavutluk yönetiminin tarım politikaları sebebiyle, civardaki nehirlere açtığı kanalların mağduru oldu. Bugün, yağışların arttığı sonbahar ve ilkbahar aylarında yaşanan taşkınlar, caminin haftalarca sular altında kalmasına neden oluyor.

Sel baskınları ve şehrin merkezinin camiden uzaklaşması düzenli cami cemaatini neredeyse yok etmiş durumda. Sel baskınları, caminin etrafında ufak bir hendek oluşturduğu için cami avlusuna ancak küçük bir köprü vasıtasıyla ulaşılabiliyor. Baskınlarda cami ile beraber civardaki evler ve cami girişinin sol tarafında kalan Osmanlı kabirleri de sular altında kalıyor.

Cami, yakınındaki Boyana ve Drin nehirlerinden tarım arazilerine çekilen sulama kanalları nedeniyle haftalarca sular altında kalıyor.
Cami, yakınındaki Boyana ve Drin nehirlerinden tarım arazilerine çekilen sulama kanalları nedeniyle haftalarca sular altında kalıyor.

2015 yılında TİKA tarafından restorasyon sırasına alınan Kurşunlu Cami'nin restorasyonu 2018 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bırakıldı. Caminin sel baskınlarından kurtarılması için; taşınması veya etrafının yükseltilmesi seçenekleri üzerinde duruluyor.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

Gazi Üniversitesi Edebiyat Bölümü’nde okudu, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Son dönem Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet tarihi sahalarında okumalarını sürdürüyor. İslâmcılık ve tasavvuf, ana ilgi alanları.

BEĞEN
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz