YOLA ‘SEYAHAT KÜLTÜRÜ DERGİSİ’ OLARAK ÇIKAN SKYROAD ARTIK DİJİTALDE! HEM TÜRKİYE’Yİ HEM DE DÜNYAYI KEŞFETMEK, FİLM, KİTAP VE MEKANLARLA İLGİLİ ÖNERİLERDE BULUNMAK YA DA KEYİFLİ ETKİNLİKLERİ HERKESTEN ÖNCE DUYURMAK İÇİN SKYROAD SİZİNLE.

20.356 Takipçi
SKYROAD HAKKINDA

İskender Paydaş: 'Sanat ruhta bir ilerlemedir'

İskender Paydaş müzisyen, aranjör, yapımcıdır.
İskender Paydaş müzisyen, aranjör, yapımcıdır.

Hayatın içinde saklı her ritmin izini süren ve ritimleriyle evreni en iyi dinleyen müzisyenlerden İskender Paydaş… Kendini müziğin akışına bırakan bu adamı yakalamak hiç kolay değil. Çünkü bir yandan "Zamansız Şarkılar" albümünün hazırlıkları, bir yandan "Zamansız Şarkılar Senfonik" projesinin provaları derken oldukça yoğun olan Paydaş ile bir hayatta kalma biçimi olan müzik hakkında konuştuk.

İçindekiler

Orkestra şefi Muhittin Paydaş’ın oğlusunuz. Ayten Alpman, İlhami Gencer, Sezen Cumhur Önal gibi isimler kapı komşunuzmuş. Küçük. Hem aileden hem de çevreden ötürü müzik sizin kaderinizmiş desek abartmış olur muyuz?

Kosova, Makedonya ve Kırım'da kökleri olan bir ailede dünyaya gelmiştir.
Kosova, Makedonya ve Kırım'da kökleri olan bir ailede dünyaya gelmiştir.

Olmazsınız (gülüyor). Böyle bir ailede doğmak da bir şans. Bana çok zaman kazandırdı. Müziğe babamı taklit ederek başladım. O zaman müzik provaları evde yapılırdı. Ben daha 1 yaşındayken etrafım müzik yapan insanlarla doluydu. Hatta herkesin bu şekilde yaşadığını düşünürdüm. Çok renkli bir dünya olduğu için çok etkilendim. Kendime tencere tavalardan sahne kurup babamı taklit ederdim. Bir gün Okay Temiz bana bana bir davul hediye etti, çalmaya onunla başladım. Üç yaşında yanlarında beni sahneye çıkarmaya başladılar. Üç yaşında da ilk single’ımı çıkardım, 5 yaşında da ikincisini. Bunların hepsi babamın teşvikiyle oldu. Beş yaşında piyanoya başladım ve sonrası geldi.

Çok yönlü bir müzik adamısınız. Aranjör, besteci, müzik yönetmeni, yapımcı söz yazarı, davulcu, klavyeci, orkestra şefi. Peki, bu saydıklarımız arasında sizin için bir adım öne çıkan var mı?

Aranjör, besteci ve prodüktör olarak müzik sektöründe önemli başarılara tek başıma imza atmadım ama tabii ki bir çabam ve geçmişten bugüne dek biriken bir müzik tecrübem vardı. Müzik yönetmeyi de söz yazmayı da davul çalmayı da orkestra yönetmeyi de çok seviyorum. Yeter ki içinden müzik geçsin… Ama bu saydıklarınızın arasında beni en çok mutlu eden sahnede olmak. Çünkü bana göre bir sanatçı sahnede olmalı.

Orkestra şefi Muhittin Paydaş'ın oğludur.
Orkestra şefi Muhittin Paydaş'ın oğludur.

"Zamanız Şarkılar Senfonik" projesi nasıl ortaya çıktı?

Yıllar süren müzik hayatımda şarkıları senfonik olarak yeniden düzenlemek ve sahneye taşımak her zaman hayalimdi. Müzik hayatım boyunca imza attığım şarkıların altyapılarını aslında hep senfonik orkestrasyonlardan ilham alarak düzenledim. Yaptığım şarkılar ne kadar pop, rock, elektronik de olsa içerik aslında hep senfonik anlatım temelinden yola çıkarak yazılmıştı.

Millî kaleci Cihat Arman ise dedesidir.
Millî kaleci Cihat Arman ise dedesidir.

İskender Paydaş ve Orkestrası olarak da devam eden sahnelerimizde de kendi imzamızın bulunduğu şarkılara yer veriyoruz. "Zamansız Şarkılar Senfonik" projesinde de bu şarkılara senfonik tınılarla hayat vererek senfonik bir pop-rock orkestrası kurduk. Bu bize yerel tınılarımızın gücünü görkemli bir hale getirme, müziğimize dinamizm katma ve müziğin en zengin çeşitliliğini sunma imkanı veriyor.

"Zamansız Şarkılar" isimli iki albüm yayınladınız. Bu projenin son albümü 4 sene önce çıkmıştı. "Zamansız Şarkılar 3" gelecek mi?

Gelecek ama bu aynı zamanda sonuncusu olacak. Çalışmalarına çoktan başladık. Muhtemelen de bu sene dinleyiciyle buluşturacağız.

Geçen yıl mart ayında "Zamansız Şarkılar Senfonik" projesiyle iki konser vermiştiniz. Kısa bir süre önce üçüncü konseri de gerçekleştirdiniz Konser nasıl geçti, sahnede size kimler eşlik etti?

Evet, geçen yıl iki başarılı konser gerçekleştirdik. 9 Aralık Volkswagen Arena konserimiz de çok güzel geçti. Son konserimizde de böyle oldu, çok özel konuklarımız vardı: Fatih Erkoç, Haluk Levent, Ceylan Ertem...

Konuklarımız gerçekten de birbirinden özel sürpriz şarkılarla sahne aldılar.Çok güzel geri bildirimler aldık. Dediğim gibi hayalimdi, gerçekleşti. Bu projeyi uluslararası platformlara taşımayı hedefliyoruz ve her yıl bir öncekine nazaran bir tık daha büyüyerek ilerlemesini istiyoruz. Bu amaç doğrultusunda da çok çalışıyoruz.

“Peki, ne dinliyorsun?” dersen 70 ve 80’lerin müziğini dinliyorum.
“Peki, ne dinliyorsun?” dersen 70 ve 80’lerin müziğini dinliyorum.

"Hayalimdi, gerçekleştirdim" diyorsunuz. Bundan sonra "Zamansız Şarkılar Senfonik" yolculuğu nasıl ilerleyecek?

Orkestramızda yer alan her biri alanında profesyonelleşmiş müzisyen dostlarımızla geçmişten günümüze, çoğunlukla benim imzamı taşıyan şarkıları senfoniye uyarlıyoruz. Bu haliyle repertuvarımızdaki yapıtların müzikalitelerini de artırdığımıza inanıyoruz. Senfoni orkestrasını kurarken hedefimiz klasik ve modern Türk müziğinin gücünü sıcak ve zengin tınılarla birleştirerek en görkemli şekilde “senfonik” başlığı altında harmanlamak, bu doğrultuda markalaştırmak ve hem yurt içinde hem de uluslararası arenada tanıtmak.

Efsane olmuş pek çok yerli albümde imzanız var. Peki, sizin başucu albümleriniz neler?

 İlk enstrumanı üç yaşında davul olmuş.
İlk enstrumanı üç yaşında davul olmuş.

Artık 90 yıllardan beri müzikte bir yenilik filan olmuyor. Hep eskinin tekrarına dönüp dönüp dinliyoruz gibi... Ben şu anda dinlediğimiz her parçayı 80’lerde dinlemişim hissine kapılıyorum. Sadece biraz daha sound ve küçük yorum farklılıkları var.

"Peki, ne dinliyorsun?" dersen 70 ve 80’lerin müziğini dinliyorum."Led Zeppelin"in hâlâ bugünün müziğine ve bana ilham verdiğini düşünüyorum. Sonra "Duran Duran" müthiş besteler yapan bir gruptur ve çok iyi albümler yapar.

Genesis", "Phill Collins", "Deep Perple" dinlemeyi çok severim. Ez cümle o dönemin gruplarını çok seviyorum.

Ülkemizde müzik adına çok talep gören bir isimsiniz. Pek çok sanatçı sizinle çalışmak istiyor. Peki, sizin reddettiğiniz teklifler oluyor mu? Önünüze bir proje geldiğinde o işte önce neye bakarsınız?

Çalıştığım kişilerin istekleri ve yetkinlikleri önemli. Bilgisiz ise o kişiyi asla işime karıştırmam! Çalışmaktan keyif aldığım birçok ünlü isim var. Keyif almadığım zorlandığım kişi çok az olmuştur. Zaten onlarla da yaptığımız çalışmalar bir noktaya gelememiştir.