Dört kitap 4 öykü

AKIP GIDEN GÜNLERIMIZ ÖZCAN YILMAZ - NOTOS KITAP
AKIP GIDEN GÜNLERIMIZ ÖZCAN YILMAZ - NOTOS KITAP

Uzayıp giden öykülerde okur kaybolmak yerine daha da derine iniyor, gözler sabitleniyor sayfalara ve hikâyelenen hayatlara daha da kulak kabartılıyor. Denilebilir ki, üzerinde dikkatle durularak okunmayı hak eden bir öykü kitabı Akıp Giden Günlerimiz.

Özcan Yılmaz'ın e-kitap olarak yayımlanan ilk öykü dosyasından sonra Akıp Giden Günlerimiz Notos Kitap'tan çıktı. İsimlerini ve hikâyelerini ödünç aldıklarına ithaf ettiği kitabında Yılmaz, başlangıçta sisli ve kasvetli bir öyküyle okurunu selamlıyor. Öykünün kasveti, anlatıcının anbean tehlikeye yaklaşmasıyla oluşuyor. En nihayetinde anlatıcının tehlikeyle burun buruna gelmesi, yüzleşmesi okura adeta nefesini tutturuyor. Bir annenin yürek sızısı satırlar arasından okurun gönlüne akabiliyor. Bir babanın hazmedemeyip öfkeyle üstünü örttükleri yalın bir dille ortaya çıkıyor. Bir çift susarak, içi kemiren her neyse onu görmezden gelerek nasıl eziyet eder birbirine, yazar ince ince işliyor bunu öyküsünde. Yılmaz, tanıdık karakterleri, beklenmedik bir öyküyle okuruna sunabiliyor. Üstelik tüm bunları yaparken bir teknik kullanmanın endişesinde olmadan, dupduru bir dille kuruyor öykülerini. Uzayıp giden öykülerde okur kaybolmak yerine daha da derine iniyor, gözler sabitleniyor sayfalara ve hikâyelenen hayatlara daha da kulak kabartılıyor. Denilebilir ki, üzerinde dikkatle durularak okunmayı hak eden bir öykü kitabı Akıp Giden Günlerimiz.

(Nursena Koç)

  • BITMEMIŞ BIR CÜMLENIN NOKTASINI TAŞIMAK SERHAT KÖROĞLU - İTHAKI YAYINLARI
  • 2017 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'nde "Dikkate Değer" görülen Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak Serhat Köroğlu'nun ilk kitabı. Kitabın geneline hâkim şiirsel anlatım okuyucuya bir şiirin mısralarını okuyormuş hissi veriyor. Şiir dilinin güçlü yönlerini kullanmayı son derece etkili bir şekilde başarmış olan yazarın dikkat çeken bir diğer yanı da öykülerindeki betimlemelerin güçlü olması. Özellikle karakterini şehirde gezdirirken şehrin sokaklarını ve caddelerini sinematografik bir şekilde aktarıyor olması okurun gerçekçilik algısını daha etkili yaşamasını sağlıyor. Ankara'da geçen öykülerinde şehre dair her şey en ince ayrıntısına kadar aktarılmış. Hayal kuran, rüya gören, geçmişe özlem duyan, kalpleri kırılmış ve hayallerinin peşinde koşarak hayata tutunmaya çalışan karakterlerinin iç dünyalarını sade ve etkili bir şekilde kaleme almayı başaran yazar, şiirsel anlatımın da etkisiyle okurla karakter arasında etkili bir bağ kurulmasını başarıyor. İçimizden, yakınımızda olan insanlara benzeyen kahramanları kaleme alması, öyküleri kendimize yakın hissetmemizi sağlıyor. Öykülerinde göze çarpan başka bir genel durum ise öykü sonlarını aniden ve ucu açık bir şekilde bitiriyor olması. Okuru öyküye dahil etme çabası başarılı bir şekilde yerine getirilmiş. Öykülerin genelinde bu durumla karşılaşan okur kendini de öyküye dahil ederek, öykülerin sonlarına doğru hayaller kurmaya başlıyor. Tam da yazarın karakterlerine benzeyerek hem de... Özellikle şiirel anlatımı ve Ankara'yı nakış nakış işlediği öyküleri ile aklınızda kalacak bu öyküler, yazarın uzaklara bakma arzusunun ilk meyveleri.
  • (Uygar Atasoy)
İLMEK HATASI YASEMIN YILDIZ - ŞULE YAYINLARI
İLMEK HATASI YASEMIN YILDIZ - ŞULE YAYINLARI

