Libyalı siviller: Savaşın asıl kaybedeni biziz

Libya'da devam eden çatışmalar ve bombalı saldırılar binlerce sivilin ülke içinde güvenli bölgelere göç etmesine yol açtı.
Libya'da devam eden çatışmalar ve bombalı saldırılar binlerce sivilin ülke içinde güvenli bölgelere göç etmesine yol açtı.

Libya’da Halife Hafter'e bağlı birliklerin geçen nisan ayında başkent Trablus'a yönelik başlattığı saldırı nedeniyle evlerini, eşyalarını bırakarak, başkentteki Ulusal Mutabakat Hükümeti kontrolündeki bölgelere yerleşmek zorunda kalan Libyalılar, artık savaş bitsin çağrısında bulunuyor.

İÇİNDEKİLER

Libya’da Halife Hafter milislerinin geçen nisan ayında başkente yönelik başlattığı saldırı nedeniyle yerinden edilen Libyalılar, evlerine dönecekleri günün hayaliyle yaşıyor.

Yaklaşık 150 bin sivil, Hafter milislerinin 4 Nisan 2019’da başkenti ele geçirmek için başlattığı saldırılar neticesinde evlerinden kaçmak zorunda kaldı.

Ateş hattında kalan Libyalılar, evlerini, eşyalarını bırakarak zorlu şartlarda, başkentteki Ulusal Mutabakat Hükümeti kontrolündeki bölgelere sığındı.

Başkent Trablus yakınlarındaki bir sığınma merkezi.
Başkent Trablus yakınlarındaki bir sığınma merkezi.

AA ekibi, Trablus içinde, en fazla yerinden edilmiş Libyalıya ev sahipliği yapan Ebu Selim ilçesindeki sığınmacı yurdunu ziyaret etti.

Yeni inşa edilmiş yurdun sorumluları, 52 oda bulunduğu, bazı odalarda iki ailenin bir arada yaşadığını anlattı.

Yaklaşık 20 metrekarelik odalarda, yerdeki halıfleks döşemelerin üzerinde sünger şilteler bulunuyor. Duvarları boş odaların köşelerinde üzerine battaniye örtülmüş, üst üste yığılı eşyalar, elektrikli ocak ve bazı yiyecekler, göze çarpıyor.

Çatışmalar sırasında altyapı sistemlerinin ciddi hasar gördüğü Libya'da temiz içme suyu sıkıntısı yaşanıyor.
Çatışmalar sırasında altyapı sistemlerinin ciddi hasar gördüğü Libya'da temiz içme suyu sıkıntısı yaşanıyor.

Sığınmacı olarak yaşadıkları sürede sağlık koşullarının giderek kötüleşmesi ve çocukların eğitimden mahrum kalmasından yakınan Libyalılar, 9 aydır hayatlarını zorlaştıran bu savaşın bitmesini beklediklerini söyledi.

Eşi, kendisi ve altı çocuğuyla bir odada yaşamak zorunda kaldığını dile getiren Muntasır Cilani el-Breki (76), Hallatat bölgesindeki evinden Hafter milislerinin başkente yönelik saldırısının ilk gününde çıktığını aktardı.

Çatışmalardan kaçıp, UMH'nin kontrolündeki bölgelere sığınan Libyalılar savaşın bir an önce bitmesini istiyor.
Çatışmalardan kaçıp, UMH'nin kontrolündeki bölgelere sığınan Libyalılar savaşın bir an önce bitmesini istiyor.

Aradan geçen zamanda evine bir daha gidemediğini ve gitmesinin mümkün olmadığını ifade eden Breki, yaşadıklarını şöyle özetledi:

“İnsanlar, bombalama, müdahale ve yıkımdan kaçtı. Nasıl kalabilirsin ki? İnsanlar ölüyor. Herkes kaçtı. Bölge tümüyle boşaldı. (Hafter milisleri) Evlerimizin kapılarını açtılar. Evlere zarar verdiler. Eşyalarımızı çaldılar. Arabam hala orada. Bıraktım ve çıktım. Üzerimdeki giysilerle kaçtım. Ne benim ne de çocuklarımın kıyafetlerini alabildik. Böyle çıktık işte."

