linkName
AYŞE ÇOBAN
GZT YAZARI

İnsanın anlam arayışında kültürün önemi

aysecoban
AYŞE ÇOBAN
GZT YAZARI

Kültürün varoluş gayemizi hayata geçirmedeki rolü nedir? Kültürel gelişim bir ihtiyaç ise insan kendi kültürünün düzeyini nasıl belirleyebilir ve benlik farkındalığı ile kültürel derinlik arasında nasıl bir ilişki vardır? Sahte kimliklerle toplumda var olanların kültürü ile derin kimlikle var olanların kültürünün mukayesesi yapıldığında ortaya ne çıkar? Bu ve buna benzer sorulara cevaplar bulabilmek için evvela kültür tanımını tarihsel boyutuyla geniş perspektifte ele almamız gerekiyor.

Kültür, Latince bir sözcüktür. Dilimize Fransızca’dan geçmiştir. Toprağa bir şeyler ekip ürün yetiştirmek, üretmek, özenerek bakmak anlamına gelen colere sözcüğünden türetilmiştir. Antropolog Tylor’a göre kültür, bilgiyi, inancı, sanatı, ahlakı, hukuku, örf ve adeti ve insanın, toplumun bir üyesi olması dolayısıyla kazandığı diğer tüm beceri ve alışkanlıkları kapsayan bir bütündür. Ziya Gökalp ve Nurettin Topçu da kültürün ‘millîliğine’ vurgu yapmıştır.

Nurettin Topçu’ya göre kültür, “okuyan insanın zevkini, tenkit etme ve hükümler verme yeteneğini geliştirmesidir”.  Ona göre kültür milletin malıdır; milletlerin özgün felsefelerinden doğar. Kültür, insan şahsiyetinin tabiata nüfuz etmesiyle tabiatı insanlaştırır. Ruh ile kültür, madde ile de teknik ilişiktir, kültürün mayası metafiziktir, kültürün özgünlüğünün korunması, metafiziğe sahip çıkmaktan geçer.

Kültüre sosyal miras, gelenek birliği ve yaşam biçimi şeklinde anlamlar yüklediğimizde en büyük sosyal örgüt olarak toplumun ortak manevî değerlerine atıf yapar, toplumu bir arada tutarak devamını sağlayan  kültürün önemini ortaya koymuş oluruz. Toplumu oluşturan bireylerin “ortak” değerleri olması bakımından kültür; fikirleri, bilgileri, inançları, teknik ürünleri, davranış tiplerini barındırıyor. Bu açıdan bakınca, tarihsel ve sosyal değişme süreci içinde oluşturulan bütün maddi ve manevi değerlerden ve bunları gelecek kuşaklara iletmede kullanılan bütün araçlardan bahsetmiş oluruz. İnsanın, insana ve maddeye karşı tavır alışı olması bakımından yaşam tarzıdır kültür, eğitim- öğretim yoluyla ve sosyalleşme süreciyle kazandırılması bakımından sonradandır ve sosyal akrabalık bağı olarak da görülür. Tarihi bir birikim olarak da idealleri gösterir ve sosyal kişiliğimizi yansıtır.  Mülkiyet ilişkilerinin bir parçası olarak bakıldığında egemenlik aracı olarak dayatılabileceği gibi mücadele unsuru olarak da görülebilir. Farklı yaşayanlara özenme yahut küçümseme gibi yaklaşımlarla ele alındığında da  kültür, belli bir yaşam biçimi olarak değerlendirilir.

Kültür tek başına çok girift, hakkında çok zengin açıklamalar yapılan bir kavramken kültürel çalışmalarda dile getirilen alt kavramlarla onu tanımlamak daha da zor bir hal alıyor. Kitle kültürü, popüler kültür, halk kültürü, yüksek kültür, kültür endüstrisi gibi kavramlar ve bunların kendi içindeki eleştirileri asıl kavramı gölgede bırakıyor.  Tabii kültür deyince tüketim kültürünü eleştirmek için sık sık kullandığımız ve kendisi bizatihi popüler olan ve genellikle çoğunluğun yüzeysel beğenisini ifade eden “popüler kültür” kavramı geliyor aklımıza, halbuki ondan önce hemen hemen herkesçe göreceli ve çoğu zaman dar kapsamda  dile getirilen ve aslında geniş perspektiften bakmayı gerektiren bir kavram olan kültürü yerli yerinde ele almamız gerekiyor. Kültüre geniş perspektiften bakmayı sağlayan unsurlardan bir tanesi, kültürün insanla ilişkisidir.

