linkName
ŞEYMA ÖZİN
GZT YAZARI

Emrah Serbes ile Raskolnikov arasındaki farklar

seymaozin
ŞEYMA ÖZİN
GZT YAZARI

Edebiyatta bir damar yakalayabilmenin yolu, Dostoyevski’yi defaatle okumuş olmaktan geçer.Popüler edebiyat dergilerindeki kullanılışıyla Dostoyevski bugün iyice sulandırılmış olsa da, 80 kuşağının kendi dilini bulmasında büyük emeği vardır.

Dostoyevski’nin vicdanı ve ahlakı, dini imanı para olmuş dünyada İsmet Özel’in deyimi ile tam düşerken tutunduğumuz tuğlalar olarak baş ucumuzda duruyor. Kendimize Rabb da bellemedik onları.

Şeksiz şüphesiz iman etmedik. Çünkü şüphe de imandandır, bildik.

Dediğim gibi, 80 kuşağı bugün bizim edebiyat dünyamız için çok önemli yazarları yetiştirdi ve özellikle sol cenahtan kıymetli yazarlar neşet etti. Sağın bu anlamda kendini ciddi bir özeleştiriye tutması gerek çünkü genç kuşak içinde kitleleri ardına sürükleyerek bir hakikatin perde perde izini sürdürecek genç yazarlar çok az sayıda. Kültürel iktidar kurmak isterken liyakati gözardı etmenin bedellerinden
biri bu.

Sola geri dönecek olursak, Emrah Serbes Erken
Kaybedenler
kitabı ile tanıştığım ve kendisine sempati beslediğim bir yazardı. Bıçkındı, delikanlıydı, farklıydı, asiydi, öfkeliydi, birtakım şeylere karşıydı, bir yerden sonra artık her şeye karşıydı, ne de olsa Çarşı anarşi demekti, e adam da Beşiktaşlıydı. Tamam normaldi, sonuçta sağlam yazıyordu. Behzat Ç. falandı, kolay mıydı?

Kolay değildi çünkü dara düşen herkes,
“dara düşme edebiyatı” ile bir Chevrolet sahibi olamıyor.

Emrah Serbes, sol görüşlü insanlardan
nemalanarak, onların damarına vurarak, yokluk, açlık ve fakir edebiyatı yaparak, Gezi Parkı anarşistliğine en önden destek vererek ve böylece ön saflarda ayrıcalıklı yerini alarak satın aldığı Chevrolet’si ile bir ailenin
ölümüne neden oldu. Buna kimse lütfen kolay demesin.

Emrah Serbes, alkollü olarak araç kullandığı için - bunu olay yerine gelen polisin,alkol testine direnmesinden ve olayın üzerinden günler geçtikten sonra mecburen suçunu itiraf etmesinden anlıyoruz - arkadaşını ortaya atarak sıyrıldığı katliamdan, masrafı sigortadan karşılanacak pert bir Chevrolet ve ufak tefek sıyrıklarla kurtuldu.

Suçunu itiraf etmek zorunda kalmasaydı,
ileride bu sıyrıkların da edebiyatını yapacaktı. O edebiyatın parası ile son model bir Chevrolet daha alırdı. Kim ne karışır, anarşizm canı isterse
“serbes” piyasa ile aynı yatağa da girebilir.

Emrah Serbes’in “itirafımdır, teslim
oluyorum” diyerek Twitter’da paylaştığı suç itirafı mektubunu samimi bulmayı ve ciddiye almayı çok isterdim. Kendi halinde yolculuk eden bir ailenin mahvına sebep olduktan sonra gerçekten ciğerinin yandığına inanmayı çok isterdim.

Ama yapma Emrah, solculuktan nemalanıp
televizyondan kazandığın küçük servetin ile satın aldığın Chevrolet’nin sürücü koltuğunda, masum bir aileyi katlettin. Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin’den
hiçbir farkın yok aslında.

O senin gibi bu işi şova dönüştüremedi, sadece babasının parasına güvendi. Ama sen güzel senaryo yazdın. Vicdanların teline teline vuran bir mektup evvela. Ardından ellerin kelepçeli bir biçimde
yürürken kameralara haykırdın:

“Vefat edenlerin yakınlarından özür dilerim. Hiçbir şey bir genç kızın hayatı etmez. Yere batsın Emrah Serbes. Emrah Serbes, sonunda ’t’ yok. Bundan sonra benim sonumda hiçbir şey yok. Ömür boyu bu vicdan azabı ile yaşayacağım. Keşke ben ölseydim.”

Jandarma aracına yürüyene kadar geçireceği yaklaşık bir dakika içinde söylemesi gereken her şeyi ayarlayıp söyleyen üstüne bir de “Emrah Serbes. Sonunda t yok” diye anlamsız bir kelime esprisi yapan adamın, yarına dair artık bir umudu ve isteği kalmadığına inancım sıfır.

Öyle veya böyle, “Demagoji nasıl yapılır ve şovmenlik nedir?” sorularının cevabını Emrah Serbes’ten öğrenmiş olduk.

O ekmeğini yiye yiye bitiremediğin Raskolnikov’a yazık. “Raskolnikov, müthiş bir Allah ağrısı çekmektedir” diye
yazmıştı Dostoyevski.

Dostoyevski’nin Raskolnikov’u, Allah ağrısı ile kavgasına sebepler bulmuş, adalete aracı bir balta bulup öldürmüştü tefeci karıyı. Senin hikayenin tam tersi be Emrah. Senin hikayen tümden ayrı.

Sen artık koca bir “T” olarak öfkemizde asılı kalacaksın.