Dünyanın yorgunluğundan uzaklaşmak için: Van

Akdamar Adasındaki Surp Haç Kilisesi veya Kutsal Haç Katedrali, Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet edilen Hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak maksadıyla Kral I. Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir.
Akdamar Adasındaki Surp Haç Kilisesi veya Kutsal Haç Katedrali, Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet edilen Hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak maksadıyla Kral I. Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir.

Doğu Anadolu’nun en gelişmiş kentlerinden olan Van’da keşfedilmeyi bekleyen pek çok tarihi ve doğal güzellik var. Tatil rotanızı Doğu Anadolu’ya çevirdiyseniz ve Van’a yolculuk yapmayı düşünüyorsanız eğer, emin olun ki sizi pek çok tarihi ve doğal güzellik bekliyor. Eşsiz hazineleri ve köklü kültürüyle Van, ülkemizin görülmeye değer yerlerinden biri.

Akdamar mı Ah Tamara Mı?

Van merkezdeyseniz eğer, önceliğiniz Van Gölü kıyısında güzel bir kahvaltı sonrası Akdamar Adası’na gitmek olsun. Kısa bir tekne turuyla adaya vardığınızda dönemin en güzel ve en önemli kilisesi çıkar karşınıza. Adeta tarihe yolculuk yapar, günün güzelliğinin seyrine dalarsınız.

Akdamar adını rivayete göre Tamara’dan almış.

Akdamar Adası, Türkiye'nin Van ve Bitlis illeri arasında bulunan Van Gölü'nün içinde yer alan ikinci büyük adadır.

Tamara bu adada yaşayan güzeller güzeli bir gayrimüslim imiş. Müslüman bir gence aşık olmuş ve her akşam Müslüman gencin adaya yüzerek gelmesiyle buluşurlarmış. Gecenin karanlığında fener ışığına doğru yüzer ve yönünü de öyle bulurmuş genç. Bunu fark eden Tamara’nın babası bir gece onlarca fener yerleştirmiş adanın dört bir yanına, yönünü şaşıran genç delikanlı oraya mı buraya mı yüzeyim darken yüzmekten yorulmuş ve Van Gölü’nün derinliklerinde kaybolmuş. Ancak sevdiği kızın adını bağıra bağıra derinliklere indiği rivayet edilir. Her yer kendini hikâyesini üretir derler ya, Akdamar Adası’nda da böyle bir durum söz konusu. Dilden dile dolaşan bir aşk hikâyesi…

Şehrin merkezinde acı tarih

Şehrin merkezine indiğinizde ise karşınıza heybetli görüntüsüyle Van Kalesi çıkıyor.Türkiye’deki ender kaleler arasında burası. Muhteşem de bir manzarası var, zirveye ulaştığınızda tüm Van’ı kuşbakışı izleyebiliyorsunuz.

Kalenin hemen alt tarafı Eski Van olarak adlandırılan yerleşim yeri. Her ne kadar günümüzde sadece kalıntıları kalmış olsa da burası açısından büyük önem taşıyor. Şu an günümüzde bölge koruma altına alınmış ve yapılacak olan çalışmalarla tekrardan bir düzene kavuşacak gibi görünüyor. Van tarihi açıdan binlerce yıl öncesine dayanan geçmişiyle göz kamaştırsa da bağrında yaşadığı büyük acılara da sahip.

Van Kalesi, Urartu Krallığı tarafından kütle halindeki taştan yaptırılan ve Urartu başşehri Tuşpa'yı kuş bakışı gören bir istihkam yapıdır. Van Gölü kıyısında olup, Van şehrine 5 km uzaklıkta bulunmaktadır.
Van Kalesi, Urartu Krallığı tarafından kütle halindeki taştan yaptırılan ve Urartu başşehri Tuşpa'yı kuş bakışı gören bir istihkam yapıdır. Van Gölü kıyısında olup, Van şehrine 5 km uzaklıkta bulunmaktadır.
Van merkeze bağlı köyler başta olmak üzere birçok bölgede, Osmanlı ordusundan çalınan ve Rusya'dan alınan silahlarla Müslümanları katleden Ermeni çeteleri, olaylara tanık olan veya tanıkların anlattıklarıyla acılarını taze tutan çocuklarını gözyaşlarına boğuyor.

Katliamlardan nasibini alan Mollakasım Mahallesi'nde de üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen, kaybettikleri insanların acısını yaşayanlar, özellikle Ermenilerin eline esir düştükten sonra tarlada kurşuna dizilen erkekleri için halen ağıtlar yakılıyor.

Kaleden çok bir film platosu gibi

Van merkezin dışına çıkarak ilçelerine doğru yol alıyoruz. Tarihi açıdan önemli bir noktaya Hoşap Kalesi’ne doğru ilerliyoruz. Kendimizi adeta bir film platosunda gibi hissettik burada, muhteşem bir güzellik karşıladı bizi, hayranlığımızı gizleyemedik.

Hoşap kalesi, Van'a yaklaşık 50–60 km arası uzaklıkta Van-Başkale yolu üzerinde, Güzelsu mevkiinde bulunan ve son halini Orta Çağ' dan alan kaledir.
Hoşap kalesi, Van'a yaklaşık 50–60 km arası uzaklıkta Van-Başkale yolu üzerinde, Güzelsu mevkiinde bulunan ve son halini Orta Çağ' dan alan kaledir.
Her ne kadar birçok medeniyet burada hüküm sürmüş olsa da son halini Osmanlı döneminde almış kale.

Bu bölgeye Mahmudi beyleri yüzyıllar boyunca hâkim olmuşlar ve birçok devletin gölgesi altında kalmayarak varlıklarını korumayı başarmışlar. Son olarak Osmanlı – Safevi mücadelesinde Osmanlının yanında kalarak başarılı olmuşlar ve birtakım imtiyazlar kazanmışlar. işte kudretli Hoşap beylerinin kısa tarihçesi böyle Kaleye ilk bakışta bir kaleden çok Avrupa’daki örneklerinde olduğu gibi bir şatoya benzediğini söyleyebilirim.

Travertenlerin yeni adresi: Başkale

Bölgede keşfedilmesi gereken o kadar çok doğal güzellik var ki, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği, binlerce kilometreyi kat edip görmek için geldiği beyaz rüya travertenler, Türkiye’de sadece Pamukkale’de gibi görünse de aslında durum tam da öyle değil. Van yine burada farklılığını ortaya koyuyor. 2650 rakımda beyaz bir rüyayla karşılaşıyoruz. Van’da ki travertenler hâlâ aktif olarak işlevini devam ettiriyor.

Türkiye'de 2 farklı yerde bulunan ve dünya harikaları arasına giren Peribacaları ve Travertenler bu küçük ilçede de bulunmaktalar.
Türkiye'de 2 farklı yerde bulunan ve dünya harikaları arasına giren Peribacaları ve Travertenler bu küçük ilçede de bulunmaktalar.