İnsan zihninde zamansız aile fotoğrafları albümü: Tree Of Life

Film,1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alarak  ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasıyla başlayan buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor.
Film,1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alarak ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasıyla başlayan buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor.

İzler izlemez beni çarpan işler içinde, çarptığım duvarın izlerini kendi kendime konuşurken en çok hissettiğim filmlerin yönetmeni Terrence Malick. Yaşanabilecek en büyük acının kaynağını ta Big Bang’ten alıp dinazorlara hatta kayaçların oluşumuna kadar götürüp son derece başarılı görüntülerle sorgulayan Terence Malick.

Kim yönetti?

"Her şey ben yaşarken oldu, bunu / bilsin insanlar / ben yaşarken koptu tufan / ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat / her şeyi gördüm içim rahat / gök yarıldı, çamura can verildi" işte kendi kendime konuşurken kendime sorduğum ilk soruyla son cümlem arasındaki süreci bu dizelerin kronolojik çizgisinde aktarabilirim. Yönetmen de Tree Of Life filminde bu çizgiden ilerliyor. Peki ya tüm bu iç konuşmalar olurken dış dünya ne alemdedir? Godardien bir etkiden bahsedilse de, tüm karakterlerin iç konuşmalarının aktığı anlarda sinematografisini konuşturarak bu soruya cevap veren Malick, hem görsel hem de işitsel yolla yedinci sanatta duygu aktarımını kendine has bir biçimde başaran ender yönetmenlerden olduğunu ispatlıyor. Avrupa’da daha çok Thin Red Line filmiyle tanınan Amerikalı Süryani yönetmen, Tree Of Life filmiyle kendi izleyicisini net şekilde belirliyor.

Ne yönetti?

2011’de önce Altın Palmiye kazandığı Cannes’da, sonra sinemaseverleri net biçimde ikiye bölen, baştan sona Terrence Malick filmi olduğunu belli eden Tree Of Life (Hayat Ağacı) filminin başrollerini Brad Pitt, Sean Penn ile Jessica Chastein paylaşıyor. Çekimlerine başlanıldığında sadece 20 sayfalık bir senaryo olduğu iddia edilen filmin konusu hakkında; 1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini anlatıyor, bilgisi verilmiş. Film aslında Zerkalo’yu da hatırlatabilen, çocukluk an’ları üzerinden anlatılan evlat-kardeş acısı. Bu acının üzerinden ise sevgi konusunu kainat kadar büyüten Malick, buna bağlı olarak doğa (anne), erdem (baba) ve Tanrı konularını izleyicinin duygularını açığa çıkararak işliyor.

Filmin başrollerini Brad Pitt, Sean Penn ve Jessica Chastain paylaşmaktadır.
Filmin başrollerini Brad Pitt, Sean Penn ve Jessica Chastain paylaşmaktadır.

Nasıl yönetti?

4 kez Oscar adayı olan görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki, başka bir Brad Pitt filmi olan Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi'ndeki kostüm çalışmasıyla Oscar adaylığı bulunan Jacqueline West ve yaptığı film müzikleriyle 3 ayrı filmle (The Curious Case Of Benjamın Button, The Queen ve The King’s Speech) Oscar adaylığına sahip Alexandre Desplat filmin yapım ekibinde yer almış. Bu üç ismin ve aynı zamanda filmin prodüktörlerinden Brad Pitt’in bu projeyi çok önemsemesi Malick’in filmdeki en büyük başarısı denilebilir. Bence, Lubezki’nin başrolde olduğu bu filmde görüntü yönetmeni doğadaki gerçeği arayışını yine tabiatın en saf duruşuyla aktarıyor. Kamera; sabit olmayan ve farklı açılardan kayarcasına ilerlerken, filmdeki duyguların ilerleyişi ile paralel şekilde hareket ediyor.

Neden yönetti?

"Rahibeler bize hayatta iki yol olduğunu öğretti. Ya doğanın yolu ya da inayet yolu. Hangi yolu izleyeceğinize siz karar verirsiniz. İnayet, istediği gibi hareket etmeye çalışmaz. Hafife alınmayı, unutulmayı, sevilmemeyi kabullenir. Hor görülmeye ve yaralanmaya razı gelir. Doğaysa sadece istediği gibi hareket eder (Tanrım, bu nimetleri bize bahşet ki…) diğerlerine de kendi istediğini yaptırır, (…sevgi dolu yolunda hizmet edebilelim…) onların üzerinde hakimiyet kurmayı sever (…bu çocukları koru)" Terrence Malick, en iyi kadroyla en iyi görüntüleri toplayıp en iyi müzikler, en iyi oyuncular, en iyi kurgu ve en iyi kostümlerle 30 yıl çekmek istediği filmi bu iki yol (doğa-erdem) üzerinden anlatmak için yönetmiş.

Ne zaman yönetti?

Bir bebeğin yüzerek kapıdan çıktığı sahne için yüzme havuzunun içinde baş aşağı duran bir oda inşa edilen filmin çekimleri 2008 yılında gerçekleştirilmiş. Kurgu kısmının uzunca bir zaman aldığı söylenen film 2011’de vizyondaydı.

Malick bu filmi, en derinden çekilen acının sordurduğu soruları, Big Bang’ten başlatıp yıllar önce kaybettiği abisini yine aynı şekilde sorular sorarak hisseden kardeşin şu an’ında yönetiyor. Malick filmini, aslında günümüzde yaşayan ve bir gökdelende çalışan adamın; çocukluğu, çocukluğundaki ailesi ve o ailenin acılarını barından "zihnindeki aile albümü"nün dönüm noktası olan "zamansızlık"ta çekmiş.

Yapıt, Teksas'ta yaşayan bir ailenin dramatik öyküsünü işlemektedir.
Yapıt, Teksas'ta yaşayan bir ailenin dramatik öyküsünü işlemektedir.

Nerede yönetti?

Filmin, büyük çoğunluğu Teksas’a bağlı Austin’den 65 km uzaklıkta bulunan Smithville’de çekilmiş. Deneyimli prodüksiyon tasarımcısı Jack Fisk, özellikle bu mekânı seçtiklerini, hem eski hem sade hem de söz konusu yerleşim biriminin genel renklerinin filme uygun olduğunu söylemiş.

Tüm film izleyicinin zamanla anlayacağı biçimde "zamansızlık"ta çeken yönetmen final sahnesiyle de zamanın ardından evrenin oluşumuyla başladığı filminin mekânını da yok ediyor.