Gıda Dedektifi

HABER YAZARI

Yumurtalarda takip kodu dönemi başladı

Bugünden itibaren artık Yumurtalarda Takip Kodu dönemi başlıyor. 24 Kasım 2017’de Resmi Gazete’de yayınlanan Yumurta Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ uyarınca üretilen her yumurtada Takip Kodu bulunması zorunluluğu bugün itibariyle başladı.Bundan böyle çarşıdan, pazardan ya da marketten aldığınız Yumurtanın hangi ismle satıldığına değil, üzerindeki etikete bakacaksınız. Örneğin; Köy Yumurtası olarak satılan yumurtanın gerçekten Serbest gezen tavuk yumurtası mı yoksa kafeste büyüye...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Zirve Galatasaray’a yakışıyor.

Galatasaray 5 – 1 rövanşında kendi seyircisi önünde, en kritik maçlardan birini atlattı.Soluk soluğa geçen şampiyonluk yarışında , kalan beş haftaya avantajlı girerek liderlik bayrağını devralması adına Galatasaray’ın mutlaka kazanması gereken bir maçtı..Galatasaray ilk yarı kontrollü, rakibine alan bırakmayan, neticesinde az pozisyon veren bir oyun stratejisi izledi.İki takım içinde kaybetmek, yarışta bir adım geri kalmaktı.İlk yarı, iki takım adına da daha çok beraberlik hedefleyen bir...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Galatasaray'ın deplasman kabusu

Haftanın son maçında Gençlerbirliği deplasmanına gelen Galatasaray, zorlu virajı kayıpsız geçip, şampiyonluk yarışında yara almak istemiyordu, fakat evdeki hesap çarşıya uymadı.Galatasaray deplasman maçlarında bir türlü kendi evindeki, istekli ve arzulu havayı yakalayıp, kaliteli bir futbol oynayamıyor.Gençlerbirliği de bu anlamda zor geçeceği öngörülebilir bir maçtı.Takımın kötü oyunu maçı daha da zor bir hale getirdi.Şampiyonluk yarışında son derece önemli bir maç olmasına rağmen bu kadar iste...

Mazhar Yasin Tüylüoğlu

SPOR YAZARI

Beşiktaş için 6'da 6 mümkün mü?

Bir futbol sezonunun daha sonuna yaklaşıyoruz. Son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, 28. hafta maçında Göztepe’yi farklı geçti ve zirve yarışını sürdürdü. Fakat bu kez işi kolay değil. Kalan altı maçını da kazansa bile rakiplerinin puan kaybını beklemek zorunda. Peki Beşiktaş için şampiyonluk hala mümkün mü? Güçlü bir deplasman oyunu sergileyemediği için şahsi görüşüm menfi. Zira 2000’li yıllarda, deplasmanlarda 30 puanın altında toplamasına rağmen şampiyon olabilen yalnızca iki takım var: Fenerbahç...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Galatasaray Zirvede

Ligin sonu yaklaştıkça heyecan hızla artıyor.Artık ligde kolay doksan dakika yok! her maç finale son adım niteliğinde.Şampiyon olmak istiyorsan puan kaybetmeyeceksin, bunun bilincinde olan Galatasaray kendi seyircisi önünde Trabzon karşısında maça istekli ve arzulu başladı.Top Trabzon’dayken Galatasaraylı oyuncular önde baskı yaparak oyuncuları hataya zorladılar.Erken gelen gol G.Saray’ın oyun temposunu eline geçirmesini sağladı.Mariano’nun kanattan yaptığı bindirmeler G.Sarayın hücum organiza...

Gıda Dedektifi

HABER YAZARI

Ne Yediğinizi biliyor musunuz?

TÜİK tarafından açıklanan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin 2017 yılı verilerine göre Türkiye nüfusu 80 milyonu geçmiştir. Nüfusun %92,5’lik kısmı kentlerde yani il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır. Kentlerde yaşayan nüfus arttıkça ihtiyaçlarımız da değişmekte ve dönüşmektedir. Bu ihtiyaçların başında ise, beslenme ihtiyacı gelmektedir.Yine TÜİK tarafından açıklanan Hanehalkı Harcamaları verilerine göre, ülkemizde Konut ve kira harcamaları sonrasında ikinci sırada gıda harcamaları yer alma...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Büyük Derbi!

