Tuna Kiremitçi: En sağlam direniş kalbi temiz tutmaktır

Tuna Kiremitçi, Türk şair ve müzisyendir.
Tuna Kiremitçi, Türk şair ve müzisyendir.

Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları adını verdiği seri albümleriyle büyük beğeni toplayan, Affet, Birden Geldin Aklıma, Yine Sevebilirim ve Bu Aşk Burada Biter gibi şarkıların yaratıcısı müzisyen ve yazar Tuna Kiremitçi ile yeni solo albümü İnsanlığın Öldüğünü Duydum Vol 1 üzerine, gündeme, insanlığın gidişatına dair bir konuşma gerçekleştirdik.

Albümün adı sanki bugünler için yapılmış gibi… Savaşlar, mülteciler, depremler, son olarak tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19. Neler hissediyorsunuz bu günlerde?

Ben de herkes gibi insanlığın ölüp ölmediğini soruyorum kendime. Ayrıca bu isimde bir albümün tam da bugünlerde çıkmasının şokunu yaşıyorum. Belki de göklerden gelen bir mesaj vardı ve benim albüm buna aracı oldu. Başka da ne söyleyebilirim bilmiyorum.

Filibe kökenli bir ailenin çocuğu olarak Eskişehir’de doğdu.
Filibe kökenli bir ailenin çocuğu olarak Eskişehir’de doğdu.

Her şeyden önce albümün çıkış parçası İz Kalmadan’ı konuşalım. Hem edebiyatçı hem de müzisyen tarafınızın adeta nefis bir uyumu olmuş. Biraz bu şarkının hikâyesini konuşalım mı?

Teşekkür ederim, şiirle şarkı sözünü birbirine yaklaştırmayı denedim gerçekten bu şarkıda. Bir hikâye anlatıcısı gibi derdimi anlatmak istedim. Eski halk ozanları gibi. Edebiyatçı geçmişimden yararlanarak. Ben bu şarkıya çalışırken ufukta ne salgın ne de son mülteci krizleri vardı üstelik. Bir gece elime gitarı aldım ve olaylar gelişti.

İz Kalmadan’ın rap bölümü ile ilgili bolca konuşuldu. Buna yanıt olarak her şair biraz rapcidir diyorsunuz. Bugünlerde pek alışık olmadığımız tarzda bir rap bölümü var. Nasıl çıktı ortaya?

Yakın bir dostuma geçen yaz tiroid kanseri teşhisi kondu. Bu kanser türü genellikle çocukken Çernobil etkisine maruz kalmışlarda görülür. Dostum atom tedavisi gördüğü için iki hafta evinde karantinada kaldı. Sırf onu eğlendirmek için “Seninle gel eski kahramanların / Şimdi yaptığını yapıp dünyayı kurtaralım / Süper güçse lazım olan ziyadesiyle var / Kanımızda radyasyon Çernobil’den yadigâr” dizelerini Rap şeklinde kaydedip telefonuna yolladım. Sonra da gerisi geldi.

Şarkıda kendiniz için 20. yüzyıldan kaldım diyorsunuz. O yüzyıla ait neler taşıyorsunuz? Sizin için 20. yüzyılda yaşamak ne anlama geliyor? Tabii bir de 21. yüzyıl ile kıyaslarsanız neler söylersiniz?

 Müziğe Galatasaray Lisesi'nde yatılı okurken okul orkestrasında başladı
Müziğe Galatasaray Lisesi'nde yatılı okurken okul orkestrasında başladı

Bizler son analoglarız. 20. yüzyıl bambaşka bir gezegendi. İnternetin, sosyal medyanın, yapay zekânın olmadığı bir dünya. Aynı zamanda milyonlarca insanın öldüğü korkunç savaşların yaşandığı bir dönem. İyi tarafıysa sanatın ve müziğin de en verimli dönemi olması. Hem Chet Baker’ın hem de Hitler’in yaşadığı bir yüzyıl. Hem Cumhuriyeti kurduğumuz hem de Madımak Olayları vb. durumları yaşadığımız... Her bakımdan aşırı ve uçlarda... Hâliyle, karışık hisler içindeyim 21. yüzyıla karşı.

İz Kalmadan’da yakın zamanda kaybettiğimiz şair Küçük İskender’e gönderme yapıyorsunuz. Kendisiyle ilgili duygularınızı paylaşır mısınız bizimle?

Hayatta tanıdığım en ilham verici insanlardan biriydi ve kendi kuşağının en iyi şairiydi. Şiiri ve sanatı hor görenlere karşı tahammülsüzdü. 2000’lerde şiirle müziği birleştiren performanslar yapardı Beyoğlu’nda. İz Kalmadan şarkısında o günlerin de etkisi var.

"İçimdeki korkularla nükleer bir cahilim" diyorsunuz, en büyük korkularınız neler?