Yazarın ilk kitabı olan İlmek Hatası yirmi üç kısa öykü içeriyor. Yazarın oluşturduğu öykü atmosferlerinde, değindiği konulara derinlemesine bakışı ve yeniden yorumlama kabiliyeti okurun dikkatini çeken konuların başında geliyor. Ele aldığı konuları kendine has bir üslupla en ince ayrıntısına kadar işliyor oluşu, okurun kendisini metne vermesini ve metinle arasında bir bağ kurmasına sebep oluyor. Kurgudaki bu özgünlük ile katmanlaşan anlatım daha da zengin bir hal alıyor. Okurda bıraktığı tesir öykülerinin ne denli hayatın içinden olduğunu da gösteriyor. Öykülerini yoğun benzetmelerle başlatan yazar, sonlara doğru farklı bir hamle yapıyor. Öyküleri okuru ters köşe yapacak şekilde bitiyor. Bunu biçimsel bir alışkanlık haline getirmiş olan yazar bu konudaki başarısı sayesinde okurun heyecanını ve merakını öykünün sonuna kadar diri tutmayı başarıyor. Öykü karakterlerinin çocukluklarına dair hatıralara çokça yer veren yazar, aile ve özellikle anne-çocuk ilişkileri üzerine yaşananları işliyor. Öykülerin birçoğunda doğaya ve hayvanlara dair izler görmek mümkün. Doğanın insanlığa olan faydalarının yanı sıra insanların doğaya ve hayvanlara verdikleri zararları büyük bir hassasiyetle kaleme almış. Kitabın başında ve tanıtım yazısında yazarın bir anne olduğuna vurgu yapılmış. Metinlerindeki anlatım dili ve anlatıcının üslubu tam da bu vurgunun neden yapıldığını açıklar nitelikte. Bir annenin bilgece yorumlarını okuyacağınız öykülerde anlatılanlar karşısında kendinizi sorgularken bulacak, yazarın yolculuğunda hislerinin gücüne şahit olacaksınız.

(Uygar Atasoy)

  • SESIN SAHIBI EVREN UÇAR - ÇOLPAN KITAP
  • Evren Uçar'ın ilk öykü kitabı Sesin Sahibi Çolpan Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. On dört öyküden oluşan kitapta yazar, şehir hayatında solunan yozlaşmanın insanların üzerlerine nasıl sindiğini, insanların birbiriyle iş yaparken bir üçüncü kişiye ihtiyaç duymanın absürdlüğünü işliyor. Birbirine yabancılaşanların, yeni olana alışamamış eskilerin hikâyesine konuk ediyor okuyucusunu. Yazar sanki gündelik hayatın akışını bir an durdurup ağır çekime alıp tekrar oynatıyor. Konuşmalar uzuyor, yavaşlıyor. Ayrıntılar daha dikkat çekici, tekrarlar daha görünür hâle geliyor. Ancak bu tekrarlar öykünün havasını yitirmeye sebep olabiliyor. Kimisine anlamsız gibi gelip unutuluverecek günlük yaşam diyaloglarının içinde, öykülerde geçen kişilerin hayatlarında merkeze aldıkları neler varsa onları görebiliyoruz. Yazarın bu diyalogları birbiri ardına gelen cümleler biçiminde düz bir metin içinde vermesi öykünün derinliğini artırırken, diyalogları eşleştirmenin zorluğu ritmin sekteye uğramasına sebep olabiliyor. "Bir Ağustos Akşamı İki Yabancı" öyküsünde geçen "...Yazmak vardır benim için. İyisi kötüsü olmaz. Okunabileni ve okunamayanı vardır. Hepsi bu." ifadesinden sanki yazarın düşünce biçimine de kapı aralanıyor. Geçmiş ile şimdi arasında kalmış gündelik hayatlara kulak vermek isteyenler için Sesin Sahibi okurunu bekliyor.
  • (Nursena Koç)