Adriano: Futbolun en büyük israfı olarak anılan efsanenin hikâyesi

Yıllar sonra kendisi için şöyle diyecekti: "Futbolun en büyük israfı: Ben. Bu kelimeyi seviyorum: İsraf. Sadece kulağa nasıl geldiği için değil aynı zamanda hayatımı israf etmeye takıntılı olduğum için.”

Bu isimlerin hemen hemen hepsi kariyerlerinde sansasyonel aralıklar yaşamıştı. Daha kötü senaryo ise kariyerlerinin bitişindeki garipliklerdi. Bu oyuncular çok büyüktü ve dipleri görmüştü. Hangisi daha büyük futbolcu veya hangisinin kariyeri daha sarsıcı bilinemezken o geldi: Adriano Leite Ribeiro.
Favelalardan Flamengo'ya
Adriano, Rio de Janeiro'nun kötü şöhretli Vila Cruzeiro favelasında doğdu. Suç, şiddet ve yolsuzlukla dolu kötü şöhretli bir ortamdı, onun topa ilk dokunduğu yer. Yoksulluk içinde büyüdü ve hayatta kalmak için sadece temel ihtiyaçlarla yetindi, ancak bu onu yıkmadı.
Reklam
Etrafındaki kaosun ortasında sessiz bir kararlılık geliştirdi ve futbolda bir kaçış yolu buldu. Adriano, yeteneklerini geliştirmek için sokaklara ve toprak sahalara çıplak ayakla çıktı ve büyük bir şans elde etmek için durmaksızın antreman yaptı.

Yedi yaşındayken, hayatındaki en önemli figür olan babası, onun Gavea'daki okula gitmesi tüm birikimini seferber etti. Ardından Adriano’yu Flamengo Akademi’ye yolladı. Adriano, burada sekiz yıl boyunca profesyonel bir futbolcu olmak için çalıştı. Sonunda, antrenörlerin boyuyla ilgili bazı çekincelerine rağmen, 16 yaşındayken Flamengo'nun A takımına yükseldi.
Adriano’nun profesyonel ikinci maçı, Sao Paulo'ya karşıydı ve herkesi kendine hayran bırakmıştı. Adriano, 2000-01 sezonundaki başarılı performansında 9 kez gol atarken, 18 yaşında Brezilya'nın en genç milli takım oyuncularından biri oldu ve sonraki sezonun başında Brezilya Serie A'daki ilk 5 maçında 3 gol attı. Onu büyük bir iştahla takip eden Inter, yeni yıldızını bulmuştu.
Reklam
Bu adam yeni Ronaldo

Adriano, sezon öncesi hazırlık maçında -ki onun Inter formasını giydiği ilk maçtı- Nerazzurri taraftarlarına kendini ispatladı. Santiago Bernabeu'da Real Madrid'e karşı oynanan maçın ikinci yarısında oyuna girdi ve fırsatta Real defansına akıllıca koşular attı. Inter, ceza sahasının hemen kenarında tehlikeli bir serbest vuruş kazandı. Adriano, öne çıkmakta hiç vakit kaybetmedi. Iker Casillas'ın üzerinden üst köşeye durdurulamaz bir şut attı.
O andan itibaren Adriano nereye giderse gitsin Il Fenomeno ile karşılaştırıldı. Ancak Inter'deki büyük şansını beklemek zorunda kaldı. Inter, gelişiminin en iyi şekilde kiralık olarak sağlanacağına karar verdi.

Milano İmparatoru
Her şey birden
Adriano, sonraki sezon tüm müsabakalarda 28 gol attı ve Coppa Italia'yı kazanarak Avrupa'nın en iyi forvetlerinden biri olduğunu tüm Avrupa’ya göstermişti. Ancak çöküş başlamıştı. Büyük ölçüde kontrolü dışındaki olaylar nedeniyle Avrupa’nın tepesinde kalmayı başaramamıştı. Her şey birden olmuştu. Her takımdan kovuluyordu ve babasının ölümü ile Adriano kendine gelememişti.
Reklam
Futbolun en büyük israfı: Ben

“O saf bir hayvandı"
Ancak, Ibrahimovic'in değerlendirmesinde bir çekince vardı. "Onunla oynamaktan, ona karşı oynamaktan keyif aldım, ancak bunun bu kadar kısa sürmesi üzücü. Yaptığınız her şeyin yüzde ellisi zihinsel kısımdır. Eğer bunu kafanızda tutmuyorsanız, zor."

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.