Herkesin bir süper gücü var

Aile danışmanı ve yazar Hilal Çorbacıoğlu.
Aile danışmanı ve yazar Hilal Çorbacıoğlu.

Aile danışmanı ve yazar Hilal Çorbacıoğlu’nun Ketebe Yayınları’ndan çıkan yeni çocuk kitabı Benim Süper Gücüm Yok ki! kendi yeteneklerini arayan çocuklara ilham oluyor. Çorbacıoğlu’yla hem çocukların hem de yetişkinlerin yeteneklerini nasıl keşfedeceğini, çocuk edebiyatının dünyamızdaki yerini konuştuk.

Benim Süper Gücüm Yok ki! ilham verici bir hikâye. Çocuklar için olduğu kadar yetişkinler için de… Sizce hepimizin bir süper gücü var mı?

Hepimiz bu hayata bir anlam üretmek ve anlamın parçası olmak için geldik. Ve bununla bağlantılı olarak üretebileceğimiz, değerli hissedebileceğimiz, var olabileceğimiz, anlamlı hissedeceğimiz bir yeteneğe sahibiz. Bu yeteneği keşfedememiş olmamız o yeteneğin olmadığı anlamına gelmiyor. Sadece yeterince doğru aramadığımız, kendimize daha dikkatli bakmadığımız anlamına geliyor. Yani evet herkesin bir süper gücü var aslında.

Anne babalar çocuklarının kendi “süper gücünü” yani onların biricik hikâyelerini bulmaları için nasıl bir yol izlemeliler?

Oyun ilgi alanını keşfetmek için önemli bir araçtır.
Oyun ilgi alanını keşfetmek için önemli bir araçtır.

Her çocuk bir hazine sandığı gibidir. Keşfedilmeyi bekleyen bir sürü mucizenin ev sahibidir. Bunun sorumluluğu öncelikle ebeveyn sonra eğitimcilere aittir. Temelde ilk söylememiz gereken her çocuk her konuda ilgi sahibi değildir, olmak zorunda da değildir. Önce ebeveyn olarak o kaygıdan arınmak gerekir. Bu kaygıyla kurstan kursa gezdirmek, kendi hevesimizin olduğu alanlara zorla çocuğu yönlendirmek kesinlikle doğru değildir. Yapılması gereken, çocuğun neyle ilgilendiğine dikkat etmektir. Nelere ilgisi olduğu, nelerden hoşlandığı, dikkatini ilk ve en çok çeken şeylerin neler olduğunu anlamak gerekir. İlgi duyduğu alanlara uygun eğitim araçlarıyla desteklemek gerekir. Denemelerini desteklemek cesaretlendirmek iyi gelir. Denediği ama yeteneği olmadığını anladığınız becerilerde zorlamamanız, başka bir şey denemesine izin vermeniz de oldukça kıymetlidir. Oyun ilgi alanını keşfetmek için önemli bir araçtır. Oyun oynarken sıklıkla hangi oyuncakları tercih ediyor ve onlarla ne tarz aktiviteler yapıyor? Uzun süre sıkılmadan vakit geçirdiği oyuncaklar, aktiviteler neler?

Oyun oynamadığı zamanlarda neler yapıyor, nelerle ilgileniyor? Bu soruların cevaplarına odaklanmak ebeveynleri doğru yönlendirir.

Sayfalar okuruna empati, yardımseverlik ve umut aşılıyor.
Sayfalar okuruna empati, yardımseverlik ve umut aşılıyor.

Hikâyeler çocuklarla iletişim kurabilmemiz için gerekli

Yeni kitabınızda Suzi’nin süper gücünü bulmasına eşlik ettiğimiz bu sayfalar okuruna empati, yardımseverlik ve umut aşılıyor. Bunun yanında oldukça akıcı, hatta şiirsel bir dili var. Sizce çocuk edebiyatıyla çocuklara birtakım erdemleri aşılamak ne derece mümkün? Bunu edebî bir dille yapmanın zorlukları var mı?

Çocuğumuzun sahip olmasını istediğimiz her değer ve bilgi için onun dünyasında olan araçlar önemlidir. Hikâyeler onlarla onların anlayacağı dil ile iletişim kurabilmemiz, dünyalarına eşlik edebilmemiz için en önemlisi. Çocuk hikâyelerinde en önemli kısım dili kullanırken de kurguyu ve değerleri oluştururken de yaş grubunun seviyesine ve gelişim dönemi özelliklerine uygun olması. Anlayabilmeleri, hayatlarına yansıyabilmesi açısından dili doğru ve bu yaş grubuna uygun kullanmak gerekir. Bunu edebî dille yazmanın zorluğundan ziyade sanırım çocuğun yaşına, gelişimine uygun olması ve bu çaba için çalışmak zor. Ama bu zorluğun yetişkine öğrettikleri de azımsanmayacak derecede önemli.

Çocuk kitaplarının biz yetişkinlere anlatacakları da var mı? Çocuk kitaplarını sadece çocuklar mı okur, çocuklar için mi okunur?

Velhasıl çocuk kitapları yazmak ve okumak umudumuzu, inancımızı, sevgimizi diri tutar.
Velhasıl çocuk kitapları yazmak ve okumak umudumuzu, inancımızı, sevgimizi diri tutar.

Çocuklar için yazsak da çoğunlukla kitapların yetişkinlerin içindeki çocuğa hitap eden birçok noktası oluyor. Çünkü yazar da bazen çocukluğunun ellerinden tutarak kendisiyle buluşarak yazıyor. Çocuk kitapları çocukluğun masumiyetini, safiyetini, umudunu içinde barındırıyor. Pırıl pırıl bir gökyüzünde saatlerce yürümek veyahut imasız, dolambaçsız, yaşamak istediğin her maceranın önünde bariyerlerin değil, masumiyet, cesaret ve en önemlisi de huzurun olması gibi. Ayrıca yetişkinler olarak hep öğrettiğimizi düşünsek de çocuklardan öğrendiğimiz kısımların ne kadar çok olduğunu bu hikâyeleri okurken anlıyoruz. Velhasıl çocuk kitapları yazmak ve okumak umudumuzu, inancımızı, sevgimizi diri tutar. O niyetle ve inançla kalem ve kitap elimizde...