Evinden atılmışsın. Bundan kötüsü var mı?

Suad Mansur da (34), sığınmacı yurdundaki odasında birlikte kaldığı eşinin hamile olduğunu söyledi.

Hafter milislerinin saldırısının başlamasından yaklaşık 2 hafta sonra, başkente yaklaşık 12 kilometre mesafedeki Hallet-ül Fürcan mahallesindeki evinden çıkmak zorunda kalan Mansur, bu süre zarfında insanların kendilerine çok yardımcı olduğunu ancak artık evine dönmek istediğini paylaştı.

Mansur, ülkelerini terk etmeyi istemediklerini, evlerini bırakmaya da mecbur kaldıklarını ifade ederek, "Sizlere ne anlatayım ki? Yerlerinden edilenlerin sıkıntıları ve hikayeleri çok uzun. Kendi sıkıntımı anlatırsam; 7 Nisan’da evimden çıktım. Tuveyşa’daki evimiz top atışının altında kaldı ve kaçmak zorunda kaldık. İnsanlar öldü. En yakınımızdaki yere sığındık. Burada 9 ay kaldık.” diye konuştu.

Hafter milislerinin başkente yürümesiyle alevlenen savaştan şikayet eden Mansur, "İnşallah bir gün bu savaş biter. Yeter artık. Savaşta kazanan, asıl kaybedendir.İşte bizler yani halk, asıl sıkıntıyı çekenleriz. Evinden çıktığında kimsen yok. Evinden atılmışsın. Bundan kötüsü var mı?" ifadelerini kullandı.

"Ebu Selim ilçesi, 30 bin Libyalıyı kabul etti”

Sığınmacı yurdunun bulunduğu ilçenin idari yöneticisi, Ebu Selim Belediye Başkanı Abdurrahman el-Hamadi de, neredeyse başkentin tüm banliyöleri ve ilçelerinden sığınmacıların belediyelerine geldiğini anlattı.

Ebu Selim Belediye Başkanı insanların ihtiyaçlarını gidermek için zaman zaman yetki sınırlarını aşmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Ebu Selim Belediye Başkanı insanların ihtiyaçlarını gidermek için zaman zaman yetki sınırlarını aşmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Çatışmaların 9 ay boyunca devam etmesi nedeniyle, yeni sığınmacı yurtları açmak zorunda kaldıklarını kaydeden Hamadi, "Ebu Selim Belediyesi, yaklaşık 6 bin yerinden edilmiş Libyalı aileyi, yani yaklaşık 30 bin kişiyi kabul etti. Bu nedenle Trablus içinde en fazla sığınmacı kabul edilen belediye sayılıyor.” dedi.

Hamadi, Libyalı sığınmacıların birinci isteğinin ailesiyle sağlıkla ve rahat içinde yaşayabileceği bir yer olduğunu paylaşarak, insanların beklentilerini karşılamak için zaman zaman yetki sınırlarını aşmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.

Belediye Başkanı, sığınmacıların büyük kısmının akrabalarında kaldığını aktararak, "Libya’daki güçlü ve geleneksel aile bağları nedeniyle, Suriye benzeri bir insani krizle karşı karşıya kalınmadığı” değerlendirmesinde bulundu.

Hafter milislerinin başkente yönelik Nisan 2019'da başlayan saldırılarında yaklaşık 150 bin sivil evini terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin rakamlarına göre, yıllardır devam eden çatışmalar, yaklaşık 350 bin Libyalıyı ülke içinde yerinden etti. Libyalılar, evlerinden kaçan sivillerin büyük kısmının akrabalarıyla yaşadığını, gerçek bilançonun çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor.