Atlas Okyanusu'nda Afrika çığlığı: Cape Coast

Cape Coast bir şehir, balıkçı limanı ve Güney Gana'nın Cape Coast Metropolitan Bölgesi ve Merkez Bölgesi'nin başkentidir.
Cape Coast bir şehir, balıkçı limanı ve Güney Gana'nın Cape Coast Metropolitan Bölgesi ve Merkez Bölgesi'nin başkentidir.

On bölgeden oluşan Gana’nın, merkez anlamına gelen "Central" bölgesinin baş şehri olan Cape Coast, bir Batı Afrika ülkesi olan Gana’nın Atlas Okyanusu kıyısında, Gine Körfezi içerisinde yer alır. Bu ülkede yaşadığım üç yıl boyunca çok defa gitme imkânı bulduğum bu şehir, önemli de tarihî bir geçmişe sahiptir. Öyle ki şehir oldukça uzun bir dönem kaldığı İngiliz hakimiyeti dışında çok sayıda Avrupalı devletin de hakimiyeti altında bulunur. Şehir kültürünün zenginlik arz eden kültürel çeşitliliği de muhtemelen bu durum dolayısıyladır.

Halkın en önemli temel geçim kaynaklarından birinin balıkçılık olduğu Cape Coast’ta, bu iş tamamıyla ilkel usullerle yapılır. El işi yapılan teknelerle okyanusa açılan balıkçılar, balıkları da aynı şekilde geleneksel yöntemlerle avlarlar. Okyanusa açılan veya balık avından dönen kişilerin yoğunluğu dolayısıyla neredeyse her zaman yoğun bir koşuşturmaya sahip olan Cape Coast sahilinin bu durumu, şehrin az ilerideki tarihî yapıları ve esrarengiz havasıyla da birleşince sizleri bir anda 18. yüzyılda burada mevcut olan ingiliz koloni dönemine götürebilir. Ortam belki biraz bunaltıcıdır ama kesinlikle esrarengizdir. Burası, bu manzaraya bakan bir ressamın şövalesini de kuracağı, ilhamlarla dolu bir yerdir.

Cape Coast, Gine Körfezi'nin güneyinde yer almaktadır
Cape Coast, Gine Körfezi'nin güneyinde yer almaktadır

Batı Afrika sahil şehirleri içerisinde en önemli tarihî şehirlerden biri olan Cape Coast şehri, bünyesinde çok sayıda tarihî yapı da barındırır. Bir kaleler şehri olarak da anılabilecek olan Cape Coast’ta irili ufaklı çok sayıda kale var: Cape Coast Kalesi, Elmina Kalesi, William Kalesi ve Victoria Kalesi bunlara verilebilecek örneklerdendir.

Cografî keşiflerle başlayan Avrupalının Afrika macerası bilindiği gibi buranın zengin topraklarının ele geçirilmesine kadar uzar. Afrika’nın yer altı ve yer üstü zenginliklerini Avrupa’ya yüzyıllarca taşıyan Avrupalı maalesef bununla da tatmin olmaz. Afrika’nın insanını da bir ticarî meta olarak görür ve bu yönde yine 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar yüzyıllarca devam edecek bir köle ticareti yapar. İşte Cape Coast da Trans-Atlantik Köle Ticareti adı verilen bu ağın çok önemli merkezlerinden biridir.

 2010 nüfus sayımına göre Cape Coast'un yerleşim nüfusu 169.894 kişiydi.
2010 nüfus sayımına göre Cape Coast'un yerleşim nüfusu 169.894 kişiydi.

Cape Coast’un da içinde olduğu Batı Afrika sahilinde bulunan merkezler, Afrika’nın çeşitli yerlerinden buraya getirilen kölelerin Amerika’ya veya Avrupa’ya nakledilmeden önce getirildikleri son yerler olmuştur.

Özellikle "dönüşü olmayan kapı" olarak anılan Cape Coast Kalesi ve Elmina Kalesi’nde bu dönemden kalan izler ürperticidir.

Gemilere istiflenmeden önce kölelerin bekletildiği karanlık odaların duvarlarında sanki çocuğundan ayrılmış annelerin çığlıkları, ailesine "güle güle" bile deme fırsatı bulamayan erkeklerin öfkeli haykırışları gizlidir. Burası kesinlikle tüyleri diken diken eden bir yer.

İlginizi çekebilirBatı Afrika'nın gölgesi: Akra

Bu yolla milyonlarca Afrikalı kadın, erkek ve çocuk topraklarından koparılmıştır. Yukarıda bahsettiğim bu şehrin esrarengiz havasının yanındaki bunaltıcılık biraz da bu sebep dolayısıyladır zannederim. Belki de bu şehrin bu acı özelliğini bildiğim için bana böyle geliyordu. Bu arada Cape Coast Kalesi’nden bahsetmişken Amerika’nın siyahi başkanı Obama’nın da başkan olduktan sonra 2009 yılında Gana’ya yaptığı seyahatte Cape Coast Kalesi’ne gittiğini ve burada bir konuşma yaptığını ekleyeyim.

ape Coast halkının dili Fante'dir.
ape Coast halkının dili Fante'dir.

Özellikle Cape Coast yakınlarında bulunan Kakum Ulusal Parkı ise görülmeye değer bir tropikal ormandır. İçinde sayısız canlı türünün barındığı bu orman, muhteşem bir yeşilliğe sahiptir. Yaklaşık 400 kilometrelik geniş bir alana yayılmış olan Kakum, devasa ağaçlar arasına gerilmiş, çelik halat köprülerle, üzerinden geçenler için unutulmaz hatıralar bırakır. Burada işin en keyifli tarafı da ağaçlar arasında bu şekilde dolaşarak uçsuz bucaksız bu yeşillik cennetinin tadını çıkarmaktır.