Öyle cinden periden ya da zorbalıkla karşılaşmaktan pek korkmam. Önce Hakka sonra kendime güvenirim. Ama gezegenin geleceği adına müthiş kaygılıyım. Çocuklarımın nasıl bir gezegende yaşayacağı konusunda endişelerim var. Dünyayı yönetenler o kadar bencil ki...

İnsanlık öldü diyoruz ama belki de gerçek insanlık henüz doğmadı bile.

Bu yaşadıklarımız belki de doğum sancıları.

Dünyayı kurtarmak için süper güçleriniz olsaydı, bu ne olsun istersiniz? Tabii bir de bir süperkahraman olsanız hangisi olurdunuz?

Watchmen çizgi romanındaki Doktor Manhattan olmak isterdim. İnsanlığa "Aklınızı başınıza toplayın yoksa günah benden gider" diyebilmek için. Onun güçleri sınırsızdır biliyorsunuz ve etik konularda çok hassastır.

İlk profesyonel grubu Kumdan Kaleler'i okulda arkadaşlarıyla kurdu, söz ve müziklerinin çoğuna imza attığı Denize Doğru albümü 1996'da Ada Müzik etiketiyle yayımlandı.
İlk profesyonel grubu Kumdan Kaleler'i okulda arkadaşlarıyla kurdu, söz ve müziklerinin çoğuna imza attığı Denize Doğru albümü 1996'da Ada Müzik etiketiyle yayımlandı.

Distopik filmlerin gerçeğe döndüğü günleri yaşıyoruz. Sizin favori felaket filminiz hangisiydi?

1984’ün sinema uyarlamasını da en az romanı kadar severim. Gerçekleşmesi hiç de imkânsız olmayan bir dünyayı anlatıyor, o yüzden her zaman çok dürüst ve etkileyicidir.

Sizce gelecekte zombiler, vampirler, uzaylılar da gelebilir mi?

Sanmıyorum. İnsanlığın kendisini ve gezegeni mahvetmek için onlara ihtiyacı yok. Hatta akılları varsa hiç bulaşmazlar insan ırkına.

İnsanlığın Öldüğünü Duydum Vol 1 devamı gelecek bir proje. Sırada neler var? Biraz tüyo alabilir miyiz?

Ölmez de sağ kalırsak Eylül’de yine üç şarkıdan oluşacak ikinci kısmı yayınlayacağız. 2021 başlarında yayınlanacak üçüncü kısım ile de albüm tamamlanmış olacak. En azından planlarımız bu yönde.

En uzun hayaliniz neydi?

Sadece müzik yaparak yaşayabilmeyi hayal ettim her zaman. Zaman zaman uzak kalsam da o hayali hayatta tutmayı ve sonunda gerçekleştirmeyi başardım. İnat konusunda fena değilimdir.

Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları adını verdiğiniz seri proje çok sevilmişti. Dönüp baktığınızda bu projenin bu kadar çok sevilmesinin en temel sebebi neydi size göre?

İlk şiirleri yine lise yıllarında Varlık dergisinde yayımlandı.
İlk şiirleri yine lise yıllarında Varlık dergisinde yayımlandı.

Çok samimi ve eyvallahsız bir proje olması. Ticari kaygılardan çok dinleyiciye iyi ve yirmi yıl sonra da dinleyebilecekleri, kalıcı şarkılar sunmak için yola çıkılması. Tabii bir de düetlerde bana eşlik eden o harika kadınların müthiş performansları.

Skyroad bir seyahat dergisi ve bu aradalar seyahat etmekle ilgili sıkıntılar var tüm dünyada.. Peki sizin seyahat etmeyi sevdiğiniz yerler nereler? Bir rutininiz var mıdır? İlk kez gittiğiniz bir ülkede neler yapmayı seversiniz?

Belli bir rutinim yok. Seyahat işini genellikle hayatın akışına bırakıyorum. Bir şehre ilk kez gitmişsem genellikle sokaklarını dolaşmayı, insanlarına, ağaçlarına, parklarına bakmayı tercih ederim. Müzeler falan sonradan gelir. Şehrin yaşayan dokusuna nüfuz edeyim, o da bana nüfuz etsin isterim önce.

Gitmekten sıkılmadığınız bir yer var mı?

Barcelona’ya bayılıyorum. Ne kadar gitsem sıkılmam gibi geliyor bana.

Kendisine Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü'nü kazandıran
Kendisine Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü'nü kazandıran

Evlere çekildiğimiz şu dönemde neler okumayı, dinlemeyi, izlemeyi tavsiye edersiniz?

Buket Uzuner’in Defne Kaman romanlarını tavsiye ederim. Hem çok sevdiğim polisiye tadı var hem de bize unutturulmuş gerçek doğal ve tarihi değerlerimizi hatırlatıyor. Manu Chao, Bob Marley, Barış Manço ya da Yeni Türkü gibi insana yaşama sevinci ve pozitif duygular veren müzikler dinliyorum.