Derbiye iki takımda temkinli başladı. İki takım adına da erken yenilen gol maçın geri kalan kısmında büyük sorun yaşatacaktı.Bireysel performansların ön plana çıkacağı beklenen bu maçta oyuncuların düşük performansı maalesef bizi yanılttı.Derbinin büyüklüğüne futbolcular ayak uyduramadı. İki takım adına da yapılan hatalar oldukça fazlaydı.Fenerbahçe, Giuliano ve Fernandao ile net golleri kaçırınca son 20 dakika savunmada kalmayı tercih eden Galatasaray 1 puana hanesine yazdırdı.Haftalardır bekle...

Tunahan Elmas

HABER YAZARI

Türkiye’de tokatçılığın kısa tarihi: Sülün Osman’dan Çiftlik Bank’a

'Komiserim, bu memlekette Galata kulesini satın alacak eşek olduğu sürece ben bu kuleyi satarım, hiç kusura bakmayın' Sülün Osman bu cevabı kendisine ‘Galata kulesini satmaya hiç utanmadın mı’ diye soran komisere verdi. Ve bu cümle aslında sık sık büyük dolandırıcılıkların yaşandığı Türkiye’de, yaşananların en kısa özetiydi.1923 yılında Fatih’de doğan Osman Ziya Sülün, memur bir ailenin çocuğuydu. İlk dolandırıcılığını yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak yapan bu adam 50’li ve 60’lı yıllarda...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Galatasaray pes etmedi

Şampiyonluk yarışında puan kaybına tahammülü olmayan,Galatasaray Konya maçını kazanıp derbi öncesi Kadıköy’e lider gitme hesapları yapıyordu.Maçın henüz başında yenen erken gol Galatasaray’da şok etkisi yarattı.Galatasaray’ın duran toplarda ki zaafı maalesef devam ediyor.Konya’nın yaptığı sert savunma ilk yarı Galatasaray’ın pozisyon bulmakta zorluk yaşamasına neden oldu.Erken yenen gol ve Gomis’in kaçırdığı penaltı Galatasaray cephesinde gerek oyuncular gerekse seyircisinin yüreklerini ağızları...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Karabük'te gol yağmuru

Karabük deplasmanında mutlak galip gelip, liderlik koltuğuna tekrar yükselmek isteyen Galatasaray oyuna etkili başladı.Galatasaray daha ilk çeyrekte üç farklı galibiyeti yakalaması maçı farklı bir bekleyiş içine soktu.Daha önceki farklı skorları egale edebilecek bir skor çıkacak mı bekleyişi doksanıncı dakikaya dek sürdü.Maçın sonucunun bu kadar merak edildiği bir başka maç uzun süredir hatırlamıyorum,Erken gelen gollerin takımı ciddiyetten uzaklaştırmaması Galatasaray adına maçın skorundan çok ...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

​Galatasaray ter attı

Kendi seyircisi önünde alışık olduğumuz galibiyet serisine devam eden bir Galatasaray izledik.İlk dakikalardan itibaren arzulu ve istekli oynama çabasında olan Galatasaray vardı sahada.Ayağa yapılan etkili paslarla daha ilk dakikalarda rakip yarı sahada tehlikeli pozisyonlar yaşandı.Maçın henüz başında Rodrigues'in güzel pasında, Gomis'in ceza sahası içinde attığı güzel gol ne kadar etkili ve kaliteli oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi.Sol ayağı ile yaptığı vuruş defalarca izlemeye değerdi.Fe...

Mazhar Yasin Tüylüoğlu

SPOR YAZARI

Bayern Maçının Düşündürdükleri

Beşiktaş, zaten favorisi olmadığı Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Bayern Münih’e 5-0 yenildi. Mağlubiyet sürpriz değilse bile, gelecekte de aynı hataları yapmamak, futbolda bazı şeyleri kökten değiştirmek adına birkaç fikir sunalım.Futbolcular...Sahada ter döken, kazanan ya da kaybeden onlar. Şüphesiz her duyguyu herkesten daha yoğun yaşıyorlar. Ama formasını giydiği, kaptanlığını yaptığı takımı, böylesine önemli bir maçta fütursuzca ateşe atabiliyorlar. Atiba’nın dikkatsiz geri pası, V...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Galatasaray Kaybetti

Lider Galatasaray’ın hedefi mutlak 3 puanı hanesine yazdırmaktı.Kasımpaşa Spor kendi evinde son üç maçta galibiyeti elinden bırakmaması maçın zorlu geçeceği sinyalini vermekteydi.Fatih hoca, Galatasaray’ın kabusu haline gelen deplasman handikaplarına rakibini yenerek son vermek niyetindeydi.Oyuna R.Donk , Tolga ve Selçuk’tan kurulu daha önce alışık olmadığımız bir orta saha düzeninde başladı.İlk 15 dakika da karşılıklı ataklar izledik.Kasımpaşa’nın etkili olduğu dakikalarda R.Donkun müthiş be...

Mazhar Yasin Tüylüoğlu

SPOR YAZARI

2 Puandan Fazlası

Beşiktaş, Konyaspor’la deplasmanda 1-1 berabere kaldı. Ama 2 puandan çok daha fazlasını kaybetti. Şampiyonluk yarışındaki rakiplerini yakalama fırsatını kaçırmasının yanı sıra, kritik Fenerbahçe mücadelesi öncesinde iki önemli futbolcusu, Pepe ve Talisca sarı kart görerek cezalı duruma düştü. Rotasyonlu Beşiktaş kadrosu, aslında maça fena başlamamıştı. Hatta, son haftalardaki oyun planından çok farklı bir şekilde, kanat ortalarına dayalı statik düzenden, kısa ve çabuk paslarla alanları hızlı bir...

Faruk Aydın

SPOR YAZARI

Lider Galatasaray

Kendi seyircisi önünde liderlik şansını yakalayan Galatasaray, bu fırsatı iyi kullandı.Sezon başında Antalyaspor deplasmanında kaybettiği puanın bilincinde sahaya çıkan Galatasaray, rakibine aynı fırsatı bu defa vermedi.Galatasaray’ı kendi evinde yenmek oldukça zor.Antalyaspor maça ortak olma adına atak bir futbol oynamayı tercih etse de ilk yarıda kalesinde 3 gol birden gördü.Kendi sahasında bu kadar çok etkili olan bir takım karşında açık futbolu tercih etmek, Hamza Hamzaoğlu adına talihsiz bi...

Türkiye’de tokatçılığın kısa tarihi: Sülün Osman’dan Çiftlik Bank’a

15 Mart 2018, Perşembe

'Komiserim, bu memlekette Galata kulesini satın alacak eşek olduğu sürece ben bu kuleyi satarım, hiç kusura bakmayın'

Sülün Osman bu cevabı kendisine ‘Galata kulesini satmaya hiç utanmadın mı’ diye soran komisere verdi. Ve bu cümle aslında sık sık büyük dolandırıcılıkların yaşandığı Türkiye’de, yaşananların en kısa özetiydi.

1923 yılında Fatih’de doğan Osman Ziya Sülün, memur bir ailenin çocuğuydu. İlk dolandırıcılığını yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak yapan bu adam 50’li ve 60’lı yıllarda Türkiye’ye damgasını vuracak, gazetelerde boy boy fotoğrafları çıkacaktı. Boğaziçi Köprüsünü, Galata Kulesini, tramvayları, Tarzan’ın evini insanlara satan Sülün Osman, Dolmabahçe saat kulesini ise kiraya verecekti.

