Mazhar Yasin Tüylüoğlu:Beşiktaş için 6'da 6 mümkün mü?

Beşiktaş için 6'da 6 mümkün mü?

Bir futbol sezonunun daha sonuna yaklaşıyoruz. Son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, 28. hafta maçında Göztepe’yi farklı geçti ve zirve yarışını sürdürdü. Fakat bu kez işi kolay değil. Kalan altı maçını da kazansa bile rakiplerinin puan kaybını beklemek zorunda. Peki Beşiktaş için şampiyonluk hala mümkün mü? Güçlü bir deplasman oyunu sergileyemediği için şahsi görüşüm menfi. Zira 2000’li yıllarda, deplasmanlarda 30 puanın altında toplamasına rağmen şampiyon olabilen yalnızca iki takım var: Fenerbahçe (2001-25 puan & 2014-29 puan) ve Galatasaray (2002-27 puan). Söz konusu sezonlarda şampiyon olan takımların iç saha performansları ise muazzam. Fenerbahçe 2001 yılında, Galatasaray ise 2002’de iç sahada 17’de 17 yapmışlar, böylece deplasman kayıplarını telafi edebilmişlerdi.

Sezonun bu aşamasında Beşiktaş’ın deplasmanda 30 puanı geçme ihtimali kalmadı. Kalan tüm maçlarını kazanırsa Fenerbahçe’nin 2014 şampiyonluğundaki istatistiğine ancak ulaşabiliyor: deplasmanda 29 puan, iç sahada 14 galibiyet 3 beraberlik! Ama çıkmadık candan da ümit kesilmez. Beşiktaş, şampiyonluk, matematiksel olarak imkansız hale gelene dek mücadelesini hız kesmeden sürdürmeli. İç sahada alınan farklı galibiyetler zaman zaman yanıltıcı olabiliyor. Zira Beşiktaş, Vodafone Park açıldığı günden bu yana bu statta oynadığı 34 lig maçının 27’sini kazandı, 7’sinde berabere kaldı ve hiç yenilmedi. Dolayısıyla bu sezon iç sahada oynayacağı Yeni Malatyaspor, Kayserispor ve Sivasspor maçlarından da üçer puanla ayrılması muhtemel.

Geriye 3 kritik deplasman kalıyor ki, bunlardan biri, belki de şampiyonu belirleyecek maç olan Galatasaray deplasmanı. Şüphesiz ligin dişli takımlarından Akhisar ve kümede kalma savaşı içindeki Osmanlıspor deplasmanları da Beşiktaş açısından zorlu geçecek. Fakat Beşiktaş’ın Türk Telekom Stadı dışında herhangi bir yerde puan bırakma lüksü zaten kalmadığından, 31. haftaya kadar oynayacağı iki maçı da kazanması şart. Ligin düğümünün çözüleceği derbide ise takımların yanı sıra Fatih Terim ile Şenol Güneş’in mücadelesini de izleyeceğiz.

Beşiktaş’ın 6’da 6 yapma ihtimalini azaltan sorun da tam olarak burada başlıyor. Şenol Güneş, bildiğinden asla vazgeçmiyor, yeni fikirlere kapalı ve bazı yanlışlarda ısrar ediyor. Türkiye futbol tarihinin en önemli teknik direktörlerinden biri olduğu ve takımındaki futbolcuların güncel durumunu bizden iyi bildiği elbette tartışılmaz. Yine de, şapkadan tavşan çıkarması gereken bazı durumlarda bunu yapamadığını ya da nadiren yaptığını görüyoruz. Ligdeki Fenerbahçe maçının 20. dakikasında yaptığı taktiksel değişiklikle maçı kazandırmıştı mesela. Ama puan kaybı yaşanan maçların büyük kısmındaki taktik ısrarı ve futbolcu tercihleri de çok konuşuldu. 5-1 kazanılan Göztepe maçında bile, uzun süredir beklenen ve devre arasında takıma katılan Vida’yı oynatmamayı, orta sahada Necip Uysal, sağbekte Adriano ile başlamayı tercih etti. Dahası ilk oyuncu değişikliğini, 15 dakikalık Göztepe baskısının ardından gelen golün üzerine, 72. dakikada Negredo’yu çıkarıp Mustafa Pektemek’i oyuna alarak yaptı. Bu hamlenin hemen ardından sahada hiçbir varlık gösteremeyen Lens çıkıp Vida girmeseydi, skor farklı gelişebilirdi. Benzer durumların kalan maçlarda da yaşanması durumunda 6’da 6 ve dolayısıyla şampiyonluk, hayallerin bile ötesinde. Özetle, Beşiktaş’ın şampiyonluğu, ne kendi performansından ve rakiplerinin ne yapacağından daha çok Şenol Güneş’in nasıl bir yol izleyeceğine bağlı gibi görünüyor....

YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz