GündemMülteciler için daha planlı çalışma şart

Mülteciler için daha planlı çalışma şart

TALHA KESKİN MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR
Mülteciler için daha planlı çalışma şart
Dünya genelinde 68 milyondan fazla insan, yaşadığı yerleri terk etmek durumunda kaldı.
BEĞEN

Birleşmiş Milletler (BM) ofisine ev sahipliği yapan İsviçre’nin Cenevre şehrinde her yıl haziran ayının özellikle son 2 haftası oldukça hareketli geçer. Bunun sebebi BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) başta olmak üzere mültecilere yönelik faaliyetleri olan uluslararası yapıların yıllık programları için haziran ayını seçmeleridir. Her yıl haziran ayının 20’nci günü de “Dünya Mülteciler Günü” olarak anılmaktadır.

Çeşitli BM ajanslarının üç ayda bir düzenlenen komite toplantıları da bu ayda kurumların yıllık toplantıları ile çakışır. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nde (ECOSOC) danışmanlık statüsü bulunan sivil toplum kuruluşları bu toplantılara rahatlıkla katılabilmektedir. Danışmanlık statüsü bulunmayan STK’lar da başvuru yoluyla bu toplantılara katılma imkânı bulabilirler.

Suriye'deki çatışmalar, bu ülkeden Avrupa'ya ciddi bir mülteci akınına sebep oldu.
Suriye'deki çatışmalar, bu ülkeden Avrupa'ya ciddi bir mülteci akınına sebep oldu.

Yukarıda zikredilen toplantılar için İHH İnsani Yardım Vakfı İnsani Diplomasi Birimi olarak şu anda Cenevre şehrindeyiz. Doğal afetler, çatışmalar, işgaller gibi nedenlerle mülteciler meselesi dünyanın her yerinde ciddi bir problem haline geldiği için, hem ülke diplomatlarının hem de sivil toplum temsilcilerinin toplantılara ilgisi oldukça yüksek.

Bu hafta özellikle mültecilerle ilgili yoğun bir şekilde çalışırken BM Mültecilik Yüksek Komiserliği tarafından derlenen son rakamlar oldukça dikkatimi çekti ve paylaşmak istedim:

Dünya çapında 40 milyon insan kendi ülkesi içinde zorla yerinden edildi. 25,4 milyon insan ülke dışına kaçarak mülteci haline geldi. 3 milyondan fazla insan çatışmalar ve doğal afetler nedeniyle başka ülkelere sığındı ve kendilerine mülteci statüsü verilmesini bekliyor. Toparlayacak olursak, şu anda 68,5 milyon insan mülteci durumunda. Bu onlarca ülkenin nüfuslarının toplamından daha fazla insan demek.

68,5 milyon mültecinin yarıdan fazlası (%57) sadece üç ülkeden gelmekte:

1. Güney Sudan - 2,4 milyon

2. Afganistan - 2,6 milyon

3. Suriye - 6,3 milyon

Ülkemiz Türkiye dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. İlk beş ülkeye bakacak olursak:

1. Türkiye - 3,5 milyon

2. Uganda - 1,4 milyon

3. Pakistan - 1,4 milyon

4. Lübnan - 1 milyon

5. İran - 979 bin

Ne kaçtıkları, ne de sığındıkları ülke kendilerine vatandaşlık statüsü vermediği için 10 milyondan fazla insan da ‘vatansız’ olarak yaşamını sürdürüyor. Kendilerini tanımlayabilecek veya aidiyetlerini gösterebilecek ne kimlikleri ne de pasaportları var. Yakın zamandan hatırlayacağımız Arakan krizi bu duruma en iyi örnek. Myanmar’dan kaçarak Bangladeş’e sığınan 1 milyondan fazla insan ne Myanmar ne de Bangladeş vatandaşı.

Mülteciler, dünyanın birçok ülkesinde gayri insani şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.
Mülteciler, dünyanın birçok ülkesinde gayri insani şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Hem mültecilerin en çok geldiği hem de mültecilere en çok ev sahipliği yapan ülkelere baktığımızda bunların Müslüman ülkeler olduğunu fark etmemek imkânsız. Buna rağmen hem yukarıda verilen istatistikleri derlemede hem de son yıllarda gündemimizi oldukça meşgul eden mültecilik konusuyla nasıl başa çıkılacağı konusunda bize ait bir sitemin veya altyapının olmadığını görmek çok üzücü. Elbette Türkiye başta olmak üzere bahsi geçen ev sahibi ülkeler kendilerine sığınan mültecilere yardım etmek için elinden geleni yapıyorlar ancak kalıcı çözümler için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyacımız olduğu ortada.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

“8 yıldır insani yardım alanında çalışıyor. İHH İnsani Diplomasi biriminde görev yapıyor. Uluslararası İlişkiler ve Birleşmiş Milletler yoğunlaştığı çalışma alanları. 37 ülkeye ayak bastı ve sık seyahat etmeye devam ediyor. 28 yaşında. Evli ve bir çocuk babası. İngilizce ve Arapça biliyor.”

BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

“İran felakete sürükleniyor”
“İran felakete sürükleniyor”
Bu hafta İslam coğrafyasında; koronavirüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığı İran'da salgının tehlikeli boyutlara ulaşma riski, Cezayir'de 1 yıldır devam gösterilere koronavirüs salgınından dolayı ara verilmesi, Senegal'de bir grup ressam ve sanatçının koronavirüse karşı grafitilerle mücadelesi, Dünya Müslüman Alimler Birliği'nin, Cuma namazının...

PORTRELER

Kafkas Kartalı: Şeyh Şamil
Kafkas Kartalı: Şeyh Şamil
Rus Çarı İvan’ın 1522'de himaye altına almak amacıyla girdiği sınırlardan, daha sonra çıkarılması adına mücadelelerin yapıldığı, kanlı katliamlara maruz kalan mağdur ve mağrur bir halktır Kuzey Kafkasya. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yıkılmasıyla geçmişini devralan Rusya’nın, stratejik konumu gereği sıcak denizlere, Orta Asya’ya geçiş ...

HAREKETLER

İran'ın sınır ötesi kolu: Kudüs Gücü
İran'ın sınır ötesi kolu: Kudüs Gücü
1979'daki İran İslam Devrimi’nden sonra kurulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun görevi; rejimi ve var olan düzeni korumak ve sürdürmektir. Kudüs Gücü, ise İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı 8 askeri birimden biridir. Sekiz birimin tamamı, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı General Hüseyin Selami ve yardımcısı Ali Fedevi’nin komut...

MALUMAT

İbn Haldun’da hadarîlik, bedevilik ve asabiyet
İbn Haldun’da hadarîlik, bedevilik ve asabiyet
Mukaddimesinin ikinci bölümünde genel olarak bedevilik ve hadarîlik mevzusunu işleyen İbn Haldun, bununla şüphesiz açıklamak istediği nazariyenin temelinde yer alan ıstılahları net bir şekilde ortaya koymaya amaçlar. İnsanın, alışkanlık edindiği davranışların mahsulü olduğuna inanan İbn Haldun'a göre bir kişinin tabiat ve mizacının getirdiği davran...
YUKARI DÖNÜN

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.