Sülün Osman’ın hedefindeki isimler hep saf ve iyiniyetli insanlar değildi. Boğaziçi köprüsünün gelirini oldukça kelepir fiyattan alıp kısa yoldan köşeyi dönmek isteyen insanlardı. Yani kendilerini akıllı zanneden şark kurnazlarıydı. Örneğin, Dolmabahçe Saat Kulesinin önünü kapatarak, saate bakan herkesten para isteyen bir adam, sokaktaki insanlar tarafından şikayet edildiğinde, Emniyette ‘ben bu saat kulesini sahibinden kiraladım’ diyecek, karşılığında gösterdiği sözleşmeyle gerçek ortaya çıkacaktı. Bu tip tüm dolandırıcılıkların altında hep aynı kişinin imzası vardı. Osman Ziya Sülün, yani namı diğer Sülün Osman…

Cezaevine girdikten sonra ‘alınteri ile yaşamak’ konulu konferans verdiğinde gazetelere manşet olan Sülün Osman tüm dolandırıcılık hikayesini ise şöyle özetliyordu;

"Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız. Ve dükkân kapalı. Karımın hastalığını anlatıyorum, acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini, o an nöbetçi eczaneye gidip hastaneden istedikleri ilaçları almamın şart olduğunu söylüyorum falan. Hakiki olsalar bileziklerin fiyatı bin lira. Diyorum ki 300 liraya ihtiyacım var. Paranın gerisi umurumda değil, yeter ki karım ameliyat masasında kalmasın... Adam sabah kuyumcuya gidip bilezikleri bin liraya bozdurabileceğini ve birkaç saat içinde havadan 700 lira kazanacağını düşünüyor. O arada benim ayakçım da ortaya çıkıyor ve o almak istiyor bilezikleri. Telaşlanıyor adam kazanç imkânı kaybolacak diye. 300 lirayı verip alıyor bilezikleri, be de kayboluyorum ortalıktan. Adam ertesi sabah kuyumcuya gidip de bileziklerin sahte olduğunu öğrenince, dolandırıldım, diye karakola gidiyor. Ben aranıyorum. Demiyorlar ki ona, be adam 1000 liralık bileziği 300 liraya almayı düşünürken aklında ne vardı, diye. Gayet açık ki, beni dolandırmayı planlamıştı. Ben hayatım boyunca beni dolandırmaya kalkışmamış tek bir kişiyi dolandırmadım.’

Sülün Osman’ın hikayesi kitaplara konu edildi, 1982 yılında yayınlanan En Büyük Şaban adlı filmdeyse ‘Boğaziçi köprüsünü satan adam’ rolünü Hikmet Karagöz canlandırdı. Sülün Osman, sadece filmlere ve kitaplara ilham vermedi, daha sonra onun yolundan gitmek isteyen çok kişi ortaya çıktı ancak hiçbiri bu nitelikli dolandırıcının şöhretine erişemeyecekti. Kimliksiz bir şekilde dolaşan Sülün Osman 1982 sonrası izini kaybettirdi. Bir yerde ölüp kaldığı ve kimsesizler mezarlığına gömüldüğü iddia edildi ancak gerçek hiçbir zaman tam manasıyla ortaya konamadı.

Sülün Osman’dan yıllar sonra piyasa yeni bir dolandırıcı tanıdı. Bu isim Türkiye dolandırıcılık tarihine geçecek, Sülün Osman’ı mumla aratacaktı. Her beş senede bir ortaya çıkıp insanları dolandıran bu kişi Jet Fadıl olarak bilinen Fadıl Akgündüz’dü.

Türkiye’nin Fadıl Akgündüz ismiyle tanışması 90’lı yıllarda gerçekleşti. Türkiye’yi kalkındıracağını iddia ederek önemli projeler için küçük yatırımcılardan, yüklü meblağlarda para toplayan Akgündüz, bu hayali yatırımların neredeyse hiçbirini hayata geçirmedi. Dolandırıcılıktan milletvekilliğine ve oradan da hapishaneye uzayan hikaye oldukça renkli, aynı zamanda trajikomikti. 1998 yılında ‘imza’ adında yerli otomobil markası üreteceğini açıklayan Akgündüz, bu yatırımın kampanyalarını ünlü isimlere yaptıracaktı. Topladığı yüklü miktarda yatırımdan sonra Siirt’te bir arsada temel atma töreni gerçekleşti. Ancak ne arsada bir fabrika kuruldu, ne yerli otomobil üretildi. Özellikle gurbetçi Türklerden büyük paralar toplayan Akgündüz’ün, dolandırıldığını düşünen gurbetçilere yazdığı mektup insanımızın zaaflarını da gözler önüne seriyordu. Akgündüz, mektupta insanların dini ve milli duygularını sömürerek neler yapılacağını özetliyordu.

"Hz. Muhammed’in ’insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır’ hadisi şerifi kılavuzumuzdur. Hz. Muhammed’in gösterdiği yolda bir ekonomik cihat yaptık. Türkiye’de bize karşı cephe oluşturmak için aralarında basın organlarının da bulunduğu geniş bir çevrenin haksız saldırılarına uğradık. Tüm dünya bizi duyacak, bizi dinleyecek. Dünyada bir devir kapatıp bir devir açtığı gün, ’Dini ve dili ne olursa olsun, herkesin mal ve can güvenliği ve bütün kişilik hakları bizim güvencemiz altındadır’ diyen ve dünyaya barış içinde yaşama dersi veren Fatih Sultan Mehmed’in sesi. 1453’te O’nun sesi ve tam 5.5 asır sonra 2003’te onun torunlarının sesi. Bizim sesimiz..."

Ancak Akgündüz sadece dini, milli duyguları değil, insanların en zayıf olduğu noktayı da hünerle kullanan biriydi. Kısa yoldan yüksek karla para kazanmak birçok insanın hayaliydi ve Akgündüz bu iş için defalarca piyasaya geri döndü. Her defasında binlerce insanın parasını aldı ve ödemeleri hep aksattı. 5 senede bir piyasaya çıkıp yeni bir dünya proje tanıtan Akgündüz’ün lakabı Jet Fadıl’dı ve herkes onunla iş yapan insanların akıbetini çok iyi biliyordu. Ancak kolay yoldan para kazanma fikri her zaman için kullanışlıydı. 2002’de dolandırıcılıktan aranırken milletvekili olan Jet Fadıl, defalarca içeri girdi, çıktı. En son projesi Caprice Gold’la 200 milyona yakın vurgun yapan Akgündüz uzun süredir sessiz. Muhtemelen Çiftlik Bank dolandırıcılığını gördüğünde ‘benim aklıma neden gelmedi’ diye düşünmüş olabilir.

Aslına bakarsanız Türkiye tarihi defalarca bu tokatçılık hikayelerine şahit oldu. Tiran, saadet zinciri, mega holding gibi ne idiği belirsiz işlere binlerce insan birikimlerini kaptırdı. Tüm hikayelerde ortak nokta dolandırıcının, mağdura vadettiği ‘az parayla çok kar’ vaadi etkili oldu. Dolandırıcı, mağdurun iyi niyetinden değil, kötü niyetinden faydalanıyor, kısa yoldan köşeyi dönme umudu olan binlerce insanın elde avuçta biriktirdiği ne varsa onu alıp ortadan kayboluyordu. 1991 doğumlu bir genç olan Mehmet Aydın tam olarak insanların bu zaaflarını kullanmayı başarmış, kurduğu sistemle 500 milyon lira parayla birlikte yurt dışına kaçarak, ardında on binlerce mağdur bırakmıştı. Devletin ve bankaların bangır bangır ‘Çiftlik bank denetime alınacak’ açıklamalarına aldırış etmeyip, yatırım yapmaya devam eden, hatta Çiftlik bank’ın kıskanıldığı için saldırı altında olduğunu iddia eden insanlar ise il il Çiftlik Bank tesislerini gezip, paralarını kurtarmaya çalışıyor.

Çiftlik Bank sonrası Jet Fadıl’lar, Sülün Osman’lar, Titanlar akıllara tekrar geldi, Mehmet Aydın da yaptığı vurgunla adını bu isimlerin yanına yazdırdı. Birçok insan ‘acaba biz de böyle bir iş yapabilir miyiz’ diye düşünmeye başlamış durumda. Yapabilirse, alıcı bulacaklarınaysa gayet eminiz. Ne demişti Galata Kulesini satmaya kalkan Sülün Osman ‘bu memlekette Galata kulesini satın alacak eşek olduğu sürece ben bu kuleyi satarım, hiç kusura bakmayın'