Kültürün yapıcısı ve taşıyıcısı insan olduğu için kültürü anlamak bir şekilde insanı anlamak anlamına gelir. Biz bireylerin oluşturduğu en büyük sosyal örgüt olan toplumda insanı anlamak toplumu anlamayı ve onunla birlikte ona nitelik kazandırmayı sağlar.

Kültür, daha ziyade sosyal değerler ve davranış sistemi olarak ele alınmıştır ancak o hem tekil hem de çoğul olarak ele alınmalıdır.  Kültür ve insan ilişkisi doğru kurulamazsa ruh ve bedenin izdüşümü ve insanı insan yapmak bakımından temel unsur olan kültürün önemi anlaşılamaz. Toplumsal birliğin en ayırıcı özelliklerinden ve sosyal süreç olarak da toplumun mirası olması bakımından kültürün önemi anlaşılmadığında toplumsal bozulma hız kazanır.

Çoğu olgu toplumların kültürleri içinde inşa edilir. Bir ülkeyi, bir toplumu anlamak dil ve kültür dinamiklerini anlamakla mümkün. Düşünce ve bilim insanları toplumun parçası olarak, kültürel ve ideolojik dinamikler içinde hareket eder. Bu açıdan toplumu oluşturan bireylerin kültürel belirleyiciliği göz ardı edilmemelidir. Bilim, sanat, felsefe toplumun kendisini ihya etmesini sağlar.

Başlangıçta değindiğimiz gibi kültür geniş muhtevaya sahip. Benim varoluş gayesi,  benlik farkındalığı bağlamında  üzerinde durmak istediğim kültür ise tam da Cicero’nun tarif ettiği şekliyle kültürdür. İnsan nefsinin terbiye edilmesi, kişilik sahibi olmak bakımından kültür… 

Sosyolojik anlamını arka planda bırakarak tekil olarak kültürü anlamak, entelektüel yozlaşmanın arttığı günümüzde bilginin gösterişini yapan ile kültürün ağırlığını koruyanları ayırt edebilmek açısından önem taşıdığı gibi kendi düzeyimizi belirlemek ve onu ilerletme ihtiyacını hissedebilmek açısından da önem taşır.

Kültürel yaşantıda birey açısından yaşanan yoksunluk ve sarsıntı toplumsal sarsıntıya sebep olur ve bu da toplumsal bunalım anlamına gelir. Dolayısıyla bireysel açıdan kültürde talepkâr olmak, kazanım, birikimlerle zevklerimizi, seçiciliğimizi yükseltmek toplumun da yükselmesine zemin oluşturur.

Kültürü derinleştirerek, hayata bakışın, doğal kimliğin topluma yansıması olacak şekilde edinmek zorundayız.

Kimlik farklarına, insanın anlam arayışına kültürel açıdan bakacağımız yazıların girizgâhı bağlamındaki açılımlara şunu da ilave edelim. İnsanın tarihsel yolculuğu ile aynı anda başlayan kültür yolculuğunda , anlam, eylem ve değişim adına çağlar boyunca yüzlerce filozof, düşünür, sosyolog ve hayatın anlamını sorgulayan sayısız birey farklı tanımlar ve açılımlar yapmışlardır çünkü sonsuz boyutu ve derinliği olan kültür insanoğlu var olduğu sürece tanımlar ve açılımlar çağ ve bakışa göre hep olacaktır.

Kültürü benimsemek hayatı ve kendini anlamanın anahtarıdır. Aklımızın, ruhumuzun ve yüreğimizin kilidini bu anahtarla açtık. Kültür yolculuğumuz sürecek. 

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.