Olmayacak Dua: Altın Tahvili ve Sukuk İhracı

Türk insanının yastık altında 100 milyar dolarlık altın rezervi olduğu tahmin ediliyor. Bu altınları ekonomiye kazandırmak için ekonomi yönetimini altın tahvili ve altına dayalı sukuk ihracı başladı. İlk anda kulağa çok hoş gelse de bence aşağıda yazacağım sebeplerden ötürü tahvil talebinin istenen rakamlara ulaşması mümkün olmayacak. Türk ekonomisinin en büyük sorunu olan yetersiz tasarruf oranını arttırmak için ekonomi yönetimi birtakım çalışmalar denedi, ancak çalışmaların altyapı yetersizliği nedeniyle bir türlü istenen başarıyı elde edemediler. Maalesef daha önceki BES deneyiminden ekonomi yönetimi gerekli dersi çıkarmamış, BES oldukça cömert kamu desteğiyle piyasaya çıktı ancak yeterli ilgiyi görmedi bunu üzerine zorunlu BES geldi ancak ayrılma oranı %11-13 beklenirken %56 gerçekleşti. Şimdi aynı sonu altına dayalı tahvil ve sukuk içinde beklediğimi söyleyebilirim.

Bence olası başarısızlığın en büyük sorumlusu ekonomi yönetiminin son zamanlarda takındığı çok yersiz bir panik havası. Bu kadar önemli bir tahvil ihracı öncesi vergi oranlarına özellikle de MTV’ye yapılan %40’lık zam herkesi tedirgin etti. Vatandaşın kafasında savaşa mı giriyoruz?, bütçede çok açık mı var? veya hükümet kaynak bulmakta zorlanıyor mu? gibi sorular belirdi.

Diğer olası başarısızlık sebebi ise vatandaş neden yastık altında altın saklıyor Sorusunun hiç araştırılmaması. Belki yaşlanınca bir gelir olur kimseye muhtaç olmam diye tutuyor altını veya çocuğunu evlendirecek, belki de ev alacak ve bir fırsat arıyor veya devlete bile güveni kalmamış ve ne olur ne olmaz diyor bilemiyoruz ki. Bir teşhis koymadan tedaviye geçmek çok sakıncalı. Halbuki ekonomi yönetimi sahaya inip insanlara “tasarruflarını neden bir finans kuruluşunda değil de yastık altında saklıyorsun” diye sorabilir çıkan sonuca göre bir yöntem belirleyebilirdi. Hangi sebeple altının yastık altında olduğuna kafa yormadan, yıllık %2.5 faiz vererek 100 milyar dolarlık altının ekonomiye kazandırılabileceği varsayımının ne kadar yanlış olduğunu talep toplama bitince görecekler. Efendim faiz istemeyene sukuk çıkardık demek yersiz, çünkü yastık altında tasarrufu olanların yüzde biri bile bence sukuk’un ne olduğunu bilmiyor. Çevremde konuştuğum insanların çoğunda aynı izlenim var “özensiz ve üzerinde yeterince çalışma yapılmamış” bir ihraç.

Bir fikir vermek gerekirse İstanbul’a yapılacak üç katlı tüp geçit projesini halka açmak, tahvil ihracı ile ekonomiye kazandırılması düşünülen yastık altı altın miktarının katlanarak artmasına vesile olur. Hükümet dese ki ben bir tüp geçit yapacağım, bu geçidin maliyeti 5 milyar dolar gelin siz bu tüp geçidin finansmanını yapın finansman olarak sadece Ziraat bankasın’da açılacak hesaba minumum 100 gram olmak üzere altın yatırın bende size 20 yıl süreyle günlük şu kadar araç geçişi taahhüt edeyim ve araç başına da şu kadar dolar vereyim dese ve her üç ayda bir hesaplara yıllık geçiş tutarının kişi başına düşen parasını yatırsa emin olun en az proje tutarının beş katı talep toplar. Projeyi desteklemek için işin içine TOKİ girse ve pay sahiplerine  100.000 tl’lik payı olan kişi paylarını bize devretsin, bizde karşılığında taşınmaya hazır evlerden birini o kişiye devredelim payların yıllık kar paylarını da ev taksidine sayalım derse insanları sadece 100.000 tl ile konut sahibi yapmış olur. TOKİ bu teklifle elinde bulunan konut stokunu çok hızlı bir şekilde eritebilir. Yeniden binlerce insanın konut alımına yönelmesi inşaat yan sanayi sayılan yüzlerce sektörü harekete geçirir. Beyaz eşya, elektronik, ev tekstili gibi sektörlerde ciddi cirolar olur ve bu işsizliğin azalmasına da fayda sağlar. Her halükarda tüm Türkiye’nin kazanacağı örnek bir proje olur. Gerçi ekonomi yönetiminin akıl almaya ihtiyacı yok ama ben olsam gene bi düşünürdüm bu projeyi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.